'Türban çıkışı niyet beyanı'

 

Başbakan Erdoğan'ın, türban yasağını kaldırmak için çalışma başlattıklarını açıklaması, AKP yöneticilerini şaşırttı. AKP'liler, 'Bu konuda bir hazırlığımız yok' derken, YÖK de karşı çıktı

Başbakan Tayyip Erdoğan'ın, Almanya'da bir gazeteye verdiği demeçte üniversitelerdeki türban yasağını kaldırmak için çalışma başlattıklarını açıklaması, uzun süredir dondurulan tartışmayı yeniden gündeme getirdi. Erdoğan, başörtüsü yasağının özgürlükçü olmadığını ve zaman içinde bu yasağın kaldırılması konusunu gündeme getireceklerini söyledi. AKP yöneticileriyse konuya temkinli yaklaştı.

Çelik: Bize söylemedi
AKP Grup Başkanvekili Faruk Çelik, Türkiye'nin artık yasaklar ülkesi olmasını istemediklerini belirtirken, Başbakan'ın bu düşüncesini grup yönetimi olarak kendileriyle paylaşmadığını açıkladı. Çelik, AKP grubu olarak türban yasağının kaldırılmasına ilişkin bir yasa değişikliği yönünde hazırlıkları olmadığını söyledi.
Toplumun hiçbir kesiminde bu konunun tartışılmadığını belirten Çelik, "Toplumu ilgilendiren daha önemli konular var. Toplum kendi yaşantısında bunu çözmüş. Ama siz halen Ankara'dan dayatmacı bir mantık içerisinde konuyu ele alıyorsanız, kabuğu delememişsiniz, çevrenizdeki olayları ve dünyayı göremiyorsunuz demektir. Başbakan bir 'çözüm' diyorsa, bu anlamda söylüyordur" dedi.

Kuzu: Gündemde yok
Anayasa Komisyonu Başkanı Burhan Kuzu da, Erdoğan'ın açıklamasını,
'Çözmeye çalışacağız' anlamında söylediğini ileri sürdü. Kuzu, türban konusunda gündemlerinde bir yasa veya Anayasa değişikliği bulunmadığını ifade etti. Kuzu, "Şu aşamada bize verilmiş bir talimat veya hazırlık yok. Başbakan bunu düşünce babında söylemiş olabilir" diye konuştu.
Türban nedeniyle atılanlar da dahil olmak üzere üniversitelerden atılan öğrencilere af düzenlemesi üzerinde çalışan TBMM Milli Eğitim Komisyonu Başkanı Tayyar Altıkulaç da, türban yasağının kaldırılması konusunda kendilerinin herhangi bir çalışması olmadığını söyledi. Ömer Özyılmaz da türban sorununun ancak uzlaşmayla çözülebileceğini belirtti.

DYP'den destek
DYP'den ise türban yasağının kaldırılmasına destek geldi. DYP lideri Mehmet Ağar, "Buyursunlar yapsınlar. Biz daha önce destek vereceğimizi söyledik" dedi.
YÖK Başkanı Prof. Dr. Erdoğan Teziç ise türbanla ilgili yeni bir yasal düzenleme yapılmasının hiç isabetli olmayacağını söyledi. Bunun, yeni hukuki sorun ve sıkıntılara yol açacağını belirten Teziç, Anayasa Mahkemesi, AİHM'nin ve Danıştay'ın kararlarının ortada olduğuna dikkat çekti.

CHP: Doğru değil
CHP'li Mustafa Gazalcı da türbanın siyasi bir simge olarak dayatılmasını, ikide bir ülkenin gündemine getirilmesini doğru bulmadıklarını açıkladı. Anayasa Mahkemesi ve AİHM'nin kararları sonrası türbanın kamusal alanlarda kullanılamayacağının artık kabul gördüğünü kaydeden Gazalcı, "Yetkililer, bu konuyu sürekli kaşıyacaklarına, bence artık ortamı yumuşatmalılar" dedi.

Nasıl yasaklandı?
Anayasa Mahkemesi, 1989 ve 1991 yıllarında, ANAP hükümetinin YÖK Yasası'nda yaptığı iki farklı değişikliğin iptali için açılan davalarda verdiği kararlarla, üniversite ve resmi kurumlarda türban takılmasının önüne geçti. Mahkeme, 1989'da, türban serbestliğinin Anayasa'nın değiştirilmesi mümkün olmayan başlangıç ilkelerine aykırı olduğunu kaydetti. Mahkeme, serbestliğin, kamu hukuku alanındaki bir düzenlemenin dinsel esaslara dayandırılması suretiyle laiklik ilkesine aykırılık oluşturduğunu belirtti.
Mahkeme, 1991'de ise, 'Kılık kıyafet serbestisi, dini inanç sebebiyle boyun ve saçların örtü ve türbanla kapatılması ve dinsel nitelikli giysileri kapsamaz. Bu konudaki düzenlemeler, Anayasa Mahkemesi kararlarına aykırı olarak gerçekleştirilemez' dedi.
Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi de (AİHM), geçen yıl haziran ayında verdiği kararında, Türkiye'de kamusal alanda türban yasağını oybirliğiyle onayladı. Kararda, üniversitelerde uygulanan türban yasağının Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'ne aykırı olmadığı belirtildi.

Ankara, Radikal
08.02.2005