|
ABD-Irak ve Türkiye arasında Ankara’da yapılan üçlü toplantı, Türkiye’nin
uzun zamandan beri dile getirdiği şikayetlerin ciddiye alınmaya
başlandığını gösteriyor.
Yani şu ana kadar söylenenlerin, vaatlerin ötesine geçen somut
bir adım.
Üst düzey bir Türk diplomat bu adımı şöyle tarif ediyor:
‘Bir toplantı ile tüm sorunların çözülmesi beklenmemeli. Bu mümkün
değil. Biz iğne ile kuyu kazıyoruz. Ama unutmayın ki Öcalan’ın yakalanmasına
giden süreç de bir iğne ile kuyu kazma süreciydi.’
Bu toplantıya ilk kez Irak Yönetimi’ni temsil eden bir heyet katıldı.
Toplantı için gelen Amerikan heyeti de, Dışişleri Bakanlığı’ndan
Pentagon’a kadar çeşitli seviyelerde yönetimi temsil eden yetkililerden
oluşmuştu. Bu katılım ve toplantıda alınan kararlar bundan sonra
yeni bir dönemin başlayacağını gösteriyor.
Evet, operasyon sözü verilmedi ama PKK terör örgütüne karşı bir
süreç başladı.
* * *
KUZEY Irak’taki PKK’nın Mahmur kampında bundan böyle Irak Ulusal
Güvenlik Güçleri’nin devriye gezeceği sözü verilmesi, tutuklanacak
olan PKK’lıların Türkiye’ye iadesi konusunda yapılan çalışmalarla
birleştirildiğinde, bu konuda bir kıpırdanma olduğunu gösteriyor.
Amerikalılar, şimdiye kadar, ele geçirdikleri kişileri Irak makamlarına
verdiklerini söyleyerek sorumluluğu onlara atıyorlardı. Kürt yönetiminin
de temsil edildiği Irak heyetinin bu toplantılara katılması bu nedenle
önemli. Sorumluların hepsi artık masada.
Türkiye’nin talepleri arasında PKK’nın kurduğu iki partinin -Kürdistan
Demokratik Çözüm Partisi ve Irak Demokratik Yeniden Yapılanma Partisi-
seçimlere girip kendilerini Irak siyasi partisi olarak tescil etmelerinin
engellenmesi var. Seçim kurulu tarafından başvuruları kabul edildiği
için şu aşamada bu konuda ne yapılacağı tam belli değil.
Evet Türkiye, terör örgütüne karşı Irak’ta terörizme karşı savaştığını
söyleyen Amerika’dan aktif bir tavır bekliyor. PKK’ya karşı operasyon
konusunda ısrar ediyor. Ama ABD buna şimdilik yanaşmıyor. Neden?
Belki Irak’ın tek istikrarlı bölgesi olan Kuzey’de istikrarı korumak
için, belki de PKK’yı Kuzey’deki iki Kürt siyasi hareketine karşı
alternatif koz olarak elde tutabilmek için. Her şey mümkün.
Ama, kesin olan bir şey var ki, ABD PKK’ya karşı harekete geçiyor.
Ankara toplantısı bunu gösteriyor. Pekiyi, Türkiye aylardan beri
PKK’nın kuzey Irak’taki faaliyetlerinden, terörü Türkiye sınırları
içinde tırmandırmasından şikayetçi idi, neden şimdi harekete geçildi?
* * *
SEÇİMLER, ABD’nin Irak macerasında çok önemli bir dönemeç. Bu seçimlerin
ne getireceği hiç belli değil. Seçim öncesi, en büyük sorun güvenlik.
Seçim listelerinde kimlerin olduğu, seçim sandıklarının yerleri
bile son ana kadar gizli tutuluyor.
Ya sonrası? Sonrası da tehlikelerle dolu. Bu seçimler, Irak Anayasası’nı
yazacak olan Geçici Ulusal Konsey’in 275 üyesini belirleyecek. Irak
Anayasası yazılırken, Kürtler, Araplar ve Türkmenleri karşı karşıya
getirecek paylaşım kavgası çıkar mı? Bu durum iç savaşa yol açar
mı? Seçimleri protesto eden Sünni gruplar seçim sonrasında silahlı
mücadeleyi tırmandırırlar mı?
İşte yeni dönem, tüm bilinmezlikleriyle karşımızdayken, Washington’un
Türkiye ile ilişkileri değil kriz, pürüz hatta sıkıntı bile kaldıramayacak
derecede kritik önem kazanıyor.
‘Neden şimdi?’ sorusunun yanıtı da galiba burada yatıyor.
Ferai Tınç, Hürriyet
14.01.2005
|