| |
Uluslararası bankacılıkta, 1994 Meksika krizi sonrası stres testleri
geliştirildi. Amaç, gerek ülke içinde gerekse dünyada ortaya çıkabilecek
gerilimlerden bankaların nasıl etkilenebileceğini ölçebilmekti.
Kuşkusuz, bu ölçümlerin sonuçları, alınması gereken önlemleri de
beraberinde getiriyordu.. Bu sistem hala bir çok uluslararası bankada
geçerliliğini koruyor.
Geçtiğimiz haftalarda gelişen bazı olaylar, Türk finans sisteminde
stres arttırıcı gelişmelere neden oldu. Önce IMF'den "bir üst
düzey yönetici" beklenen stand-by anlaşması ile ilgili sorunları
olduğunu açıkladı. Arkasından, Wall Street Journal'da ABD'nin resmi
görüşünü yansıtan ve Türkiye'ye ağır eleştiriler yönelten bir yazı
yayınlandı. Sonra, ABD Savunma Bakan Yardımcısı Douglas Feith, "ülkenizdeki
ABD karşıtı eğilimlere çözüm bulun" şeklinde demeçlerle ortaya
çıktı. Turizm Bakanı Mumcu da "birden" istifa ediverdi.
Bu gelişmeler, bankaların stres testi programlarına nasıl yansıdı
bilemiyorum ama ciddi nitelikteydiler.
Aslında gelişmelerin başlangıcı Kasım 2004 tarihine uzanıyordu.
Irak'taki Felluce operasyonunu izleyen dönemde, AKP kaynaklı demeçlerin
ve Başbakan'ın bazı beyanlarının Washington'u sinirlendirdiğini
anlıyoruz. Tepkilerini, Avrupa Birliği ile tarih alma kavgası verdiğimiz
aralık ayında seslerini hiç çıkarmayarak gösterdiler. Buna ilişkin
haberler, Başbakan'ın Amerikan Büyükelçisi'ne randevu vermemesi
dışında, dikkatimizi pek fazla çekmedi.
AB'den tarih alma kargaşası geçince, AKP'den benzer beyanlar devam
etti. Gelişmeler, ABD Dışişleri Bakanı'nın ziyaretinin hemen sonrasında
ise birden hız kazandı.
Bütün bunların finans piyasasında stres arttırıcı gelişmeler olduğu
kuşkusuz. Halen piyasalar sakin. ABD ile ortaya çıkan rahatsızlığın
çözümleneceğini umuyorlar. Dolayısıyla, iki ülke arasındaki soğuyan
ilişkiler onları bu aşamada fazla tedirgin etmiyor.Oysa biraz daha
dikkatli olmalarında yarar var.
Nato zirvesi için Brüksel'de bulunan Bush ile Erdoğan'ın özel bir
görüşme kararlaştırmadıkları gelen haberlerde yer alıyor. Eğer oturup
görüşebilselerdi, sorunun çözümünde önemli adımlar atılabilecekti.
Avrupa ile barışmaya gelen Bush'un, Türkiye Başbakanı'na zaman ayıramaması
da ayrı bir konu. ABD ile olan soğumanın çözümü bir-iki ay daha
ileriye atılırsa, stresin giderek artacağı kesin.
Stresin artması sıcak paracıların davranışlarını, şu veya bu nedenle,
tetikleyebilir. Bunun ne anlama geldiğini hepimiz çok iyi biliyoruz.
Dalgalı kur rejiminde sıkıntılar daha değişik bir biçimde ortaya
çıkabilir.
Böyle bir olasılık gerçekleşse dahi yüksek stresin kısa süreceği
inancındayım. Geçmişten ders alarak piyasaların, kamuoyunun ve hükümetin
telaşa kapılmadan hareket edeceklerini düşünüyorum. Bu oluşumun
geçici olduğu varsayımı ile davranırlarsa, fazla hasar ortaya çıkmadan
stres düşürülebilir. 2005 yılı için öngörülen makro hedefler beklenildiği
gibi sonuçlanabilir.
Kilit nokta, ABD ile ilişkilerin rayına oturtulduğu konusunda anlaşma
sağlanmasıdır. Bu ortamda teşvikler, yapısal önlemler ve Avrupa
Birliği ile olan ilişkiler ikinci plandadır.
Bütün bu gelişimler, önümüzde mayıs ayına kadar önemli ve stresli
bir dönem geçireceğimize işaret etmektedir. İki ayı sakin ve soğukkanlılıkla
geçirmemiz, artabilecek stresi iyi test etmemiz, hepimizin yararınadır.
Gazi Erçel, Sabah
23.02.2005
|