|
‘BİZ bu görüşmelerden tatmin olmadık, bunu raporumuza yazacağız,
sizin kadın sivil toplum örgütlerinin görüşlerine daha fazla ağırlık
tanıyacağız.’
Bu sözler geçen perşembe New York’ta Birleşmiş Milletler binasında
söyleniyor. Söyleyen Kadına Karşı Ayrımcılığı Önleme Komitesi temsilcileri.
Anılan komitenin Türkiye ile yaptığı toplantı sonrasında söyleniyor.
B.M. Komitesinde 23 ayrı ülkeden, 23 kişi var, Hollandalı erkek,
diğerleri kadın üye.
Türkiye’yi ise, Devlet Bakanı Güldal Akşit başkanlığında, İç, Dış,
Adalet, Çalışma, Milli Eğitim ve Sağlık Bakanlığı bürokratlarının
katılımıyla geniş bir heyet temsil ediyor. Konu, Türkiye’deki kadın
hakları, kadın hukuku ve son kabul edilen Ceza Yasası’nın ilgili
maddeleri.
NAMUS MU, TÖRE Mİ?
Türkiye ile ilgili durumu Güldal Akşit sunuyor. Ardından, komite
üyeleri sorular yöneltiyor.
Üzerinde en çok durdukları konulardan biri, töre ya da namus cinayetleri.
Bir komite üyesi, ‘Tüm uluslararası sözleşmelerde namus cinayeti
kavramı geçiyor, oysa siz töre cinayeti diyorsunuz, neden’ diye
soruyor.
Güldal Akşit: ‘Ha töre, ha namus cinayeti, ikisi de, bizde aynı
anlamda. Son ceza yasasında bu suç en ağır biçimde cezalandırılıyor.’
Akşit’in yanıtına bir komite üyesi ‘Bekleyelim, uygulamada göreceğiz’
karşılığını veriyor, ama belli ki, pek tatmin olmuyor. Bir başka
üye, yasanın iki ayrı maddesindeki ceza çelişkisine dikkat çekiyor.
SIĞINMA EVLERİ
Diğer bir konu, kadınlar için açılan sığınma evleri. Burada yeni
bir düzenleme var. Belediyeler de açabiliyor. Komite üyeleri, ‘Sığınma
evlerini devlet işletmelidir’ diye itiraz edince, Bakan Akşit, ‘İşletmeye
biz devam edeceğiz, ancak yeni açılacak evler için belediyelere
görev veriyoruz’ diyor. Adamlar, devlette ısrarlı!..
SEKİZ YILLIK EĞİTİM
Komitenin Türkiye’yi kutladığı konu, sekiz yıllık eğitim. Üyeler,
‘sekiz yıllık zorunlu eğitimle birlikte, kadın-erkek arasındaki
eğitim eşitsizliğini giderdiniz’ dediğinde, Akşit memnun:
‘Sekiz yıllık eğitim, gerçekten kız çocuklarının okullaşma oranının
artmasında büyük rol oynadı, kadın-erkek eşitliğinde sekiz yıllık
eğitim en önemli adımlardan biridir.’
Sekiz yıllık zorunlu eğitime AKP’den zaman zaman çıkan çatlak sesleri
düşününce, Akşit’in bu çıkışını cesur bulmamak mümkün değil!..
KADININ İSTİHDAMI
Türkiye’de çalışan kadın çok az. Komite bunu kayıtlara geçiriyor
ve soruyor:
‘Türkiye’de çalışan kadın sayısı, dünya ölçülerine göre, rekor
sayıda düşük. Bunun nedeni?..’
Akşit yanıtlıyor: ‘Kadınlar için meslek okulları açtık. Artış var.’
Komite: ‘Kadının istihdamına engel, meslek sahibi olmayışı değil.
Evde kalıp, çocuğa bakma zorunluğu. Ya da eşi izin vermiyor. Örneğin,
sizde iki-beş yaş arasındaki çocuklar için kreş sayısı ne kadar?..’
Akşit, yanındaki bakanlıkların temsilcilerine soruyor, sonra: ‘Bizde
böyle istatistik yok!..’
Kadınların çalışması tartışılırken, konu kadının siyasal yaşamdaki
yerine geldiğinde, Akşit:
‘Kadın olarak siyasete girerken, ben de güçlükler yaşadım. Ama,
şimdi zamanla bu güçlükleri aşıyoruz.’
Buralarda Akşit, kendi partisinin genel tutumunun ötesinde, objektif
yanıtlar veriyor.
VE TÜRBAN
Çok çarpıcı, komite ile Türkiye’nin anlaştığı tek konu, türban!..
Hem Türkiye, hem komite türbana aynı açıdan yaklaşıyor. Yani, türban
yasağının kaldırılması gerektiğinde taraflar anlaşıyor.
Biraz sonra takke düşüyor, kel görünüyor!.. Komitedeki Portekizli
bayan üye, kuliste anlatıyor:
‘Sizden birkaç bayan geldi, türban yasağının kaldırılması gerektiği
yönünde sorular sormamızı istedi. Ben pek hoşlanmadım bundan. Başka
üyelerle de görüşmüşler. Türban konusunda, biz de komitede ikiye
bölündük.’
Toplantıda türbanla ilgili soru yine de var. Bakan Akşit:
‘Türkiye’nin çözmesi gereken bir sorun bu. Ama, yasaklarla çözüm
olmaz.’
İlginç nokta, Portekiz’li üyenin bazı komite üyelerine türban kulisi
yapıldığını söylemesi. New York’a giden heyette bakanlık temsilcilerinin
dışında, AKP MKYK üyesi, Başbakan danışmanı türbanlı bir bayan da
var. Hayır, bu üyenin kulis yaptığını söylemiyorum. Sadece, not
olarak düşüyorum.
Peki, New York’taki türban kulisini yönlendiren kim olabilir?..
Sakın, şu ünlü Merve Kavakçı olmasın?.. Kim bilir?..
Toplantı ile ilgili B.M. raporu önümüzdeki günlerde Ankara’ya ve
sivil toplum örgütlerine gönderiliyor.
Yalçın Doğan, Hürriyet
26.01.2005
|