|
ATİLLA ÖZKIRIMLI da aramızdan ayrıldı, anılarda, kitaplarda ebediyen
yaşayacak.
Yeni kitabı Türk Edebiyatı Tarihi üzerine yazımdan sonra telefonda
konuşuyorduk, makineye bağlı yaşama başlamasına rağmen kitap yazma
umudunu kaybetmemişti, makineye bağlansa da ‘büyük sözlük’ü bitireceğini
coşkuyla anlatıyordu.
Sadece kitaplardan tanıdığımız dostlar vardır, bir de hem kitaplardan
hem yakından tanıdığımız dostlar vardır, işte Atilla benim için
öyle biriydi.
Altın Kitaplar Yayınevi’nde kısa bir süre birlikte çalıştık. O
zaman yayınevinde Yeni Edebiyat dergisini çıkarıyordum, Dr. Turhan
Bozkurt sahibi, ben de yazı işleri müdürüydüm.
Atilla, düşündüğünü söyleyen, ilkelerine bağlı, edebiyatın/edebiyatçının
toplumsal sorumluluk taşıdığını savunan, sol dünya görüşü olan biriydi.
Hepimizin inançlarımızın sınandığı anlar vardır, bu kişiliğimizin
onur zaferiyle çıkması çabasını gösteririz.
Atilla, bu sınavları hep kazandı, ikmale bile kalmadı.
Düşünceleri, inadıkları, yazdıkları yüzünden 12 Mart döneminde
işinden atıldı, YÖK çıkınca bu kez de kendi istifa etti.
O dönemlerde yayınevlerinde çalıştı, sanat sayfaları yönetti.
Eleştirilerinde, edebiyat tarihlerinde, Türk yazarlarının eserlerini
incelerken, onların toplumsal konumlarını da irdeledi.
Portrelerinde, kişilere nasıl yaklaştığı, nasıl sevgiyle baktığını
hemen ilk satırda anlayabiliriniz.
* * *
TÜRK DİLİ, DİL ve ANLATIM kitabı çıktığında ilk yazıyı Toktamış
Ateş yazınca, bana e.posta aracılığıyla bir şaka yapmıştı.
‘Önce senin yazacağını zannederdim, Toktamış önce davrandı.’
Türk Edebiyatı Tarihi’ni yayınlandıktan sonra ilk kez ben yazınca,
böylece Toktamış’ın önüne geçtim. Gene o hatırlattı.
Atilla’nın dil ve edebiyat tarihi konusundaki çalışmaları gerçekten
bu alanda önemli ürünlerdir. Titiz bir çalışmanın sonucunda yayınladığı
bu çalışmalar o kişiler hakkında her zaman yararlanacağımız doğru
bilgiler sundu, Türk edebiyatına toplumcu perspektiften baktı.
Elbette, eleştirmenlerin, edebiyat tarihçilerinin de dünya görüşleri
vardır ve ne kadar nesnel kalmak isterlerse istesinler, onun izdüşümü
sezilir.
Atilla da son eseri Türk Edebiyatı Tarihi’nde edebiyat tarihinde
bu durumdan söz ediyordu ama nesnel kalmayı bilmişti.
İncelediği edebiyat dünyasının bütün ustaları, kuşaklar boyu okunan
kişilerdi. Sadece metinlerle, eserlerle baş başa kalacak okurlarımız,
onun kitaplarını okuduktan sonra daha derinlemesine o kişileri anlayacaklardır.
Ayrıca tek tek kişileri bir bütün içinde algıladığınız oranda,
onların gerçek değerini anlayabilirsiniz. İşte onun gerek dil gerek
edebiyat tarihi konusundaki çalışmaları okurlar için bir rehber
niteliği taşıyan çalışmalardır.
* * *
ÖNEMLİ daha birçok eser vereceği bir çağda ve yaşta aramızdan ayrılması
bizi daha çok üzüyor.
Doğan Hızlan, Hürriyet
24.01.2005
|