| |
DİKKATİ en çok Tayyip Erdoğan çektiği için kimse pek üstünde durmadı.
Ama biz söyleyelim:
Yargıtay Sekizinci Ceza Dairesi'nin Erdoğan hakkında verdiği kararla
başlayan süreç sadece onun değil, milletvekili seçilmek isteyen
52 adayın daha kaderini dolaylı yoldan etkileyecek.
Ve böylece yıllardır sürüp gelen -Meclis'in de hem içini kirleten
hem de itibarını düşüren- bir uygulamanın kapısı kapanacak.
Tabii olaylar aşağıda açıklayacağımız şekilde ve bizim tahmin ettiğimiz
yönde gelişirse...
Önce geçmişe ilişkin bir gerçeği anımsatalım:
Halen adam öldürmek dahil ‘‘milletvekili seçilmeye engel’’ bir suçtan
mahkûm olup hapishaneden çıktıktan sonra mahkemeden ‘‘yasaklanmış
(memnu) haklarının iadesi’’ kararı alan ve seçilerek milletvekili
olan kaç kişi var biliyor musunuz?
Tespitimize göre yirmiden az değil...
Böyle bir Meclis'in içinde adam da öldürülür, iş takipçisi veya
rüşvetçi de bulunur, başka türden kirli birçok işe giren de...
Tabii başkaları da var:
Cinayetten yahut katliama karışmaktan yargılanmış ama kanıt yetersizliğinden
beraat etmiş... Suçu işledikten sonra yurtdışına kaçıp zamanaşımı
doluncaya kadar beklemiş, sonra sütten çıkmış ak kaşık havasında
seçime girerek milletvekili olmuş.
Veya meşhur MHP davasında mahkûm olmuş ama dava dosyası zamanaşımı
doluncaya kadar Yargıtay'da bekletildiği (ve buradaki görevi ihmal
suçunun hesabı sorulmadığı) için zamanaşımı kurallarından yararlanıp
seçilmiş.
Ama bizi burada bugün milletvekili seçilmeye engel bir suçtan mahkûm
olup sonra -aynen Tayyip Erdoğan ile Necmettin Erbakan hakkında
söz konusu olduğu şekilde- yasaklanmış haklarının iadesi yoluyla
seçime giren -gazetelerin yazdığına göre- 52 aday ilgilendiriyor.
Aday listelerinin kesinleştiği 26 Eylül'e kadar bunların önü kesilmez
de seçildikleri takdirde İl Seçim Kurulu ‘‘Tutanak’’larını verirse,
-veya Yüksek Seçim Kurulu nihai merci sıfatıyla 'hayır olmaz' demezse-
Meclis'in içi şimdikinden farklı olmayacak.
Ancak Yargıtay Cumhurriyet Başsavcısı Sahih Kanadoğlu, Yüksek Seçim
Kurulu'na gönderdiği 13 Eylül 2002 tarihli yazıda ‘‘Anayasa'nın
76'ncı maddesinde 'Affa uğramış olsalar bile' ibaresinin bulunması
karşısında (...) söz konusu mahkûmiyet (...) milletvekili seçimi
yönünden engel teşkil etmeye devam etmektedir’’ diyor. Ve ‘‘Memnu
hakların iadesi mevcut (...) mahkûmiyeti ortadan kaldırmaz, kaldıramaz’’
diye ilave ediyor. Onunla kalmıyor, Yüksek Seçim Kurulu'nun eski
kararlarından örnekler veriyor.
O nedenle şimdi Yüksek Seçim Kurulu'nun tavrını beklemekteyiz...
Bizleri adı ve mazisi kirli kişilere oy vermeye zorlayacak mı, yoksa
önümüzü açacak mı?
Oktay Ekşi, Hürriyet ; 18.09.2002
|