'Senede bir beşlik yapıyorum oğlum'

 

Çakıcı, Say Metal AŞ'nin hisselerini birlikte ele geçirdiği Evcil'le ortaklığında kârlı taraf olduğunu söylerken, "Ne kiraya, ne elektriğe karışıyorum" diyor
İzmir'deki Say Metal AŞ'yi Alaattin Çakıcı ile ele geçirdiği öne sürülen Erol Evcil, arkadaşlarından 4.8 milyon dolar toplayarak fabrikanın bir kısım hissesini başkasının üzerine aldığını iddia etti.
Evcil, Çakıcı'ya her ay ödediği paranın borcu olduğunu, arkadaşlık dışında ortaklığı bulunmadığını öne sürdü. Oysa Çakıcı, kardeşiyle telefon konuşmalarında, fabrikanın bazı giderlerine karışmadığını ve bu nedenle kârda olduğunu söyledi. Çakıcı, resmi bir belge imzalatmadığını da belirterek, "Bir huyum vardır; arkadaşımla hiçbir resmi şey imzalamam. Kuran'a el basar, söz verir, tamamdır" dedi.
Erol Evcil, Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele Daire Başkanlığı'nın yürüttüğü "Gökyüzü" operasyonu kapsamında verdiği ifadede, arkadaşlarından 4 milyon 800 bin dolar toplayarak Say (ERG) Metal'in bir kısım hissesini kız kardeşlerinin ve Genel Müdür Hakan Karakurt'un üzerine satın aldığını belirterek şunları söyledi:
"Çakıcı cezaevinden çıkınca sık sık görüşmeye başladık. Kendisine her ay ödediğim para, Fransa'daki avukat meselesinden 860 bin dolar borcum nedeniyledir. Çakıcı ile arkadaşlığım dışında hiçbir ortaklığım yoktur."
İyi bir yönetimle fabrikanın kârlılığını artırdığını ileri süren Evcil, "Yanımda çalışan Özhan Sarumsak, Irak'tan ucuza hurda alabileceğimizi söyledi. Onu Irak'a gönderdim. Irak dönüşünde 30 bin ton hurda aldık, ton başına 30 - 35 dolar ucuza getirmişti" dedi.

Şii liderle ortaklık
Sarmusak'ın, Irak'ta hurda konusundaki tüm bağlantıların Dubai'de yaşayan Şii liderlerin yeğeni Ebu Muhammed El Bakır'a çıktığını öğrendiğini kaydeden Evcil, şöyle devam etti:
"El Bakır'la göreşmesi için Dubai'ye gönderdim. Bu kişi aracılığıyla Irak'ta 2 tane daha demir çelik fabrikası alabileceğimizi ve ellerinde 2 milyon 800 bin ton hurda olduğunu öğrendik. 2.5 dolardan aldıkları hurdanın çıkış izninin kendilerinde olduğunu söyleyerek, bize ortaklık teklif ettiler. Bunun üzerine Irak'a ekip gönderdim. Çalışmaların sonunda riskin yanı sıra işin büyük getirisi olduğunu tespit ettik."
Irak yatırımları konusunda ortakları Büyükdoğan ve Ergül'le konuştuğunda yaşları nedeniyle böyle bir riske giremeyeceklerini öğrendiğini iddia eden Evcil, şunları kaydetti:
"Tüm riski üzerime aldığım için ortaklarımdan yüzde 40'lık hisselerini bana satmalarını istedim. Bu arada Irak'tan hurda almaya da başlamıştık. 2 milyon 800 bin doları peşin, kalanı 16 ay vadeli olmak üzere 7 milyon dolara anlaştık ve hisselerini aldım. Herhangi bir baskı veya tehdit söz konusu değil."

Sivas Demir Çelik'e de el atmıştı...

10 binlerce ton hurdayı Türkiye'ye getiren Evcil, Say Metal üretim için yetersiz kalınca Sivas Demir Çelik'le ilgilendi. Sivas Demir Çelik'in TMSF'ye devredilen batık Kentbank'a olan 8.5 trilyonluk borcunun Evcil tarafından ödendiği ortaya çıkınca, Fon parayı özel bir hesaba aktararak dondurdu.

