|
Baykal: AB kararı kötü. Gidip IMF'ye teslim oldular. Kıbrıs gözden
çıktı. Erdoğan: Baykal yanlış bilgilendirilmiş. Kıbrıs'ta, BM'li
çözüm arıyoruz
Başbakan Tayyip Erdoğan, Türkiye'nin AB ile müzakerelere başlaması
öngörülen tarihi olan 3 Ekim 2005'in 'günlerden bir gün' olmayacağını
belirterek 17 Aralık zirvesiyle ilgili hükümeti eleştirenleri 'görme
zafiyeti içinde' olmakla suçladı. CHP lideri Deniz Baykal'ın hem
dış politikada hem de ekonomide yanlış bilgilendirildiğini ileri
süren Erdoğan, Kıbrıs sorunuyla ilgili BM çatısı altında çözüm arayışlarına
etkin olarak devam edeceklerini söyledi. Erdoğan dün TBMM'de bütçe
üzerinde yaptığı konuşmada şu konulara değildi:
Mayınları temizleyeceğiz: Unutmayalım ki, biz millet olma sürecimizi
bin yıl önce tamamladık. Bu ülke, bu millet, bu vatan, bu toprak,
bu bayrak, bu özgürlük, bu istiklal hepimizin. Vatandaşlık bilincine
helal getiren bütün mayınlı alanları temizleyeceğiz.
Üç önemli kazanım
Aksi olsaydı ne olurdu?: Bu zirveden sağladığımız en önemli kazanım,
üyelik müzakerelerine başlanması için net bir tarih alınması, ikinci
bir karara ihtiyaç duyulmaması ve hedefin 'tam üyelik' olarak açıkça
tespit edilmiş olmasıdır. Bu gerçeği görmemekte ısrar edenlerin
iddiaları mesnetsizdir. Bu önemli zirveden bizim beklentilerimizin
aksine bir sonuç çıksaydı ve biz Brüksel'den tarih almadan dönseydik
ne olurdu sorusunu herkesin kendine sorması ve hakkaniyeti elden
bırakmadan muhasebesini yapması lazımdır.
Çözümsüzlükte ısrar edemeyiz: Gümrük Birliği'ni 10 yeni ülkeye teşmil
etme kararı hiçbir şekilde Güney Kıbrıs Rum Yönetimi'ni tanıdığımız
anlamına gelmez. Ancak bu ülkede sağır sultanın duyduğunu dahi duymayan
anlamayanlar var. Herkesin bir an önce kavraması gereken bir gerçek
var; çözümsüzlük politikalarında ısrar ederek, pasif kalarak, savunma
psikolojisiyle hareket ederek adadaki Türk menfaatlerini daha fazla
koruyamayız. Türkiye bu konuda inisiyatif kullanarak cesaretli adımlar
atmak ve hep bir adım önde olmak durumundadır.
'Taviz vermeyiz'
Kuzey-Güney çatışması: Ben 'Türkiye'nin AB üyeliği Kıbrıs'ta güney-kuzey
çatışmasına feda edilemez' demedim. 'Türkiye'nin AB üyeliği Kıbrıs'taki
güney ve kuzey gerilimine feda edilemez' dedim. Çatışma başka bir
olaydır, gerilim başka bir olaydır. Türkiyenin AB üyeliği ve Kuzey
Kıbrıs Türklerinin varoluş davası statükoya feda edilemez dedim.
Böylece hem Türkiye'nin AB persfektiğini koruduk hem de çözüm politikasıyla
Kıbrıs Türklerinin bütün bu olaylarda her zaman bir adım önde olması
tezini her yerde dile getirdi. Kıbrıs ile ilgili duyarlılık konusunda
eğer biz 24 Nisan öncesi muhalefetin takıntığı tavrı takınmış olsaydık
bugün dünyada herkes bizim aleyhimize bir tablo içinde olurdu. Bu
yeni dönemde de dayatmalara asla rıza göstermeden menfaatlerimizden
asla taviz vermeden adaya kalıcı barışı getirecek çözüm arayışımızı
aktif biçimde sürdüreceğiz.
ABD ile ilişkiler: 2004 yılının ilk yarısı Irak krizi dolayısıyla
ortaya çıkan bazı gerginliklerin aşıldığı ve ABD-Türkiye ilişkilerinde
dinamizmin yeniden yakalandığı bir dönem olmuştur. Sorun olan konular
masaya yatırılmış ve açıklığa kavuşturulmuştur. Koalisyon güçlerince
gerçekleştirilen harekâtı izleyen dönem içinde Irak'ta bazı menfur
hadiseler cereyan etmiştir. Müttefikimiz olan bir ülkeden milletimizi
derinden etkileyen hadiselerde azami hassasiyet içinde olmasını
beklemek en tabii hakkımızdır. Bu hassasiyetlerimizi çeşitli zeminlerde
ABD yönetimine de iletiyoruz.
'Borç yiğidin kamçısı'
- Konuşması sırasında CHP Genel Başkanı Deniz Baykal'ın ekonomiyle
ilgili eleştirilerine de yanıt veren Başbakan Recep Tayyip Erdoğan
şunları söyledi: "Eğer cari açıkta kırmızı ışıklar yansaydı,
zaten ülke bitmişti, o zaman maaşları ödeyemez hale gelirdik. Borç
yiğidin kamçısıdır. ABD'de borçların gayrisafi milli hasılaya oranı
yüzde 60, Japonya'da yüzde 169, Kanada'da yüzde 185'tir. Kamu borç
tutarı olarak ABD'nin yaklaşık 6.5 trilyon dolar borcu var. Bizde
ise Türkiye'nin borç stoku milli gelire oranına bakıldığında ciddi
oranda azılmıştır, göreve geldiğimizde yüzde 91'di, bugün yüzde
70.5'tir."
'Koyun'lu eleştiri
Erdoğan, memur maaşlarında yapılan artışları anlatırken CHP'liler
daha fazla artış yapılması gerektiğine ilişkin sözlü sataşmada bulundu.
Erdoğan da bunun üzerine, "Anlatıyorum ama anlamayanlar var.
Hayatında iki koyun gütmeyenler bu sıkıntıyı yaşıyor. Hayatı yaşayın.
Biz Türkiye'yi yönetiyoruz. Bol keseden dağıtırsanız memleketi yönetemezsiniz.
Gecelik faizlerin 7 binlere çıkmasının altında da bu mantık yatıyor"
diye konuştu.
Ankara, Radikal
29.12.2004
|