Kamu vicdanına aykırı hukuk olur mu?
 

SORUYORUM: Hangi vicdan, kendisini sevsin sevmesin, R.T.Erdoğan'ı yasaklama çabalarını içine sindirebilir?

Mesut Yılmaz da son günlerde habire ‘‘AB, bizi sık sık, kanunları değiştiriyorsunuz ama bunları uygulamıyorsunuz diye eleştiriyor, ben bunun için uyarıyorum’’ demiyor mu?

Öte yanda, 312. madde değişikliği ile Erdoğan'ın mahkûm olduğu suç suç olmaktan çıkmadı mı? Dünyanın neresinde insan; suçu suç olmaktan çıkaran bir hükmün cezasını çektiği halde, o suçun ferri cezasından kurtulamaz?

Düşünün; kişi borcunu ödemiş, üstüne üstlük borcu borç yapan hüküm de ortadan kalkmış, yani kişi boşuna bir borç ödemiş, şimdi kişiye ‘‘gel bunun bir de faizini öde’’ diyorsunuz! Böyle vicdan olur mu?

AB'den sorumlu Mesut Yılmaz'ı göreve çağırıyorum:

R.T.Erdoğan'a sahip çıksın!

* * *

Bugün seçimden kaçmak için her türlü ahlaksız teklife yeltenen ANAP ve YTP son beş yıldır iktidarda değil miydi?

Mesut Yılmaz, Cumhur Ersümer (ANAP), Hüsamettin Özkan, Recep Önal, Hikmet Uluğbay (YTP) aşağıda zikredilen zararların siyasi sorumlusu değiller mi?

1) Zamanın Enerji Bakanı Cumhur Ersümer, DPT'nin tersine uyarılarına rağmen ‘‘Türkiye karanlığın eşiğine gelmiştir’’ diyerek bazı yatırımlara cevaz vermedi mi? Bu yatırımlar, üretilen enerjiyi devletin satın alması garantisiyle yapılmadı mı? Bu hesaplar şimdi ters çıkmadı mı? Bu yüzden devlet -yani millet- her yıl 1 milyar $ fazladan para ödemeyecek mi?

2) Yukarıda isimlerini verdiğim şahısların siyasi sorumluluk dönemlerinde, son 5 yılda 20 banka sahipleri tarafından batırılmadı mı?

Bu bankaların bazılarının kurulmasına, bazılarının onları sonradan batıran sahiplerine devredilmesine, bazıları hakkında yazılan uyarı raporlarının -hiçbir banka bir günde batmaz- sumen altı edilmesine ön ayak veya vesile olan bu siyasiler devletin bu bankalara bizim cebimizden 20 milyar $ aktarmasına, ayrıca bu bankaların 12.6 milyar $ zarara uğramasına sebep olmadılar mı, bu duruma göz yummadılar mı?

Açıkçası, bizim cebimizden çıkan bunca milyar $'ın siyasi sorumluları bu kişiler değil mi?

* * *

Ayrıca bakıyorsunuz:

R.T.Erdoğan'ın tekrar yasaklandığı haftada, banka batıran son adam Murat Demirel (zarar 1.3 milyar $) de hapisten çıkmış, yalısında dinleniyor; Cavit Çağlar'ın oğlu Mustafa (zarar 1 milyar $), dansözlere şampanyalar patlatıyor -oğlana göre gazoz patlatmış-!

Herkes şimdi işinin başında! Ama, şu ana dek toplam 12.6 milyar $'lık zararın ancak 1.5 milyar $'ını ödemişler.

Hadi, bu işadamları hapis yattılar, yarattıkları zararı kör topal ödüyorlar.

Onlarla birlikte zina ekonomisine soyunan siyasiler ise değil hesap vermek; seçimden kaçmak, daha doğrusu dokunulmazlıklarını yitirmemek için her türlü katakulliyi deniyorlar.

Banka hortumlamak serbest!

Şiir okumak yasak!

* * *

Bir ülke için en acıklı durum, hukukun siyasetin emrine verilmesidir.

Bir ülke için en yüce durum da siyasetin hukukun emrine girmesidir.

 

Cüneyt Ülsever, Hürriyet ; 18.09.2002