'Okey verseydim, Evcil ölüydü'

ÇAKICI, kardeşi Gencay Çakıcı'yla 24 Ocak 2004'te konuşuyor:
G.Ç.: Biraz frene bassana, onunla (Evcil) yatıp kalkıyorsun farkında mısın, sakin ol ya!
A.Ç.: Oranın alınmasına sebep biziz. Sonunda hüsrana uğrayacaksa lanet olsun o arkadaşlık. Bugün elimi çeksem, Bursa'da bitirirler onu, bırak başka yerde. Ama bana yanlış yapmadığı sürece dünya bir yana, o bir yana. 8 aydır programlıyor kardeşim, voltaya düşeyim anlıyor musun? En son döndüm dedim ki, 'Ulan çıktım Türkiye'de denge oturdu, kimse sokakta mı, bir şey yapıyor mu' dedim.
G.Ç.: Haklısın abi. O açık olsun o zaman sana karşı ya.
A.Ç.: O da bi savaşın içinde, deli dolu adamım, ayda bir herifin şekerini çıkarıyorum, kalbini kırıyorum.
G.Ç.: Hep böyle şüpheci olmak da kötü abi ya.
A.Ç.: Onun yaptığı provokasyonlara bir gün şu şüpheci karakterimle okey versem, 8 - 9 senelik ölüydü. Her sene 40 defa dirilip ölmesi lazım. Şüpheciyim ama hep vicdanıma danışıp kanıt ararım.
G.Ç.: Anladım abi.

Çakıcı: Kârlı olan benim

ALAATTİN ÇAKICI, kardeşiyle 5 Ocak 2004'te konuşuyor:
A.Ç.: Nasıl konuştuk iyi oldu di mi?
GENCAY ÇAKICI: Abisi, o 'haddimi bilirim' lafına gerek yoktu bence.
A.Ç.: Ben onu (Evcil) rahatlatmak için dedim oğlum. Yoksa o benim güdümümde bir adam olduğu için değil. Haddim bu kadar derken, hakkım bu kadar demek istedim.
G.Ç.: Anladım abi.
A.Ç.: Bastıra bastıra dedim, bunu bunu bunu halledeceğim diye. Onunla yarı yarıya 2-3 tane başka konum var. Ayrıca ne oranın bir milyon dolar kirasına, ne elektriğine karışıyorum. Rahatım yani. Haddimi bilirim, bundan fazlasını istemek yüzsüzlük, hadsizlik olur anladın mı beni?
G.Ç.: Anladım abi.
A.Ç.: Onunla yüzde 50 yüzde 50 işlerim var, dikkat edersen. Aslında kârlı olan benim, unutma bunu. Senede bir beşlik yapıyorum oğlum. Bu iş benim ölçülerime göre dört dörtlük oldu Gencay.

Her işte kilit biziz

ÇAKICI, eski Bodrum Jandarma Komutanı MEHMET ÖZBULUT'la 6 Ocak 2004'te konuşuyor:
A.Ç.: Bir şey oturttuk aramızda, sağlam zemin üzerine anlıyor musun?
M.Ö.: Anladım.
A.Ç.: Yani şey yaptık, orası var olduğu sürece, bir rakamın üzerine. 10'a satıldığında biri benim, 20'ye satıldığında 2'si benim, 30'a satıldıysa...
M.Ö.: Adının konması iyi olmuş abi.
A.Ç.: Kilit benim orada.. Her işte kilit biziz. Ama bir huyum vardır ben arkadaşımla hiçbir resmi şey imzalamam, anladın mı beni. Kuran'a el basar, söz verir, tamamdır.

