| |
Türkiye'de siyasetin işlevinin dış çemberlerden iç çemberlere,
yani toplumun merkezine doğru adam taşımak olduğunu söyleyip duruyorum.
Bu dış çemberden içeriye adam taşıma işi çok vahşi bir iş. Dış çemberden
gelip de güçlü olan, düzene ayak uyduran, işini çözmeyi beceren
ayakta kalıyor. Ayakta kalamayanlar ise umut beslemeye, bir sonraki
voliden yararlanmayı ümit etmeye devam ediyor.
Diyelim Çorum'un bir köyünde beş kişilik bir aile ayda belki de
100-150 dolarlık bir gelirle hayatta kalabiliyor. Köy ortamının
yararları bunlar. Ama aynı aile köyden Çorum'un merkezine göç edecek
olursa, onlara ayda 500 dolar yetmez oluyor.
Benim burada oturduğum yerde yaptığım bu hesabı gönüllü olarak göçen
insanlar çok daha iyi yapıyorlar kuşkusuz. Dolayısıyla onların göç
ederken gelir beklentileri çok daha fazla.
O beklenti olmasa neden göç etsinler...
Bu söylediklerim, üç aşağı beş yukarı göç etmek zorunda kalanlar
ve hatta göçe zorlananlar için de geçerli. Sonuçta daha yüksek bir
gelir beklentisi var.
Peki sağ siyasi partiler, bugün AKP, ne yapıyor da bu daha yüksek
geliri sağlıyor? Esasen hiçbir şey.
Geçmişte, o insanların Hazine arazilerini gasp etmesi, oralara evler
kurması özendirilirdi. Şimdi bu da yapılamıyor; çünkü Hazine arazilerini
parselleyen mafyalarımız var artık. Ayrıca gecekonduya karşı ciddi
bir bilinç ve bir nevi kamuoyu baskısı da oluştu. Artık gecekondu
yapmak eskisi kadar kolay değil.
Yani, AKP aslında türünün geç kalmış bir örneği. Bu partinin geniş
kitleleri memnun etmesi imkânsız değilse de çok zor artık.
Ancak ben yine de AKP'nin en azından bir dönem daha iktidarda kalacağını,
bir seçim daha kazanacağını düşünüyorum.
Bu saatten sonra dış çemberdekilere ve iç çemberlerdekilere daha
iyi ve daha eşit bir hayatı vaat etmek, yapılacakları adil biçimde
yapmaya söz vermek önemli.
Bu adaleti ve eşitliği de ancak sol projeler sağlayabilir.
Özellikle toplumdaki gelir eşitsizliğini gidermek için önerilebilecek
en kestirme yol, eğitimde fırsat eşitliğini tam olarak sağlamak.
Eğitim, başlı başına bir sol projenin konusu olmalı. Yaygın, herkese
ücretsiz ve kaliteli eğitim için devletin elinden gelenden de fazlasını
yapması gerek.
Bir başka sol proje, küçük ve orta boy işletmelerin teşvikiyle ilgili
olmak zorunda. Türkiye'nin istihdam sorununu çözmenin başka bir
yolu yok. KOBİ'lerin faydası, çok yüksek bir sermaye birikimine
ihtiyaç duymaması. Bununla bağlantılı olarak risk sermayesi kurumunun
ve elbette hem KOBİ'lerin hem de risk sermayesiyle kurulan şirketlerin
sermaye ihtiyaçları için kuralları biraz daha gevşek bir menkul
kıymetler borsasının da düşünülmesi gerek.
Bir üçüncü önemli sol proje, şehirlerimizin giderek artan ve gelecekte
daha da artacak olan konut açığını tamamlamak olmalı. Zaten gettolaşmayı,
varoşlaşmayı önlemek için bunun yapılması gerekiyor.
Ve son olarak, daha geçen hafta DİE'nin araştırmasıyla Türk milletinin
mutluluğunu belirlemede en önemli faktör olduğu bir kez daha ortaya
çıkan sağlık hizmetleri meselesi var. Geçmişin artık işlemeyen modellerini
savunmaya devam etmek, birtakım sloganların esiri olmak yerine herkese
daha yaygın sağlık hizmetini nasıl sağlayacağına kafa yorması gerekir
solun.
İsmet Berkan, Radikal
14.02.2005
|