| |
Başbakan Tayyip Erdoğan sık sık medyaya yüklendiğine göre, gazeteleri
okuduğuna ve televizyonlardaki siyasi içerikli programları izlediğine
inanmamız gerekiyor.
Acaba iktidardaki bir politikacı, Başbakan Erdoğan ve AK Parti İktidarı'nın
Avrupa Birliği yolunda attığı adımlar sırasında basından aldığı
desteğin daha fazlasını, herhangi bir dönemde almış mıdır?
Unutmayalım ki, basın da, genlerinde kökten-devletçilik bilgisi
bulunan ve antenlerini her zaman Ankara'daki derin devlete yönlendirmiş
bir Türk kurumudur.
Üstelik Türkiye, 28 Şubat'ın beyin yıkama faaliyetinin kalıntılarını
tam olarak atmış değildir.
Ve hatta bazılarına göre 28 Şubat, bin yıl devam edecek bir süreçtir.
Bütün bu olgulara rağmen, basın haber ve yorumları ile, ideoloji
farkı olmaksızın, büyük çoğunlukla, Erdoğan'ı ve onun icraat programını
desteklemedi mi?
28 Şubat döneminde Erdoğan ve onun çizgisinde olanların başına gelenlere
seyirci kalan meslektaşlarım da, AK Parti iktidarının AB yolunda
attığı adımları desteklediler.
Ahmet Altan'ın "gazetem.net"te yazdığı gibi, Erdoğan "Son
iki yıldır kendisinden başka biri oldu, yeni fikirlerle karşılaştı,
inanılması zor bir algılama gücüyle onları kavradı, koca bir toplumun
yüzlerce yıllık tarihini değiştirecek büyük bir manevranın dümenini
tuttu, tarihe unutulmaz bir biçimde geçecek büyük bir siyasi şahsiyet
kimliği edindi, sadece kendi geçmişini değil toplumunun geçmişini
de geleceğe bağlayan büyük dönüşümleri gerçekleştirdi."
Peki şimdi varılan nokta ne? Yine Ahmet Altan'ın yorumuna dönelim:
- Tren kazasıyla birlikte zincirleme hatalar yaşamaya koyuldu. Neredeyse
her davranışı yanlıştı ve her yanlış onu daha fazla yanlışa, inatlaşmaya,
korkuya sürüklüyordu. Şehir ışıkları, entelektüeller gençliğinde
olduğu gibi ona uzak ve düşman görünmeye başladılar.
Kendisini "şartsız" sevecek ana kucağını arayan bir çocuk
gibi onu "hatalarıyla" sevecek, onu bağrına basacak, eleştirmeyecek
kendi öz cemaatini aramaya, onlara sığınmaya çalıştı. Türkiye tarihinin
gördüğü en büyük tarihi şahsiyetlerden biri olmak üzereyken birdenbire
Kasımpaşalı, babayiğit bir imam kimliğine dönüverdi.
Erdoğan gazete okuyorsa, bütün bunları da görmesi gerekir.
Medyayı suçlamak yerine, "Ben nerede yanlış yaptım" diye
aynaya bakması gerekir.
Mehmet Barlas, Sabah
22.09.04
|