Iraklı direnişçiler 'milli kahraman' mı?

 

ŞİİLER aşure gününde Hz. Hüseyin'in matemini tutarken intihar bombacılarının saldırılarına maruz kaldılar, camide Hz. Hüseyin'e Fatiha okurken katledildiler! Sırf bu saldırılarda ölü sayısı yüz civarında!
Uzunca bir süreden beri Şiilere saldırıyorlar. El Kaide'nin Irak temsilcisi Ürdünlü terörist Zerkavi "Irak'ı ABD için cehenneme çevirmek" amacıyla bir Sünni-Şii iç savaşını ateşlemek istediğini, Bin Ladin'e gönderilmek üzere yazdığı mektupta açıkça ifade etmişti zaten. Denilebilir ki, "Bu mektubu Amerikalılar uydurdu!"
Ama Şiilere karşı sürüp giden kanlı saldırılar, Zerkavi'nin böyle bir barbarca çılgınlığın peşinde olduğunu ispat ediyor.
Sünnilere gelince...
* * *
SÜNNİ Ulema Birliği Başkanı Şeyh Dr. Haris el Zari, AP'den Patrick Quinn'e diyor ki:
"Biz, Iraklı Sünni ve Şiileri, İslamcı olan veya olmayan Iraklıları hedef alan bu cinayetler karşısında sessiz kalamayız. Aramıza kin, nefret sokmak isteyenlere karşı birleşmeliyiz."
İsim vererek Zerkavi'yi de kınıyor.
Bu Ulema Birliği'ni, Sünni din adamları Saddam'ın devrilmesinden beş gün sonra 14 Nisan 2003'te kurdular. 14 Ekim 2004 günü bir bildiri yayımlayarak Iraklı polis ve askerleri "Amerikalılara karşı itaatsizliğe" çağıracak kadar da Amerika karşıtıdırlar.
Sünni Ulema Birliği'nden Şeyh Yunus Yahya yine Patrick Quinn'e diyor ki:
"Seçimleri boykot etmekle büyük hata yaptık! Maalesef direnişçiler de birçok Sünniyi korkutarak sandığa gitmelerini engelledi."
En büyük Sünni siyasi örgütü olan "İslami Irak Partisi" de o kanlı aşure gününün akşamı şu açıklamayı yaptı:
"Masum Şii kardeşlerimize saldıranlar İslama mensup olamaz! Bu cinayetlere karşı, din ve mezhep farkı gözetmeden, bütün Irak milleti birlik olmalıdır." (Reuters, 19 Şubat 2005)
* * *
AMERİKA'NIN Irak'tan çekilmesi için anayasal bir hükümetin kurulması, asayişin sağlanması lazım. Şiiler bunun bilincinde.
Şiiler 1920 ayaklanmasıyla "denklemin dışında" kalmışlar, büyük zarara uğramışlardı; şimdi akıllı davranarak "denklemin esas rüknü" olmayı başardılar!
Sünniler de seçimleri boykot etmenin, böylece "denklemin dışında" kalmanın hata olduğunu görüyorlar; hem kendileri güç kaybettiler, hem sandıktan dengesiz bir sonuç çıkmasına sebep oldular.
Sünniler de şimdi anayasa yapım sürecine katılarak "denklemde yer almak" istiyorlar.
Daha önemlisi, Sünni ulemanın ve Sünni dinî partilerin de artık şiddet eylemlerini kınamaya başlamasıdır.
Irak'ta terör devam ediyor ama giderek toplumdan daha fazla dışlanıyor.
ABD'ye tepki duymak, bizi, Irak'ta kelle kesen, masum insanları bombalayan, Irak'ı iç savaşa götürmek isteyen çılgınları "Milli Kurtuluş Savaşçısı" gibi görmek gafletine düşürmemelidir!
Her mezhep ve ırktan Irak halkının büyük çoğunluğu tarafından dışlanmakta olan Ürdünlü Zerkavi ve adamları binlerce masumun katilidir, "milli kahraman" değil, teröristtirler.
"Milli kurtuluş savaşı" gibi yüksek bir kavram, asla teröristlerin seviyesine düşürülemez.

Taha Akyol, Milliyet
23.02.2005