Tunceli kayıpları Meclis'te

 

CHP'li Sinan Yerlikaya, Tunceli'de 1994'te kaybolan yedi köylünün araştırılması için İnsan Hakları Komisyonu'na başvurdu. Hozat ve Mazgirt'te muhtarların istifaya zorlandığı iddiası da gündemde

İnsan Hakları Komisyonu'nun, Diyarbakır'ın Kulp ilçesindeki 11 köylüye ait toplu mezar iddialarının üzerine gitmesi, Tunceli'deki kayıp yakınlarını umutlandırdı. CHP Tunceli Milletvekili Sinan Yerlikaya, Gökçek Köyü'nün Mirik mezrasında 24 Eylül 1994'te Bolu Komando Tugayı'nın operasyonunda gözaltına alınan Hıdır, Hatun, Elif ve Yeter Işık ile Düzali, Gülizar ve Dilek Serin'in yanı sıra, operasyon sonrası kaybolanları aramaya çıkan ancak ertesi günü cesedi bulunan Ali Işık'ın akıbetinin araştırılması için komisyona başvurdu.
Dilekçesinde, bugüne kadar bir bilgi alınamayan kayıpların, askerler tarafından operasyonlar sırasında evlerinden alındığının iddia edildiğini belirten Yerlikaya, "Kamuoyu, Tunceli'deki kayıpların aydınlanmasını bekliyor" dedi.

Komutandan şikâyet
CHP Milletvekili Ahmet Ersin de, geçen yılın kasım-aralık aylarında Tunceli'nin Hozat ve Mazgirt ilçelerindeki muhtarlara yönelik baskıların araştırılması için bu hafta komisyona başvuracağını söyledi. Ersin, İHD, KESK ve Tunceli Dernekleri Federasyonu'nun baskıya uğradıklarını iddia eden muhtarlar ve yetkililerle yapılan görüşmeler sonucu hazırladıkları raporu komisyona sunacak. Rapordaki iddialar şöyle:
"10 Kasım 2004'te, Hozat'taki 28 köyün muhtarını toplayan alay komutanı albay Namık Dursun, dağda çocuğu olanların istifasını istedi, etmeyenin mührünü elinden alacağını belirtti, 'Tuncelilerin yüzde 80'i sol örgütlere mensup. Askerle işbirliği yapmayanlara yaylaya çıkış izni yok' dedi.
Mazgirt'e bağlı Kızılcık Köyü Muhtarı Zülfü Aslan zorla istifa ettirilerek mührü 1. azaya verilmek istendi, o kabul etmeyince mühür okuma-yazması olmayan 2. azaya zorla verildi. Balkan Köyü Muhtarı Haydar Kaplan'ın mührü de yine komutan tarafından, 'Köye gelip gidenleri bana söylemiyorsun, sizin için en iyisi bir an önce bu köyleri terk etmenizdir' denilerek, elinden alındı. Dayılar Köyü Muhtarı Haki Çelik ise sivil giyimli üç JİTEM mensubu tarafından Tunceli'de dövüldükten sonra koma halinde yol kenarına bırakıldı. Köyünü terk eden Çelik'ten haber alınamıyor."

Ersin: Husumet var
CHP'li Ersin, yaşananları şöyle değerlendirdi: "Tunceli'de olağanüstü dönemde yaşananlar nedeniyle asker ve polisle, halk birbirine karşı husumet güdüyor. Olağan yaşama dönülmesi için öncelikle olağanüstü dönemde görev yapan asker ve Emniyet görevlilerinin tümü değiştirilmelidir."

İddialar artıyor, komisyon susuyor
İnsan Hakları Komisyonu'nun insan hakları ihlallerine ilgisiz kalması, hem CHP'li hem de AKP'li bazı komisyon üyelerinin tepkisine yol açtı. Önceki yıllarda, her hafta toplantı yapan komisyon, 3 Kasım seçimlerinden bu yana geçen 27 ayda toplam 22 toplantı gerçekleştirdi. Bu toplantıların ikisi de seçimle geçti.
Komisyon üyesi CHP'li Ahmet Ersin, "Bir ihlalin üzerine medya gitmezse, komisyon sessiz kalıyor. Kızıltepe'de de bu oldu. Bazı ihlallerle ilgili iki yıl önce yaptığım başvurular var. Hepsi sumen altı edildi. İçişleri ve Adalet Bakanlığı'na gönderilen raporlar da sonuçsuz kalıyor" dedi.
Komisyondan AKP'liler de yakındı: "Kendi vekillerimiz de dahil olmak üzere bazı üyeler aylardır toplantılara girmiyor." Komisyonun, ilgilenmediği iddia edilen bazı hak ihlalleri şöyle:

- Bayramda gözaltına alınan Gökhan Belgüzar'ın Bakırköy Asayiş Büro Amirliği'nde ölümü.

- Şırnak'ta beş kişinin öldürülmesi.

- Urla'daki Barbaros Çocuk Köyü'nde çocukların cinsel istismara uğraması.

- 26 Aralık 2004'te Van'ın Edremit ilçesinde sendika üyesi Yücel Solmaz'ın öldürülmesi.

- Manisa Akhisar İlçe Emniyet Müdürlüğü'nde aynı aileden yedi kişinin işkence, kötü muamele ve tehdide maruz kaldıkları iddiası.

- Şemdinli'de Fevzi Can'ın öldürülmesi.

Ankara, Radikal
08.02.2005