| |
Emniyet'in savcılığa sunduğu "çok gizli" raporlarda,
Erol Evcil'in, Çakıcı'nın yardımıyla İzmir'deki Say Metal'i, diğer
hissedarları yıldırarak ele geçirdiği, Çakıcı'ya da yüzde 10 hisse
verdiği açıkça ortaya konuyor
Emniyet Genel Müdürlüğü Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele
Daire Başkanlığı'nın savcılığa sunduğu raporlara göre, Nesim Malki
cinayetini azmettirdiği gerekçesiyle 34 ay hapis yatan Erol Evcil,
Alaattin Çakıcı'nın desteğini alarak İzmir'deki Say Metal AŞ'nin
hissesinin tamamını eline geçirdi. Evcil, Çakıcı'ya da yüzde 10
hisse verdi. Çakıcı'nın Bahtiyar Kardeş ile yaptığı telefon görüşmesinde
kızdığı fabrika genel müdürü için "Erol (Evcil) yüzde 58 patronuysa,
ben yüzde 10 artı yüzde 100 manevi patronuyum" dediği saptandı.
'Yeni çete' raporu
Emniyet Genel Müdürlüğü Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele
Daire Başkanlığı, 10 Kasım 2003'te İstanbul Devlet Güvenlik Mahkemesi'ne
'gizli' ibareli rapor gönderdi. Raporda, Erol Evcil (Eşrefoğlu)
ve Çakıcı'nın yeni bir "çıkar amaçlı suç örgütü" oluşturdukları,
korkutma yoluyla para aldıkları, bazıları kendi adamlarının üzerine
legal olarak alınmış gibi gösterilen şirketlerin tamamını ele geçirmeye
çalıştıkları bildirildi.
Bunun üzerine İstanbul DGM Başsavcılığı'nın 12 Kasım 2003'taki talimatıyla,
"Gökyüzü" operasyonu başlatıldı. Evcil ve Çakıcı'nın,
mülkiyeti Vakıfbank'a geçen Say Metal'i tehdit ve yıldırmayla ele
geçirdikleri sonucuna varıldı.
Adı, Evcil kardeşlerin isimlerinin baş harflerinden oluşacak şekilde
(Erol-Remziye-Gülderen) 'ERG Metal' olarak değiştirilen fabrikanın
yüzde 10 hissesinin de Çakıcı'ya verildiği tespit edildi.
Önce yüzde 22 hisse aldılar
Emniyet'in, savcılığa gönderdiği 'gizli' ve 'kişiye özel' ibareli
raporda, Çakıcı - Evcil ikilisinin Say Metal'i ele geçirme girişimleri
tüm detaylarıyla anlatıldı: "1985'te Mehmet Yiğit ve Mustafa
Ergül tarafından kurulan, 2002'de Vakıflar, Halk, Emlak bankalarından
alınan krediler ile TEDAŞ'a elektrik borcundan dolayı Vakıflar Bankası
tarafından haczedilen, mülkiyeti bankaya geçen Ege Metal (Say Metal'in
bankaya devrinden önceki ismi), kira yoluyla satış kaydıyla Sezai
Rahmi Özden'e verilmiştir. Evcil ve Çakıcı'nın, Yeni Foça'daki Say
Metal Demir Çelik Sanayi ve Ticaret A.Ş.'nin önce yüzde 22'lik hissesini
aldıkları anlaşılmıştır."
Evcil ve Çakıcı'nın, diğer hisse maliklerini yıldırarak yaptıkları
gizli bir protokolle tüm hisselerini ellerinden aldıkları kaydedilen
raporda, bu gelişmeyi Vakıflar Bankası'nın onayına sunmadıkları
da bildirildi. Kira yoluyla satış anlaşmasında sorun yaşanmaması
için yüzde 70 hissenin sahibi görünen Evcil'in arkadaşı Ahmet Büyükdoğan'ın
yeri korunuyordu. Raporda, Evcil'in inkâr etmesine rağmen Emniyet'in,
Çakıcı'nın fabrikadaki hissesini ortaya çıkardığı belirtildi.
Çakıcı, Haziran 2000'de gazeteci Hıncal Uluç'u yaralamaya azmettirmek
suçundan yargılandığı davanın duruşmasında hâkimin "Ne iş yaparsın?"
sorusuna "Demir ticareti yapıyorum" yanıtını vermişti.
'Ben yüzde yüz manevi patronum'
Çakıcı'nın, Evcil ve Bahtiyar Kardeş isimli şahısla yaptığı konuşmalar,
Say Metal'deki hissesinin kanıtı olarak dosyada yer aldı. Çakıcı,
23 Ocak 2004'te Bahtiyar Kardeş'le yaptığı görüşmede, önce Evcil'in
eski şirketi Eze Zeytincilik'te olduğu gibi ERG (Say) Metal'de de
genel müdürlük yapan Hakan Karakurt'un kendisiyle soğuk bir şekilde
konuşmasına kızdığını anlatıyor. Sonra da çok çarpıcı açıklamalarda
bulunuyor. İşte diyaloglar:
ALAATTİN ÇAKICI: Hakan'ı geceyarısı bir telefon numarası istemek
için aradım. Buz gibi bir sesle bana sadece 'buyur' dedi. Ben de
'Ulan şerefsiz. Yarın öbür oraya gelicem, seni gömeceğim. Aç bunu
Erol'a da söyle' dedim, darlandım anlıyor musun? Erol da sabah aradı,
'Sana Hakan'ı getireceğim' dedi.
