|
Baraj korkusuyla karınca sürüsü gibi bir araya toplanan küçük/küçülen
partiler açısından Yargıtay'ın Recep Tayyip Erdoğan'a ilişkin kararı
umut kapısı oldu. Lideri yasaklı AKP'nin de seçim küskünleri arasına
katılacağı hesabı siyasette yapıldı, korkusu mali pisayasalarda
alınıp satıldı.
Oysa Erdoğan'ın yaklaşımı farklıydı: "AKP olarak şahsımla ilgili
olumlu veya olumsuz ne karar çıkarsa çıksın, biz şu andaki tüm milletvekillerimizle
3 Kasım için vermiş olduğumuz beyanın bugün de arkasındayız, yarın
da arkasında olacağız."
Recep Tayyip Erdoğan'ın 'seçime devam' kararı değişebilir mi?
Açıkçası pek ihtimal vermiyoruz, çünkü:
· AKP lideri Recep Tayyip
Erdoğan'ın seçime sokulmaması ihtimali AKP hesaplarında hep vardı.
Hiç siyasi spekülasyonu yapılmadı, kamuoyuna sanki böyle bir seçenek
yokmuş gibi tavır sergilendi, ancak olası kriz planları aylar öncesinden
hazırdı. Nitekim Yargıtay kararının üstünden bir saat geçmeden partinin
iki yetkili ismi kameralar önünde 'seçime devam' kararını açıkladı.
· Tabii ki Erdoğan'ın asıl
gayesi sandıktan çıkıp başbakanlık koltuğuna oturmaktı. Ama aksi
yönde kararın seçim kampanyasına çok yarayacağı kanaatini taşıdığı
da çok açıktı. Sohbetlerinde -kamuoyu önünde bu konuda tartışmaya
girmekten hep kaçındı- adaylığının önlenmesi halinde meydan meydan
dolaşıp seçmene şikâyet edeceğini samimiyetle dile getirdi. AKP'nin
yeni seçim temasının 'Oylarınızla Recep Tayyip Erdoğan'ın yasağını
kaldırın' olacağı aşikâr.
Dolayısıyla AKP'nin seçime girmemesi için sadece sabırsız parti
tabanının değil kampanyada B planını mağduriyet üzerine kuran genel
başkanın da iknası zorunlu (zor?) olacak.
***
Pazartesi günü bu köşede iki noktanın üzerinde durduk:
1) Seçim barajı adaletsiz kabul ama... Yükselen baraj değil küçük/küçülen
partiler söz konusu olunca barajı indirmek çare getirmez.
2) Partilerarası oy kayması abartılıyor gibi... Hiçbir partinin
yüzde 30'a dayanması öyle yüksek ihtimal değil.
Bu yazı üzerine bir dostumuz, İstanbul iş
dünyasının bir süredir tartıştığı, Mayıs 2002 tarihli kamuoyu araştırmasının
partiler arası oy kaymasına ilişkin bölümünü yolladı.
Aşağıdaki tabloya göre bu seçimde AKP'ye oy atacağını söyleyen her
100 seçmenden 33'ü 1999 seçiminde Fazilet'i tercih etmiş. Yine AKP'ye
yönelen her 100 seçmenden 16'sı 1999'da MHP'ye oy atmış. İlginçtir
geçen seçimlerde DSP'ye oy atıp bu kez AKP'ye yönelenler toplam
içinde yüzde 12'ye yakın. Kısacası AKP çok geniş yelpazeden oy topluyor.
Ancak oranlara bakıldığında küçük veya küçülen partilerin tek nedeni
olarak AKP'yi göstermek mümkün değil. Sorunu liderlik ve politikasızlıkta
aramak zorunlu.
AKP hangi partiden,
kimden ne kadar oy alacak?
|
Fazilet Partisi
|
yüzde 33.2
|
|
MHP
|
yüzde 16.5
|
|
DSP
|
yüzde 11.8
|
|
DYP
|
yüzde 6.9
|
|
ANAP
|
yüzde 6.2
|
|
BBP
|
yüzde 2.7
|
|
HADEP
|
yüzde 0.9
|
|
CHP
|
yüzde 0.7
|
|
Diğer
|
yüzde 2.0
|
|
1999'da oy kullanmadı/hiçbiri
|
yüzde 8.6
|
|
1999'da boş/geçersiz oy kullandı
|
yüzde 1.1
|
|
1999'da oy verdiği partiyi söylemiyor
|
yüzde 3.3
|
|
1999'da yaşı tutmuyordu
|
yüzde 6.2
|
|
TOPLAM
|
yüzde 100.0
|
Enis Berberoğlu, Radikal ; 18.09.2002
|