|
Latife Hanım, Gazi ile evliliğinde "başarılı" olsaydı,
son nefesine kadar onun yanında bir kader ortağı olarak kalabilmiş
olsaydı ve hele hele de Gazi'ye "evlat verebilmiş" olsaydı,
o zaman işte kişisel hatıratı çok büyük değer taşıyabilirdi.
Yukarıdaki satırlar İlker Sarıer'e ait ( Sabah, 6 Şubat ). Bu saptamadaki
'bakış açısına'na katılmıyorum. Evet evlilik başarısızdı ama bunu
niye Latife Hanım'a yüklüyoruz? Siz Mustafa Kemal'i 'bir erkek'
veya 'bir koca' olarak sütten çıkmış ak kaşık mı sanıyorsunuz? Fikriye
Hanım'a ettiği haksızlığı bilmiyor musunuz? Sadece Fikriye'ye değil
kendi milletine de haksızlık etmedi mi: Sabahlara dek süren içki
sofraları olmasaydı daha uzun yaşamaz mıydı? Onun Köşk'teki masasından
bizzat İsmet İnönü yaka silkmiyor muydu? Ülke kurtarmak başka bir
şey; evlilik kurmak ve onu yürütmek başka... 'Evlilik ve hata' perspektifinden
bakıldığında bence Gazi, Latife kadar hatalıdır.
Not: İlker abi, kimin kime evlat veremediği konusunda emin misin?
Elinde bir kanıt var mı? Sakın tam tersi doğru olmasın? Dua et ki
feministler eskisi kadar faal değil; yoksa bakış açından dolayı
seni lime lime ederlerdi!
Emre Aköz, Sabah
07.02.2005
|