Çakıcı diyeti

ÇAKICI, Evcil'le birlikte NESİM MALKİ cinayetinden yargılanan Ahmet Refik Bulutçu'yla konuşuyor:
R.B.: Sonunda yine senin eline düşeceğim, bana sen bakacaksın vallahi. Canım çok sıkılıyor, her gün fabrika yapılıyor oralarda.
A.Ç.: İşin doğrusu satıp başka işe yönelmek.
R.B.: Farkındayım, 7 milyon dolar verseler bugün satarım.
A.Ç.: Bir terslik olmazsa 40 gün oralardayım. ...vereceğim bu kiloları ölmüşüm diyorum sana...
R.B.: Kaç kiloya düşmeyi hedefliyorsun?
A.Ç.: 90'a.
R.B.: 10 kilo değil mi fazlan?
A.Ç.: 14.
R.B.: Diyet mi yapacaksın?
A.Ç.: Her gün 2 saat yürüyeceğim ve o üç şeyden elimi çekicem.
R.B.: 3 şey dediğin ne ya?
A.Ç.: Yani yağ, şeker, tuz.
R.B.: Yani sen dua et gıdık mıdık yapmıyorsun, hani ortada birikiyor senin anladın mı?

Enişte: Bütün kontrol Evcil'de

EVCİL'in kız kardeşi Gülderen'le evli olan Fırat Ardıç, fabrikanın ele geçirilme sürecini detaylarıyla şöyle anlattı: "Say Metal, Mustafa Ergül, Ahmet Büyükdoğan ve Vakıfbank ortaklığındaydı. Evcil, Ergül ve Büyükdoğan'dan satın aldığı hisseleri, benim, eşimin ve fabrikaya genel müdür yaptığı Hakan Karakurt'un üzerine geçirdi. Vakıfbank'a ait hisseler için de bankayla görüşerek o hisseleri de eşimin adına satın aldı. Karakurt da hisseleri eşime devredince, Gülderen'in hisse oranı yüzde 80, benimki yüzde 20'ye yükseldi. Evcil para talep etmedi. Hisselerimiz göstermeliktir, gelirlerden pay almıyoruz, kontrol tamamen Evcil'e aittir."

'Mezarlıkta yer kalmazdı lan!'

ALAATTİN ÇAKICI, Gencay Çakıcı ile görüşmesinde, öldürmeye azmettirmekle suçlandığı eşi Uğur Kılıç'ın babası Dündar Kılıç'la yaptığı konuşmadan şöyle söz ediyor:
A.Ç.: Dündar (Kılıç) bana kendisi açıp dedi ki, 'Kızım (Çakıcı'nın eski eşi Uğur Kılıç) s... haberin olsun.' Sesini teybe almama rağmen, bir kadının babasıyla kocası derse ki, karım veyahut kızım o..., anladın mı dediğimi?
G.Ç.: Evet.
A.Ç.: Babası dendi mi artık bitti, ben ona rağmen 'Bu papaz, i.., provokatördür' dedim, anlıyor musun? 'Kızı dedim, fahişe, bana koparttırmak istiyor' dedim. 2 kişiden acaba doğru mu, yanlış mı diye, Beşiktaşlı Sinan'la işi şey ettim yani, teyit ettirdim. Dündar'ın kızıyla, kız arkadaşını çağırdım, adamları masada teyit ettirdim. Yapı olarak böyleyim, bana kanıt gerekli, anladın mı? Dediğim dedik olabilirim ama vicdan taşıyorum. Bu şüphecilikle, bu akıl, bu cesaretle lan a... k..., mezarlıkta yer kalmazdı lan...
G.Ç.: Ama buna bir çare bulmak lazım abi. Çok stres oluyorsun.
A.Ç.: Bak bu adamın gözünde herkesin bir faturası vardır, 100'lük, 200'lük, 500'lük, 1 milyonluk... Beyin olarak öyle. Onun için faturası olmayan tek adam benim.
G.Ç.: Bak o Papermoon'da hani o "macur" dedikleri beni çağırdı yanındakilere, 'Abisi elini sırtından çeksin, biter' dedi. O zaman bakandı macur, yanında emniyet müdürü falan...
A.Ç.: Onun en iyi yerlerde olması bana zevk verir anlıyor musun? Hayatı boyunca da bana hiçbir şey için 'Yok' dememiştir, inan bak.
G.Ç.: Hızlı koşuyorsa, sana da zararı dokunacak.
A.Ç.: Evet. Bazen bana babam kadar dost, benden başka kimsesi yok. Bazen de provokatörlük yapıyor anlıyor musun? Tutup oraya el koyacağımı mı zannediyor.

Lube Ayar, Milliyet
05.01.2005