| |
Şili'nin, ırmaklarını, kuşlarını şiirleştiren Neruda, bir bakıma
Latin Amerika'nın Walt Whitman'ıdır. Whitman nasıl, Amerika'yı,
insanı, coğrafyasıyla bir ayna gibi yansıtmışsa, Neruda da aynı
şeyi Latin Amerika için yapar. Onun nevrozu coğrafyadan, doğadan
uzaklaştıkça artar.
Tam anlamıyla dünyevi bir şairdir Neruda. Bu gezegenin şairidir
o. Uzaya araç gönderenleri sevmez. ''Tembel hayvan'' der onlara.
İnsanoğlu önce bu dünyada tanıtlamalıdır kendini.
Yapacağı çok şey vardır daha yerkürede. Bu açıdan bakan Neruda
için coğrafya başlıca soluk alma alanıdır. Yalnız yurdu Şili'nin
değil, bütün dünyanın coğrafyasıdır söz konusu olan. Şili'nin, ırmaklarını,
kuşlarını şiirleştiren Neruda , bir bakıma Latin Amerika'nın Walt
Whitman 'ıdır. Whitman nasıl, Amerika'yı insanı, coğrafyasıyla bir
ayna gibi yansıtmışsa, Neruda da aynı şeyi Latin Amerika için yapar.
Onun nevrozu coğrafyadan, doğadan uzaklaştıkça artar. Eczaneleri,
hastaneleri sevmez; doktorlardan korkar. ''Yeryüzünde Konaklama''
adlı yapıtıyla bir yeryüzü şairi olacağını belli etmişti Neruda.
Odas dizisinde yer alan şiirlerinin birinde Türkiye'deki harf devrimine
değindiğini hayretle okumuştum. Başyapıtı ''Canto General'' ile
her iki Amerika'nın şairi oldu.Neruda'nın yurduna, gezegenine böylesine
bağlı oluşu ölünceye dek vazgeçmediği siyasal görüşüyle çakışır.
Yalnız yapıtlarıyla değil, Barış Konseyi'nde, partide yürüttüğü
militanca çalışmayla da politikanın ta içinde oldu. Çalışan insanların,
ezilenlerin, barışseverlerin şairiydi o. Neruda'nın ayırt edici
özelliklerinden biri, belki de başta geleni yer yer çok derin, girift,
güç anlaşılır bir şiire ulaşırken kişisel ve siyasal yaşamında yalın
bir çizgiyi korumuş olmasıdır. Sözgelimi, bir Mayakovski 'nin, bir
Nâzım 'ın dolaysızlığı yoktur onda.
Şiirini uçurabildiği kadar uçurur. Öyle ki, kimi zaman dünya görüşüyle
çeliştiği görülür. Şiirin dizgin bilmez atı aşıp geçer onun kişiliğini.
Gözü dönmüş, barbar Amerikan kapitalizminin desteklediği bir cuntanın
Şili'de demokrasiyi ortadan kaldırdığı günlerde, mutsuz öldü Neruda.
Paralı sırtlanlar yağmaladılar evini. Yıllar boyunca, Şili halkının
egemenlik kuracağı, sahici bir demokrasi için verilen onca uğraşın
yağmalanışının simgesiydi bu olay. Dediği gibi Neruda'nın, yine
de bir kediydi şiir, yedi canlıydı.
Oradan oraya sürüklenir, dört duvar arasına atılır, tekmelenir;
bir gün ansızın çıkar karşınıza, sanki o yaşamamış bunları, gülümseyerek
bakar, ışıldayan bir yüzle. Bundan, ısrarla dedi şair her zaman:
''Şiir boşuna yazılmış olmayacak.''
Cumhuriyet
23.09.04
|