'Türbanı çözebiliriz'

 

Arınç'ın türban mesajı: Dönüşüm sabır işi. Bir beyaz sayfa açabiliriz

TBMM Başkanı Bülent Arınç, başörtüsüne serbestlik isteyenlere, "Bu sorun, odaklarla çatışarak, inatla çözülmez, sabır gerekir" diyerek yol gösterdi. Sorunun Meclis'te çözülebileceğini belirten Arınç, başta askerler olmak üzere toplumun tüm kesimlerini, bu konuda çekince ve önerilerini açıklamaya çağırdı.
Bülent Arınç, dün çeşitli dernek ve sendika üyelerinin yer aldığı İnanç Özgürlüğü Platformu'nu kabul etti. Çoğunluğunu başörtülülerin oluşturduğu platform üyeleri Arınç'tan türbana destek istedi. Platformun böyle bir konuya yoğunlaşmasını 'Takdire değer' diye niteleyen ve yasalar çerçevesinde yapılacak her girişime destek verilmesi gerektiğini belirten Arınç, şu mesajları verdi:
İnanç, ifade özgürlüğü: Bayanlarımızın giydiği kıyafetlerin önü açık olanı, arkası kapalı olanları var. Buna nasıl kimse ses çıkarmak, hatta buna karşı gelmek cüretinde bulunmuyorsa, bir bayanın başını şu veya bu sebeple örtüyor olmasına karşı da inanç özgürlüğü ve ifade özgürlüğü açısından karşı çıkılmaması gerekir.
İstismar hatadır: Bu meseleyi siyasallaştıran da hata etmiştir, istismar eden de. Birkaç oy için bu istismar kokan sözler ve davranışlarla konuyu bugün içinden çıkılmaz hale getirenler nasıl suçluysa, kabahatliyse, bunu siyasallaştıranlar da hata etmişlerdir.
İnat uyarısı: Bu sorun, inatla çözülecek, belli yerlerle, kurumlarla, gruplarla, odaklarla didişerek, bağırarak, çağırarak çözülecek bir sorun olmaktan çıktı. Bu sorunu kamplara bölerek de çözemeyiz. Bu sorun bir koz olarak da kullanılmamalı. Bu artık koz olmaktan çıktı. Çözülmesini istiyorsak bu esasları kabul edelim.
Özgürlüğün bedeli pahalı: Geleneksel korkulardan Türkiye yavaş yavaş kurtuluyor. Bazı ülkelerde dönüşüm ve değişim çabuk ve daha güçlü oluyor. Türkiye gibi ülkelerde ise bu sabır işi, bizar da mücadele işi. Türkiye'de özgürlüğün bedeli ucuz değil. Türkiye'de demokrasi bütün sorunları çözecek güce gelmeye başladı.
Beyaz sayfa: Ne zaman? Niçin şimdi değil? Beyaz sayfa açmaya ihtiyacımız var. Bu, o kadar suiistimal edilen, o kadar kamplara ayrılarak birbirimize karşı geldiğimiz bir konuma geldi ki şimdi bu meselenin biraz soğutulmasına, biraz farklı, eylemlerle yöntemlerle meselenin inanç ve ifade özgürlüğü kapsamına alınmasına ihtiyaç var. Bu konu üzerinde konuşulmasında yarar var.
Anayasa Mahkemesi kararı: Türkiye'de Anayasa'ya göre yasama organı sadece TBMM'dir. Bu konuda bir düzenleme yapılacaksa bu, Meclis'te yapılacaktır. 'Anayasa Mahkemesi kararları var, bu sebeple bu kararlar bir yasak getiriyor. Bu yasağa herkes uymak zorundadır' diyen hukuku da, Anayasa'yı da bilmiyor. Anayasa Mahkemesi, sadece kanunların Anayasa'ya uygunluğunu denetler. Kanunun iptal ettiği maddelerin yerine hüküm koyamaz.
Anayasa Mahkemesi, hüküm koyucu bir organ değildir.
Askerlere çağrı: Aydınlarımız bu konuda konuşmalıdır. Tahrik etmeden, kimseyi suçlamadan, bağırıp çağırmadan. Partilerimiz, milletvekillerimiz, devletin kurumları konuşmalı. Sivil veya askeri kesimler çekinceleri varsa söylemeli, düşünceleri varsa ifade etmeli, önerileri varsa getirmeli. Suçlayarak değil, konuşarak bir konsensüs oluşturmalıyız.
Sabırlı olun: Sabırla bekleyin. Devlete, topluma küsmeyin. Toplumda kendini ifade etmek için çile çeken insanlar var. Sizler, onlar kadar çile çekmiyorsunuz onu da açıklıkla söyleyeyim.

Ankara, Radikal
07.01.2005