BAHTİYAR KARDEŞ: Biz dostuz her şeyden evvel. Bunlar toy çocuklar,
kasıtlı olarak yapmamıştır.
A.Ç.: Yok abi. Hakan'ın ölüsünü s... çırılçıplak edeceğim onu. Erol
onun yüzde 58 patronuysa, ben de yüzde 10, artı bir de yüzde 100
manevi patronuyum. Bu kadar olmaz. Bir de ağabeycim, Erol'a dedim
ki, 'Niye Bahtiyar Abi bana dedi ki, sen fabrikaya gelme.' Dedim
ki, 'Aliağa'ya geleyim', 'Yok oraya da gelme.' Bana yemin etti,
anasının üzerine demedim diye.
B.K.: Hayır abi demedi zaten. Ben senin iyiliğini düşündüğüm için
söyledim. 'Burası küçük bir yer, dedikodu çıkar, laf olur' diye...
A.Ç.: Yok yok, sen belki bilmiyorsun, biz gizli tuttuk. Çok büyük
bir organizasyon var bu fabrikayla ilgili, çok büyük... Çiller'le
de onun için (Evcil) kötü oldum, Mesut'la da. Yeri geldi o avukat,
neydi onun adı, Adil onun için vuruldu, çingenelerle onun için hasım
oldum. Yarın televizyona, gazeteye çıksam desem ki, dostluğum bitti,
başına gelecekleri düşünebiliyor musun?
B.K.: Ee, sizin öyle olmamanız lazım artık.
A.Ç.: Tabii ki, biz kader birliği etmişiz onunla. Sırf o rahat olsun
diye var ya, ondan resmi hisse almadım. En son bir daha el bastım,
resmi hisse istemediğimi söyledim. Bir ömür boyu yüzde 50, satarsan
15 milyon.
B.K.: Abi, benim bildiğim Erol çok sayıyor seni.
A.Ç.: Mecburiyeti var abi. Suçlu olan ben miyim? Manevi güç bende,
kimsede değil ki. Bak abicim, ölecek adam dünyayı Türkiye'yi sallayacaksa
hiç düşünmem öldürtürüm. Ama köpekse anlıyor musun, zamanını beklerim.
Ben hâlâ osursam Türkiye'de ihtilal olur abi. Ben hapishanede değilim
sokaktayım...
Çakıcı'ya Evcil'den ayda 150 bin dolar
EMNİYET'İN raporunda, 2002 Kasım'da tahliye olan Çakıcı'nın aynı
zamanda sanık olan adamlarından Velit Yavuz Gürkan, Adem Çakıcı,
Gencay Çakıcı, Başar Barış Çakıcı, Murat Aydınşakir, Halil İbrahim
Yılmaz, Ozan Güngören ve Cem Akarsu'yu Etiler'de kiraladığı 2 evde
barındırdığı ve yaşadığı maddi sıkıntıyı aşmak için Evcil'le tekrar
irtibata geçtiği bildirildi. Rapora göre, Evcil, Çakıcı'yı ticari
ilişkilerini daha rahat sürdürmek için kullandı ve diğer suç örgütlerinin
kendisine ulaşmasını böylece engelledi. Evcil'in Çakıcı'ya her ay
150-200 bin dolar tutarında maddi yardımda bulunduğunun belirtildiği
raporda, "Evcil'in hami olarak Çakıcı'yı kullandığı ve karşılığında
suç örgütünü finanse ettiği anlaşılmaktadır" denildi.
Şirket 200 milyon dolar kâr edebilir
EMNİYET'İN, savcılığa gönderdiği raporda, şu ifadeler yer aldı:
"Mülkiyeti Vakıflar Bankası'na ait fabrikada, kiracı konumunda
olan ve çıkar amaçlı suç örgütü tarafından yönetilen Say Metal A.Ş.'nin,
bankanın alacağı olan 90 milyon dolar ve faizini ödemesi durumunda
300 milyon dolar değerindeki Türkiye'nin önde gelen demir çelik
fabrikalarından birinin sahibi olacakları ve 200 milyon dolar kâr
ederek büyük bir ekonomik güç elde edecekleri değerlendirilmektedir.
Say Metal gibi Türkiye'nin önde gelen demir çelik fabrikalarından
birine sahip olmalarıyla ilgili işlemlerin legal olup olmadığının,
şahısların elde ettikleri gelirlerin incelenmesi amacıyla ... müştereken
çalışmalar yürütülmektedir."
Lube Ayar, Milliyet
04.01.2005
|