|
71 yaşında lösemiden ölen Susan Sontag, çağımızın bilinci, vicdanıydı.
O bir estetti, saplantı derecesinde moralistti.
17 kitap yazdı, yazdıkları Türkçe dahil 32 dile çevrildi. Yazı
coğrafyası geniş ve çeşitliydi. Pornografiden fotoğrafa, sessizliğin
estetiğinden faşizmin estetiğine, Balanchine’in koreografisinden
Antonin Artaud, Walter Benjamin, Roland Barthes, Elias Canetti’nin
portrelerine kadar zengin bir yazı listesine imza attı.
Amerika’nın en etkili entelektüeliydi.
16 Ocak 1933’te New York City’de doğdu, annesi alkolik bir öğretmen,
babası Çin’de iş gören bir tüccardı. Babası tüberkülozdan öldüğünde
5 yaşındaydı. 3 yaşında okumayı öğrenmişti. Anımsadığına göre, 8-9
yaşlarındayken odasının duvarında bir kitaplık oluşturmuştu:
‘Baktığımda karşımda 50 arkadaş görüyordum. Her biri bana bir krallığın
kapısını açıyordu.’
Amerika’nın Vietnam Savaşı’nda soykırım yapmasına isyan etti.
Söylediği ile yaptığı arasında bir bütünlük vardı, 1968 yılında
Amerikan bombalarının altındaki Hanoi’yi ziyaret etti. Aynı yıl
Küba’ya gitti.
Savaşın, acının, baskının olduğu her yerde o vardı, onların haklarını
savundu. Saray Bosna ve Kosova’da Sırp zulmünü durdurmak için çalıştı.
Amerika’daki 11 Eylül 2001 saldırısına başka açıdan baktı.
El yazılarını, günlüklerini, notlarını 25.000 ciltlik kitaplığını
UCLA Library’ye bıraktı.
* * *
DİLİMİZE çevrilen ünlü Fotoğraf Üzerine (1977) kitabında şöyle
yazıyordu:
‘Ben fotoğraf üzerine kitap yazmadım, modernite üzerine bir kitap
yazdım.’
Meksikalı romancı Carlos Fuentes’in onun için söylediği, doğru
bir kimlik tanımıdır:
‘Dünyada onun kadar açık fikirli, meselelerle bağ kurmasını bilen
başka bir entelektüel bilmiyorum.’
‘Rönesans Kadını’ olarak da nitelendirilen Sontag, savaş karşıtlığını
her zaman, her yerde savundu:
‘Yine en büyük suç savaştır ve 1960’lı yılların ortalarından beri,
savaşları görüntüleyen en ünlü fotoğrafçıların çoğu kendi rollerinin
savaşın ‘gerçek’ yüzünü gözler önüne sermek olduğunu düşünmüşlerdir.’
Başkalarının Acısına Bakmak, savaş fotoğrafçılığının misyonunu
dile getiriyor.
Amerika’da romanı Amerika’ya göç eden bir kadın oyuncunun buradaki
başarılı yaşamını anlatırken, Amerikan toplumunun konumunu işliyordu.
* * *
YAZARIN sorumluluğu, dünya sorunlarını kuşatıcılığı denildiğinde
sanırım anımsanacak ilk adlardan biri Susan Sontag’dır.
Doğan Hızlan, Hürriyet
30.12.2004
|