Kurultay öncesi CHP komploları

 

CHP'deki tarihi kurultaya, gerilim romanlarını aratmayan "komplo teorileri" damgasını vurdu.


Fehmi KORU

Kurultay 1 Mart’ın rövanşı olabilir


BAYKAL’ın aklından geçen ‘düşünce’yi ‘evham’ mı saymalıyız? Türkiye’ye uzak olmayan iki ülkede, Gürcistan ve Ukrayna’da, seçimle işbaşına gelen iktidarlar ABD’nin dünyaya nizamát verme niyetinin ciddiyetini göstermeye yetti. Bush’un başında bulunduğu ABD’nin stratejisi, savaş veya barış fark etmiyor, dünyanın her tarafında kendine yandaş yönetimler üretmek. ABD yanlısı adayların sonuç almak için kullandıkları unsurlar arasında ‘komplo’ da var. Uzaktan yapılan planlar her yerde başarıyla hayata geçirilemiyor. Irak savaşıyla ilgili hesap 1 Mart tezkeresinin nasıl olsa geçeceği kabulü üzerine oturuyordu. İki önemli hesap hatası 3. bir hatanın daha yapılabileceğinin işareti sayılabilir. Eğer CHP kurultayı gerçekten 1 Mart’ın rövanşı ise Baykal’ın yeniden lider çıkması, uzaktan plan kuranlar açısından, Türkiye’yi ‘hesaba-kitaba gelmez bir ülke’ statüsüne iyice yerleştirecektir. CHP’nin özelliği sebebiyle daha farklı bir cepheleşme var, ancak ‘olağan kuşkulular’ yine sahnede. Kimi ön saflarda, kimi sütre gerisinde.

Doğu PERİNÇEK

CHP’yi Baykal’la denetleyemiyorlar

BU tehlike CHP’nin bütün genel başkan adayları açısından geçerlidir. Çünkü CHP, 1960’lardan itibaren Kemalist devrimi terk edip, Batı’da icat edilmiş sosyal demokrasiye bağlandı. 25-30 yıldır da Batılı liberal partilerle liberalizm ve Amerika’ya bağlılık yarışı yapmaktadır. Baykal da hem Türkiye’de, hem CHP’de ancak ABD’nin ruhsatı ile iktidar olunabileceği felsefesini kabul etmiş ve uygulamıştır. ABD açısından artık, CHP’nin Baykal aracılığıyla denetlenemeyeceği ve Amerika planlarında görev yapamayacağı saptanmış.Büyük devletler, at değiştirme yoluna gidebiliyor.

Mahir KAYNAK

Operasyon var ama nedeni farklı

CHP’ye yönelik bir operasyon olduğu doğru, ama sebebi yanlış. Bunun tezkereye bağlanması yanlış. Daha geniş bir sebebi var. İlki, global bir ekonomik dünya görüşüne sahip olması isteniyor. Derviş bu akımı temsil ediyor. İkinci boyut, ideolojik tavır. O da, Kemalizmin dar bir sınır teşkil ettiği, Türkiye dışında anlam ifade etmediği, bunun yerine de evrensel bir ideolojiye sahip olması gerektiği söyleniyor.

Hürriyet
27.01.2005