| |
Milliyet Ekonomi'de pazartesi yayımlanan yazısında Kemal Derviş,
"Solun ekonomiye bakış açısı"nı anlattı. Kemal Derviş,
"sol"u 3'e ayırdı. (1) Radikal sol, (2) Popülist sol,
(3) Sosyal demokrat yaklaşım.
Kemal Derviş, Brezilya'nın Porto Alegre kentinde yapılmakta olan
Davos'a alternatif toplantıya katılanların sol anlayışını "çağdaş
sosyal demokrat" yaklaşım olarak tanımladı. CHP'nin benimsediği
ve politik platformlarda ortaya koyduğu genel görüşün bu tür bir
sol yaklaşım olduğunu belirtti. (Kemal Derviş'in bu anlatımında
bir yanlış bilgilendirme olmalı. Çünkü Porto Alegre toplantılarına
katılanlar Brezilya, Şili, Arjantin ve Güney Amerika'nın diğer ülkeleri
ile Hindistan gibi ülkelerden gelen, gerçek anlamda radikal (pratikten
çok teorik ve romantik) sol fikirleri benimseyenler. Bunların CHP
ile ne ilgisi var? Anlamak güç.)
Kemal Derviş gibi teorik ve pratik birikimi olan bir bilim ve devlet
adamının değerlemeleri tabii ki önemlidir. Milliyet Ekonomi'de yayımlanan
yazısı bilgi vericidir ama, Kemal Derviş herhalde uzun süre yurtdışında
yaşadığından, Türkiye'de bulunduğu süre içinde de halka inemediğinden,
"seçkin çevreler" dışındaki tartışmaları izleyemediğinden,
halkın yaşamını gözleyemediğinden bazı konularda yanılıyor.
Özlemimiz "gerçek sol"
Kemal Derviş'in anlatımıyla "Radikal sol, küreselleşme olgusuna
zaman zaman tümüyle karşı çıkmakta, bazen mümkün olduğu kadar az
dış ticaret yapan, kendi kendine yeten, yerel üretime dayanan bir
dünyayı, küresel bir karşılıklı bağımlılık ve etkileşim sürecine
tercih etmektedir."
Tabii ki dışarıda ve içeride bu görüşleri de savunanlar var. Ama
Türkiye'de bu görüşlere dayalı bir "sol hareket" bugüne
kadar olmadı ki...
Türkiye'de özlemi çekilen sol yaklaşım, küreselleşme ve serbest
piyasa gerçeği çerçevesinde, insanlara insanca yaşama imkanı sağlayacak
bir ekonomik ve sosyal düzeni hedef alan harekettir.
Bu hareket tabii ki "güçlü, etkin bir devlet ve kamu politikası"
ile yönlendirilerek desteklenecektir.
Kemal Derviş, "gerçek sol" arayışında güçlü ve etkin bir
devlet ve kamu politikası yokmuşçasına, "çağdaş sosyal demokrat
anlayış" adını verdiği sulandırılmış sol yaklaşımın temel özelliği
olarak bunlardan söz ediyor.
Türkiye'de sol hareket özlemi içinde olanlar, sosyal demokrasi,
piyasa ekonomisi ve özel girişime karşı değil ki... Gerçek solcular
bu sistemlerin insanları ezmeyecek biçimde işlemesini savunuyor.
Borçtan kurtulmak özlemi
Kemal Derviş, "Borç ödemelerinden tasarruf edilecek kaynakların,
kamu yatırımlarına ve sosyal harcamaların artışına tahsis edilmesi"
için "devletlerin iç borçlarının yeniden yapılandırılması"nı
"radikal sol"un kabul edilemez yaklaşımı olarak değerlendiriyor.
Fakat bu ülkelerin ve özellikle Türkiye'nin borç belasından nasıl
kurtulabileceğine hiç değinmiyor.
Bir tam sayfalık yazıda, Türkiye gibi (ve hatta Türkiye'den daha
da fakir) ülkelerde iş ve aş sorununun nasıl çözüleceği, insanların
"doğuştan itibaren fırsatlara erişme eşitliğinin nasıl sağlanacağı"
konusunda Kemal Derviş'in ve "CHP'ye hakim olması önerilen
sosyal demokrat yaklaşımın" ne düşündüğü konusunda bir işaret
bulunmuyor.
Kemal Derviş sadece Türkiye'de değil, dünyanın başka ülkelerinde
de bir kişiye nasip olmayacak bir şansla, 17 ay ülke ekonomisini
"tek başına" yönetti. İstediği kanunu çıkardı. İstediği
kişiyi istediği yere getirdi... Açık anlatımıyla kendi kafasındaki
"çağdaş sosyal demokrat anlayışı"nı uygulamak, sergilemek
imkanını buldu. Türkiye'nin bugün bulunduğu çizgi iyi ise, halkın
durumunda bir iyileşme var ise, "yazdıkları doğrudur".
Güngör Uras, Milliyet
26.01.2005
|