| |
Yargıtay 8. Ceza Dairesi'nin Erdoğan hakkındaki
kararı, 12 Eylül Anayasası'nın yasakçı karakterini bir kez daha
ortaya koydu. YSK da Yargıtay'la aynı içtihadı verirse, 312'deki
'iyileştirme' anlamsız kalacak
Yargıtay'ın AKP lideri Tayyip Erdoğan'ı yeniden 'sabıkalı' hale
getiren kararının sonuçları ağır olacak ve siyaseti 12 Eylül hukuku
biçimlendirmeye devam edecek. Yüksek Seçim Kurulu'nun (YSK), Türk
Ceza Kanunu'nun 312. maddesindeki değişikliği Yargıtay gibi önemsiz
sayıp Erdoğan'a milletvekilliği vizesi vermemesi, bütün düşünce
suçlarından mahkûm olanlara ömür boyu siyaset yasağı getirecek.
Yargıtay Başsavcısı Sabih Kanadoğlu da bu görüşte. Kanadoğlu, Anayasa'daki
yasak korunduğu sürece, Erdoğan'ın 'memnu hakların iadesi kararı'
alsa bile, milletvekili seçilemeyeceğini savunarak, peşini bundan
sonra da bırakmayacağını duyurdu.
Geriye yürümedi!
Yargıtay 8. Ceza Dairesi'nin önceki günkü kararında, 'TCK 312. maddedeki
son düzenlemenin suçu ortadan kaldırmadığını kabul etmesi, değişiklikliğin
özgürlükleri genişleteceği beklentilerini boşa çıkardı. Dairenin,
aynı değişikliğin Tayyip Erdoğan gibi 312'den aldıkları cezayı yatıp
çıkmış kişileri kapsamayacağını kabulü ise 'yasalardaki lehe değişiklikler
geriye yürür' ilkesinin sanıldığının aksine otomatik olarak sonuç
doğurmayacağı yönünde şaşırtıcı emsal oluşturdu.
312'liksin sen, öyle kal
Karar, Anayasa, Partiler Yasası, Milletvekili Seçimi Yasası, Mahalli
İdareler Seçimi Yasası ile Dernekler ve Vakıflar Yasası'ndaki '312'
kaynaklı siyaset yasaklarını pekiştirme işlevi de gördü.
Çünkü, Anayasa'nın 76 ve Milletvekili Seçimi Kanunu'nun 11/f maddesi,
TCK 312/2 fıkrasındaki 'halkı suç işlemeye kışkırtma' suçundan mahkûm
olanların milletvekili seçilemeyeceklerini düzenliyor. Mahalli İdareler
Yasası 312 yasaklılarının belediye başkanı, belediye ve il genel
meclisi üyesi seçilemeyecekleri, dernek ve vakıf yöneticisi olamayacakları
yasaklarını içeriyor.
Yargıtay'ın, hangi tarihte ceza almış olursa olsunlar, cezasını
yatmış bile olsalar 312'liklerin sabıkalarının silinemeyeceği kararı,
böylece bugün hemen her siyasi partinin eleştirdiği, ancak iktidardayken
esaslı değiştirmeye yanaşmadığı 12 Eylül hukukunun, siyaseti bundan
sonra da belirlemesine katkı sağlayacak.
Yaşasın 12 Eylül hukuku
Çünkü, 312'liklere ömür boyu yasak 12 Eylül hukukunun Türkiye'ye
bir armağanı. "İdeolojik ve anarşik eylemlere katılma ve bu
gibi eylemleri tahrik ve teşvik suçlarından biriyle hüküm giymiş
olanlar, affa uğramış olsalar bile milletvekili seçilemezler"
hükmü 82 Anayasası'nın 67. maddesinde yer aldı.
33 yıl önceden gerideyiz
Oysa, Türkiye, bu yasaktan 33 yıl önce 1969'da kurtarılmıştı. 1961
Anayasası'nda yer alan 'affa uğramış olsalar da seçilemezler' ibaresi
1969'da metinden çıkarılmıştı. Anayasa Mahkemesi, bu değişikliği
1970 yılında şekil yönünden iptal edince, bu kez de 1974 yılındaki
Anayasa değişikliğiyle madde Anayasa metninden yeniden çıkarılmış
ve 12 Eylül'e kadar bu yasak uygulanmamıştı. Aynı şekilde 312. madde
de, son değişiklik öncesi haline yine 12 Eylül döneminde getirilmiş,
bu nedenle iptali de istenememişti.
Beteri de var
Bu yasal ve anayasal durumun korunması Erdoğan ve diğer mahkûmlar
için, 3 Kasım seçimlerine katılamamak dışında daha 'beter' sonuçlar
doğuracak. YSK, vize vermediğinde başbakanlık hayali suya düşecek
olan Erdoğan, bu durumda partisi hükümet olsa bile kendisi dışarıdan
bakan veya başbakan yardımcısı bile olamayacak. Çünkü Anayasa'nın
109. maddesi, dışarıdan bakan olarak atanacaklarda da milletvekili
seçilme şartlarını arıyor.
Daha önemlisi YSK, Yargıtay gibi Erdoğan'ı sabıkalı kabul eder ve
aday yapmaz ise Erdoğan ve benzerlerine seçilme engeli 3 Kasım'la
sınırlı kalmayacak. Buna göre seçimler 2003'e ertelense de Erdoğan'ın
bu seçimlerden elenmesi sürpriz olmayacak.
Başsavcılık hep takipte
Ömür boyu yasak görüşü Yargıtay Başsavcısı Kanadoğlu tarafından
açıkça dile getirildi. Kanadoğlu, Erdoğan'ın üç yıllık süre bitiminde
(2003 yılı Ocak) memnu hakların iadesi kararını alsa bile seçilemeyeceğini
savundu. Tayyip Erdoğan ve Necmettin Erbakan'ın peşini bundan sonra
da bırakmayacağını gösteren Kanadoğlu, Anayasa'daki 'affa uğramış
olsa bile' yasağı kaldığı sürece memnu hakların iadesinin yasaklılık
durumunun aşılamayacağı yönündeki YSK kararlarını da bu tezine gerekçe
gösterdi.
YSK ne diyecek?
YSK, bugün ya da yarın Erdoğan ve Erbakan başta 312'liklerin durumuna
açıklık getirecek. YSK, alacağı kararla, ya siyaseti özgürleştirecek,
ya da yasaklı siyasete devam vizesi vermiş olacak.
YSK'nın Yargıtay kararına rağmen 312 değişikliğini yeterli görüp
bu kişilere vize vermesi düşük ihtimal de olsa mümkün. YSK, Yargıtay
gibi düşünüp bu kişilere vize vermezse, siyasi yasaklardan kurtulabilmek
için geriye tek yol kalacak: Tek tek yasa maddeleri yerine öncelikle
Anayasa değişikliği yapmak.
Ankara, Radikal ; 18.09.2002
|