| |
Almanya Başbakanı Gerhard Schröder'in Münih Güvenlik Konferansı'nda
"NATO'yu sorgulama zamanı geldi" dediği saatlerde, Kabil'de
anlamlı bir tören yapıldı:
Afganistan'daki NATO'ya bağlı Uluslararası Güvenlik ve Yardım Gücü'nün
(ISAF) komutası Fransa'dan Türkiye'ye geçti.
Türkiye birkaç gün önce de ISAF bünyesindeki Kabil Çokuluslu Tugayı
ile Kabil Havaalanı komutanlıklarını devraldı. NATO'nun bu ülkedeki
kıdemli sivil temsilciliğini de Dışişleri eski Bakanı Hikmet Çetin
yürütüyor. Yani yaklaşık 8 ay boyunca Afganistan'da tüm kilit görevlerin
başında Türkiye bulunacak.
Erdağı'nın 3 sınavı
Afganistan, Irak savaşının gölgesinde kaldığı için kamuoyunun ilgi
alanından çıktı ama 11 Ağustos'a kadar ISAF'ın komutanlığını yürütecek
olan 3'üncü Kolordu Komutanı Korgeneral Ethem Erdağı'nı zorlu günler
bekliyor. Ve de birbirinden çetin üç sınav:
1- ISAF başta sadece Kabil ve çevresinde görev yapıyordu. Geçen
haziranda İstanbul'daki NATO zirvesinde, aşamalı olarak ülkenin
tümüne yayılması kararlaştırıldı. Bunun ilk halkası olan kuzey bölgeleri
operasyonu başarıyla tamamlandı.
Korgeneral Erdağı'nın misyonu, batıdaki 4 bölgeyi, (Herat, Farah,
Şakşaran ve Kale-i Nev) denetime almak olacak. İtalya, İspanya ve
Litvanya gerekli askeri gücü (500 kişi kadar) taahhüt ettiler. "Savaş
alanı" olan doğu ve güneyde ise ABD komutasındaki "Sonsuz
Özgürlük" birlikleri Taliban artıkları ve El Kaide teröristlerini
kovalamaya devam edecek...
2- İkinci sınav, ağır silahların toplanmasını ve milislerin sivilleşmesini
sağlamak olacak. ISAF'ın bundan önceki komutanı olan Fransız General
Jean-Louis Py döneminde ağır silahların yüzde 80'i (4.300 parça)
toplandı.
Ancak Erdağı'nın önüne iki engel çıkacak. İlki batı bölgelerinin
güçlü savaş ağası olan ve kendini "Herat Valisi" ilan
eden İsmail Han'ın buyruk tanımazlığı. İkincisi milislerin sivilleşmesinde
yaşanan sorunlar.
Karzai ile bilek güreşini kaybeden İsmail Han, köşeye sıkışmış durumda:
Ya ülkeden ayrılacak ya Kabil'de bir bakanlık görevini kabul edecek.
Milislere gelince; 25 yıl "Afganistan adına" savaştıklarını
söyleyen bu başıbozuk güçler, sivil hayata dönüş için haklarının
tanınmasını talep ediyorlar. Afgan ordusu ve polisi yeterli güce
ulaşıncaya kadar, bu sorunda "yumuşak çözüm" yaklaşımı
sürdürülecek.
Sandıkları koruyacağız
3- Fransız komutan döneminde ISAF, Afganistan'ın demokratikleşmesi
sürecinin önemli bir virajının aşılmasını, devlet başkanlığı seçimlerinin
yapılmasını sağladı. Erdağı döneminde ise parlamento seçimleri düzenlenecek.
Hemen ilkbaharda. Ancak güvenlik sorunları bu kez daha hafif olacak.
Devlet başkanlığı seçimlerinde El Kaide, Taliban ve köktendinci
Hikmettin Gülbeddin'in örgütü Hizb-i İslami'nin milisleri süreci
sabote için seferber oldular. Başaramadılar. Seçmen yazımları yapıldı,
tüm Afganlılar oy kullandı. Şimdi seçmen kütükleri derdi yok. Sadece
sandıklar kurulacak, o kadar.
Bir sınav daha var ama Erdağı onun sadece zeminini hazırlayacak:
ISAF ile Sonsuz Özgürlük birliklerini bütünleştirmek. Açıkçası,
Afganistan'ın doğu ve güneyini de ISAF'a yüklemek. Böylece Amerikalı
askerleri başka cepheye kaydırmak. Nereye? Elbette Irak'a.
Görüyorsunuz, Türkiye dolaylı da olsa, Irak'ta ABD'ye destek veriyor.
ABD yeterli bulur mu; o ayrı soru...
Erdal Şafak, Sabah
14.02.2005
|