| |
Muhalefetin Baykal'a karşı ortak aday çıkarma arayışı boşa gitti.
Sarıgül, 'Tek aday isteyenler kurultayda bana destek versin' dedi
CHP'de, 29 Ocak' taki olağanüstü kurultay için geri sayım başladı.
Dün, CNN Türk'-teki 'Ankara Kulisi' programında gelişmeleri değerlendiren
genel başkan adaylarından Zülfü Livaneli, Mustafa Sarıgül-Deniz
Baykal kavgasının ahlaki açıdan sorunlar içerdiğini ve tartışmalarda
çok ağır ithamlar yapıldığını belirterek, bu durumun Atatürk'ün
partisine yakışmadığını söyledi.
Bu tartışmalar ve ithamlardan sonra Sarıgül'le ittifak kurmalarının
mümkün olmadığını belirten Livaneli, "Tarzımız ve amaçlarımız
çok farklı. Sarıgül'ün ideolojik bir tarafı yok. Kendisi, kavgalar
içinde, sert tavırlarla ve ahlaki boyutları içeren sorunlarla dolu
bir durumda. Bizim yaptığımız ideolojik bir mücadele. Bu nedenle
Sarıgül'le ittifak kurmam mümkün değil" dedi.
'Rüşvet kurultayı'
Sarıgül-Baykal kavgasının çok çirkin olduğunu ve gelinen noktada
bir rüşvet kurultayına gidildiğini vurgulayan Livaneli, bunun Atatürk'ün
partisine hiç yakışmadığını ifade etti. Bu yüzden CHP'de 'zihniyet
devrimi' için yola çıktıklarını belirten Livaneli, Baykal ile Sarıgül'ün
yarışması halinde Baykal'ın kazanacağını ileri sürdü: "Biz
çekilirsek, Baykal'ın kurultayı almış olması kesinlik kazanır."
Sarıgül hakkında yorum yapmaktan kaçınan Livaneli, "Bildiğimiz
klasik siyasi mücadele yöntemlerini kullanıyor. Türkiye ve dünyaya
bakışıyla ilgili bir proje duymadım" diye konuştu.
'İhtirasım yok'
"Herkesi ortak akıla ve barışa çağırıyoruz" diyen Livaneli,
Baykal'ı hedef almadıklarını, partide zihniyet devrimi gerçekleştirmeyi
amaçladıklarını kaydetti. Genel başkan olmak gibi bir ihtirasının
olmadığını, CHP'nin geldiği yerin kendilerini bu yöne ittiğini savunan
Livaneli, "Türkiye' nin önünü gerçekten açabilecek, ideolojik
fikirleri olan birisi gelsin, Sarıgül'le bu noktada anlaşırım. Baykal'ın
karşısına tek aday çıkarmak için çekilirim" dedi.
CHP'yi demokratikleştirmeden Türkiye'nin demokratikleştirilemeyeceğini
belirten Livaneli, Atatürk'ü model aldıklarını, bu modelin de devrimci-sol
bir CHP öngördüğüne dikkat çekti. Livaneli, Atatürk'ü model alarak
CHP'de gerçekleşmesini istedikleri dönüşümü şöyle anlattı:
"Sefalet içindeki bir Türkiye'de sol partinin yükselmesi gerekiyor.
Ama CHP'de bu refleks yok. CHP, kitlelerden koptu. Bağımsızlıktan
yana olmalıyız ama AB' ye yönelik akılcı davranmalıyız.
'Kesintisiz devrim'
CHP'nin kuruluşundaki devrimciliği harekete geçirecek bir yapıyı
savunuyoruz. CHP'de, bürokraside, siyasette, zihniyette kesintisiz
devrim istiyoruz. CHP' yi demokratikleştirmeden Türkiye'yi demokratikleştiremezsiniz."
CHP'nin, Cumhuriyet'in kurulduğu günlerdeki 'devrimci' ruhuna dönmesi
gerektiğini düşündüğü için Baykal'la Sarıgül'ü eleştirdiğini belirten
Livaneli, ağır tartışmaların yaşandığı bir CHP yerine, verimli muhalefet
yapacak bir CHP'yi tercih edeceğini anlattı. "Atatürk'ten sonra
CHP' nin başına geçen İsmet paşa, kadehini AB uygarlığı için kaldırmıştı.
Tabii o zaman Ankara, kadeh kaldırılabilen bir Ankara'ydı"
diyen Livaneli, CHP' nin bugünkü haliyle devrimcilikten ne kadar
uzak olduğunu herkesin gördüğünü söyledi.
Baykal dahil CHP yönetiminin başta AB konusunda olmak üzere muhalefet
ederken 'küskün çocuk' tavrıyla hareket ettiğini ileri süren Livaneli,
şunları söyledi: "Kimse, 'Ben nasıl çözüm üretirim' demiyor.
CHP, AB ile müzakerelerin nasıl yürütüleceğini baştan söylemeliydi.
Oysa şimdi çıkılıyor, yabancılara mülk satışına karşı çıkmak gibi
anlamsız çıkışlarda bulunuluyor. 'Yabancı sermaye gelecek, bizi
soyacak' anlayışının terk edilmesi, Türkiye'deki işsiz milyonlarca
gencimizle yabancı sermaye bu topraklar üzerinde buluşturulmalı.
En önemli sorun bu."
Askeri harcamaya sınır
Devrimci bir bürokrasiyle tüm sorunları çözebileceklerini, eğitime
ayrılan payın artırılması gerektiğini savunan Livaneli, askeri harcamaların
makul düzeye indirilmesinin de şart olduğunu vurguladı. "Atıl
yatırımlardan kurtulsanız bile kaynak sıkıntınızı çözersiniz"
diyen Livaneli, arkadaşlarıyla Türkiye'nin sorunlarına ilişkin çözüm
raporları hazırladıklarını belirtti.
Ankara, Radikal
24.01.2005
|