Üç parçalı CHP

 

Son duruma baktığımızda CHP'nin bugün üç parça olduğunu görüyoruz. Ay sonundaki olağanüstü kurultay öncesinde ilk grup 'Baykal'la devam grubu' diyebileceğimiz bir grup. Bu grup kendi içinde bir koalisyon ama yine de bir arada durmayı başaran bir koalisyon.
İkinci grupta 'Sarıgülcüler' var. Henüz kim ve ne oldukları, ne istedikleri, nasıl bir Türkiye ve CHP tasavvuruna sahip oldukları çok belli değil ama güçlerini ciddi biçimde hissettiriyorlar ve genişleme potansiyeline de sahipler.
Ve son olarak, 'üçüncü yol' grubu var. Bu grup hayli gevşek bir koalisyon. Onları bir arada gibi gösteren yegâne şey, hepsinin 'Baykal'la olmuyor' noktasında olması. Milletvekili düzeyinde belki 40-45 kişiyi bir araya getirebiliyor bu grup ama delege düzeyinde ne denli güce sahip oldukları belli değil.
Baykal ve Sarıgül grupları arasındaki çatışmanın CHP'yi bir bölünmeye götürdüğünü daha önce yazmıştım. İster Baykal ister Sarıgül kazansın, CHP bir bölünme yaşayacak. Bu bölünme belki sağlıklı bir duruma işaret edecek, onu da bugünden kestirmek kolay değil.
İşte üçüncü yolcular bugün için bu bölünmeyi engellemeye çalışıyorlar. Şimdilik söyledikleri, 'Baykal gitsin ama Sarıgül gelmesin' şeklinde okunabilir. Peki kim gelsin? 'Şimdilik Zülfü Livaneli gelsin, ekimdeki olağan kurultaya kadar partiyi götürsün, esas hesaplaşma ekimde olsun' diyorlar.
Peki bu çağrı kime yönelik? Delegeye değil herhalde. Çağrının esas hedefi Deniz Baykal ve Mustafa Sarıgül. Diyelim Sarıgül bu çağrıyı kabul etti, böyle bir şeyi Deniz Baykal'ın kabul etmesi için ortada herhangi bir sebep var mı? Hayır yok.
Üçüncü yolcular, hizipler üstü, gruplar üstü gibi davranarak delegeyi aklıselime getirebileceklerini ümit ediyorlar. Yani bir nevi yeni Altan Öymen formülünün peşindeler.
Ama CHP'de zaman değişti ve açıkçası birbirine fazlasıyla benzeyen Baykal ve Sarıgül üslupları CHP'-de çekişmeyi keskinleştirdi. O yüzden ben bu aşamada üçüncü yolun bir şansı olduğunu düşünmüyorum.
Bir tek şu olabilir: Kemal Derviş bu grubun lider adayı olarak ve geçici değil kalıcı olmak üzere adaylığını açıklarsa o zaman bu grubun Baykal ve Sarıgül'e karşı gerçek bir şansı olabilir.
Ancak Kemal Derviş'in geçmiş tutumu biliniyor, yani kendini lider olarak konumlamıyor. Bu son günlerde Derviş'ten bugün için değil ama olağan kurultay döneminde tutumunu gözden geçirebileceğine, yani genel başkan adaylığını düşünebileceğine ilişkin birtakım sinyaller geldiği öne sürülüyor ama bunu da Derviş'in kendisine ulaşıp doğrulatma imkânım olmadı.
Tabii bir de herkesin göz ardı ettiği bir başka genel başkan adayı var. Yıllardır hazırlıklar yapan, daha önce kurultaylarda aday da olmuş bir isim, Hurşit Güneş. Acaba Güneş, tüzüğün gerektirdiği kadar delege imzasını bulup genel başkan adayı olabilecek mi? Ya da Zülfü Livaneli aynı sayıda imzayı toplayabilecek mi? Ya Baykal? Herhalde o bulur.
Peki ya Sarıgül? Tahminler onun da gereken sayıda delegenin imzasını toplayabileceği yönünde.
Yani var olan tüzük engeli yüzünden CHP'de üçlü ya da dörtlü bir yarış olmayabilir bile.

İsmet Berkan, Radikal
10.01.2005