|
GEÇEN hafta sonu yapılan CHP Olağanüstü Kurultayı, öncesinde Deniz
Baykal cephesinden estirilen ‘değişim’, ‘yeni vitrin’ rüzgárlarını
boşa çıkaran kurultayların dördüncüsü oldu.
Cumartesi günkü Parti Meclisi (PM) toplantısı bunu bir kez daha
kanıtladı.
Değişim rüzgárı, Baykal’ın PM toplantısında yanına iki genç üye
alarak görüntü vermesiyle sınırlı kaldı.
Baykal, partinin en etkin organı olan Merkez Yönetim Kurulu’nda
kayda değer bir değişikliğe gitmediği gibi, 20 üyeden sadece ikisini
kadınlar arasından seçerken, birlikte görüntü verdiği gençliği ise
unutmayı yeğledi.
Değişime kapalı olduğunu bir kez daha ortaya koyan Baykal’ın, bu
tercihi ile karşısındaki cepheyi genişlettiği görünüyor.
YENİ AYRILIKLAR GELİYOR
CHP kulislerine bakıldığında, bu tablonun, yeni hareketliliklere
neden olacağını söylemek kehanet olmasa gerek.
Kurultay Baykal’a, sadece ‘Baykalcı’ delegenin katılımına rağmen
PM’ye düşük oyla giren isimleri vitrininden uzaklaştırma cesareti
vermedi.
Ancak aynı kurultay, kötü performansına karşın Mustafa Sarıgül’ün
aldığı 460 oy nedeniyle CHP’de çok kişiyi de hareketlendirdi.
Bu hareketlilik içinde olanlar arasında, kurultayda desteğini Baykal’dan
yana koyan CHP’nin önemli isimleri de var.
Yakın süreçte, bu isimlerle Baykal’ın yollarının ayrılacağı görülecektir.
Daha kurultayın ertesi günü harekete geçen, partiden kopmayı düşünenleri
bundan vazgeçiren bu isimler, cumartesi günkü PM seçimleri sonrasında,
denizin bittiğine bir kez daha karar verdiler.
PM toplantısında Baykal’ın, olağan kurultayın sonbaharda yapılacağı
yönündeki sözleri de ayrışmaya tuz biber ekti.
TEŞKİLAT SAVAŞI BAŞLIYOR
Sarıgül’e ve Zülfü Livaneli’ye destek veren muhalefeti de içermesi
planlanan bu yeni geniş hareket, işi kurultay öncesi süreci kapsayan
bir-iki aylık çalışmaya bırakacak gibi değil.
Başta delege seçimleri olmak üzere, ilçe ve il kongrelerinde kıran
kırana bir mücadele başlatılacak.
Harekete en büyük desteğin, doğal olarak yeniden seçilememe kuşkusunu
hissetmeye başlayacak olan milletvekillerinden gelmesi sürpriz değil.
Genel başkan adaylığı için Baykal’a imza vermeyerek mesafeli tutum
alan 70 milletvekiline yarısı kadar ilave olması kimseyi şaşırtmayacak
gibi.
Çünkü bir kez daha yinelemeli ki kurultayın mesajları net oldu.
Kurultay, Baykal’ı düşük bir oyla seçerek onun, hem olağan kurultayda
desteğini arayacağı arkadaşlarını geri plana çekme hem de muhaliflerine
karşı geniş çaplı tasfiye hareketine girişme cesaretini kırdı.
Oysa bu kurultay muhaliflere ise ayrılmama, mücadele etme cesareti
verdi.
Süreç şimdilik böyle yürüyor, yürüyecek gibi de.
Hakkari’den İzmit’e gezmeye başlayan Baykal, alışık olunmayan bu
performansını sürdürür, muhalefet de meydanı kendisine bırakmazsa
CHP’nin 12 Eylül sonrası en popüler, en hareketli dönemine tanık
olabiliriz.
Şükrü Küçükşahin, Hürriyet
07.02.2005
|