| |
Türk Nasyonal Sosyalizmi, burgu makarnalık değil de, burguçluk
diyebileceğimiz fantastik modellerde varlığını sürdürebilmek için
cansiperane bir mücadele vermekte.
Latife Hanım'ın o en baharında kesip attığı hayatından kalanları;
onca sansürlenmiş/perdelenmiş/zımni bir ev hapsiyle geçirilmiş o
hicranlı ve hakikatli hayatçıktan arta kalanları, BİZLERİN görmemesi
için verdikleri kanlı canlı mücadeleye bakın bir.
BİZLERle kasıtleri herkes -Potansiyel Kem Gözler. Çok büyük bir
olası düşman kitlesi.
Latife Hanım'ın etten ve kemikten ibaret gerçek bir insan olduğuna,
kendini Uluğlar Uluğu Mustafa Kemal ATATÜRK'ün, TANRISAL'ın yani,
Seçilmiş Eşi olarak görmek yerine, çevresindekilerin ağır kuşatılmışlığı
altında aşırı pohpohlanan bir liderin çok yalnız bırakılmış 'eşi'
olarak görebilmemiz ihtimalinin, vahim endişesi ile-Nitekim biliyoruz
Latife Hanım'ın yukarı kattan, aşağıda yemek salonunda cereyan eden
başı sonu belli olmayan tahammülfersa rakı sofralarına, topuklarını
vurarak tavır koyduğunu.
Biliyoruz camı açıp 'Kemal!' diye bağıracak kadar (kocasına!) kendini
normal bir devlet başkanının, normal bir 'eşi' zannettiğini, zannedebildiğini.
TANRISAL'a karşı yapılan tüm bu densizlikleri, diğer sevgilileri,
nerdeyse ebedi kumaları sineye çekmemesindeki cüreti -O cüretin
bizlerde uyandırması 'farz' dehşetengizlik hissini.
Tüm bu tarifeyi biliyoruz: Çocukluğumuzdan beri gittiğimiz yazlık
evlerin aklımıza kakılmış vapur tarifeleri gibi.
Ama bildiklerimizle yetinmek, mümkünse onları 'rivayet' 'tevatür'
'iftira' 'kara çalma' 'abartı' 'münasebetsizlik' tarzı etiket örtülerle
örterek geçip gitmek yerine-Evet! Bastırılmış Tarih ülkesi burası.
Kemalizm'i 'ideoloji' olarak kakalayacaksan, gazlayacaksan, ısrarcıysan
bu primitif kıymeti kendinden menkul tanımında ideolojinin-Ağır
bir panzehir (ve esasında zehir) olarak onlarca yıldır kullanmakta
olduğun Kemalizm, tüm gücünü senin uyduruk/şişirilmiş/yalan yanlış
Resmi Tarih tasvirlerinden, menkıbelerinden, ağıtlarından almakta
ise-Evet! Senin için hakiki bir insan olan, dahası kişilikli, eğitimli,
bağımsız tabiatlı BİR KADIN olan Latife Hanım'ın kaleme aldığı Fransızca
yazılmış aşk romanı da bir tehlike içerir, mektupları da, notları
da, defterleri de, sergüzeşti de.
Senin için herrrr şey bir tehlike içerir Mankafa İdeoloğum!
Senin için Mustafa Kemal'in TANRISAL olmadığına: aynen senin gibi,
benim gibi etten kemikten bir insan olduğuna delalet teşkil edebilecek
her küçük, insani şey vahim bir tehlike, bir tehdit, bir küfür içerir.
Zira sen yobazsın.
Sen köktendincisin.
Sen fanatiksin.
Ve her fanatik kadar da kazkafalı, tutuk, tutucu ve çekilmezsin.
Senin dinin Kemalizm dini.
O muhabbete: 'Mustafa Kemal bakalım, bunun böyle olmasını ister
miydi ki!' muhabbetine de hiç girmiyorum.
Zira Gerçek Mustafa Kemal'i tanımıyorum. Sen ve senin gibi otkafalılar
gerçek Mustafa Kemal'i tanımamamız için: insan olanı, insani olanı-her
şeyi yaptınız. Yaptılar.
Siz bastırdıkça o kitapları, diktirdikçe o çirkin heykelleri, her
tarafı ismiyle donattıkça; hakikatten öcü gibi korktukça, kaçtıkça,
tırstıkça, sakladıkça adamı, adamı saklayıp 'ideoloji' yaftası altında
kutlama konuşmalarını 'hadis' 'amentü' 'dua'vari ezberlemelere tabi
kıldıkça; hiçbir hakikilik duygusunun, hiçbir nesnel tarihi perspektifin
mümkünatı buralarda, kalmadı.
Son hezeyanınız da bu olsun. Aman Latife Hanım Arşivi'nin turşusunu
sıkı kurun. Aman bir lider eşinin yaşadıklarına, içinden geçenlere,
başına gelenlere dair düşünmüş olabileceklerini, yazmış olabileceklerini;
bu denli efendi, bu denli kontrollü, Mustafa Kemal'den sonra şahsi
hayatını iptal etmiş bu kadının dahi, bir kadın olarak hissiyatını
TAMAMEN sansürleyin. Örümcektutmuş beyinlerinizin projeksiyonu,
o arşivlerin tutacağı örümcekler olsun.
Hakikatler gün ışığına çıkmasın.
Sizler de Drakulalar misali. Sonra erir gidiverirsiniz gün ışığında.
Aman kendinize pek dikkat edin. Siz bize pek lazımlıksınız.
Sizler olmasanız biz çoluk çocuk gafiller, nerde ne yaparız sonracığıma?
Perihan Mağden, Radikal
06.02.2005
|