| |
Erdoğan, "Atatürk bir doktrin ya da ideoloji vazetmedi. Onun
dünya görüşünün temeli akılcılıktır. Atatürk'ün yaptığı doğru tercihlerin
ifadesi olan kavramları, kimse kendi tekelinde göremez" dedi.
Başbakan Tayyip Erdoğan, Atatürk'ün bir doktrin ya da ideoloji
vazetmediğini, herhangi bir ideolojiye dayanma gereği hissetmediğini
belirterek, "Onun dünya görüşünün temeli akılcılıktır. Atatürk'ün
yaptığı doğru tercihler ve bu tercihlerin ifadesi olan kavramları,
kimse kendi tekelinde göremez" dedi.
Atatürk Kültür Dil ve Tarih Yüksek Kurumu'nca düzenlenen Atatürk'ü
anma toplantısında konuşan Erdoğan, Türk milleti için 10 Kasım'ın
"bir yas günü, matem günü" olmaktan çok, Türkiye Cumhuriyeti
ile birlikte yaşayacak olan Atatürk'ü ve eserlerini anarak, geçmiş
ve gelecek üzerine yeniden düşünme günü olduğunu vurguladı.
Cumhuriyet'in ilkeleri
Mustafa Kemal Atatürk'ü anarken üzerinde durulması gereken esas
unsurların, onun "en büyük eserim" dediği Cumhuriyet'e
yön veren kurucu ilkeler olduğuna işaret eden Erdoğan, şöyle konuştu:
"Atatürk bir doktrin ya da ideoloji vazetmemiş, herhangi bir
ideolojiye dayanma gereği hissetmemiştir. Onun dünya görüşünün temeli
akılcılıktır. Millete hedef olarak gösterdiği muasır medeniyete
ulaşma yolunda akılcılık, rasyonellik ve gerçekçilik hayati öneme
sahip unsurlar olarak karşımıza çıkmaktadır. Atatürk'ün, dondurulmuş,
kalıplaştırılmış fikirlere asla itibar etmediğini biliyoruz. Atatürk,
tekamüle, gelişmeye dayalı bir dünya tasavvuruna sahipti ve bu tekamülün
doğrultusunu tespit edip ona uygun davranmada aklın kılavuzluğuna
güveniyordu. Bu gerçekçi, rasyonel üslup, Atatürk'ün doğru tercihler
yapmasında da çok önemli bir işleve sahiptir. İlk elde cumhuriyet,
milli egemenlik, milli devlet ve laiklik olarak sıralanabilecek
bu doğru tercihler Türkiye Cumhuriyeti'ni var eden asli niteliklerdir."
Birlikte yaşama iradesi
Milli egemenliğin, modern demokrasinin ve demokratik cumhuriyetin
olmazsa olmaz şartı olduğunu da vurgulayan Erdoğan, "Zira meşruiyetin
temeline milleti koymayan, milleti meşruiyetin yegane ölçüsü olarak
görmeyen bir rejime demokrasi demek mümkün değildir" dedi.
Milli devletin, Türkiye Cumhuriyeti'ni oluşturan bireylerin vatandaşlık
temelindeki ortaklığına işaret ettiğini dile getiren Erdoğan, Atatürk'ün
hiçbir zaman ırk, din, etnik köken esasında tanımlanan millet anlayışlarına
itibar etmediğini söyledi. Erdoğan, "Onun için milletin ayırt
edici vasfı, ortak bir tarih ve birlikte yaşama iradesidir. Türkiye,
anayasal vatandaşlık zemininde tarih şuuruna ve ortak yaşama iradesine
sahip, farklılıkları zenginlik olarak algılayabilen bireylerden
oluşan güçlü ve demokratik bir ülkedir. Demokratik cumhuriyetin
asıl hedefi de, anayasal vatandaşlık temelinde bütün bireylerin
demokratik hak ve özgürlüklerden en üst seviyede yararlanabilmelerini
sağlamaktır" diye konuştu.
Laiklik, birleştirici bir kavramdır
Erdoğan, konuşmasını şöyle sürdürdü: "Demokrasinin ve toplumsal
barışın teminatlarından biri olan laiklik, iki boyutlu bir kavramdır.
Birinci boyutu devletin din kuralları dışında yapılandırılmasıdır.
İkinci boyutu ise devletin bütün dini inançlar karşısında tarafsız,
eşit mesafede bulunması ve bireylerin din ve vicdan alanındaki özgürlüklerini
teminat altına almasıdır. Bu manada laiklik, cumhuriyetimizin temel
ve birleştirici bir niteliğidir. Atatürk'ün hayata geçirdiği bu
kavram ve ilkeler, onun akılcı ve tekamülcü bakışına uygun olarak
dinamik ve gelişime açık bir biçimde yorumlanmalıdır. Milli egemenlik,
milli devlet, laiklik gibi kavramların demokratik gelişmeye paralel
şekilde yeni anlamlar kazandıkları, hayatın ve dünyanın bütünü gibi
değişime açık oldukları unutulmamalıdır. Bu kavramlar milletimiz
için ayırıcı değil, birleştirici bir niteliğe sahiptir ve birleştirici
niteliğin korunması için herkes gereken özeni göstermelidir."
Atatürk ilkeleri toplumun oldu
Başbakan Erdoğan, Atatürk'ün Milli Mücadele'den başlayarak ve cumhuriyeti
kurarken yaptığı doğru tercihler ve bu tercihlerin ifadesi olan
kavramların, üzerinde özenle konuşulması gereken, toplum tarafından
içselleştirilmiş, kimsenin kendi tekelinde göremeyeceği kavramlar
olduğunu vurguladı.
Erdoğan, sözlerini, "Bu anlamlı günde ülkemiz adına iftiharla
söyleyebilirim ki Türkiye bugün, muasır medeniyet yolculuğunda demokrasisini
geliştirerek emin adımlarla ilerlerken, dünyanın bütün gözlerinin
üzerinde olduğu bir ülkedir. Cumhuriyetin kurucusu Gazi Mustafa
Kemal Atatürk'ü bir kez daha minnet ve şükranla anıyorum" diye
tamamladı.
Ankara, Yeni Şafak
11.11.04
|