| |
ZÜLFÜ Livaneli'nin istifası, partideki birikimin önemli patlamalarından
biridir. Arkası gelecek galiba.
Livaneli istifadan önce Kemal Derviş, Fikret Ünlü ve Zeynep Damla
Gürel gibi yakın arkadaşlarıyla görüşmüş ve şunu söylemiş:
- Artık dayanamıyorum, partiden istifa ediyorum. Siz benim dostlarımsınız,
bilginiz olsun!
Yakın arkadaşları "Hayırlı olsun"dan başka ne diyebilirdi?
Besbelli, Livaneli'nin kendisinin de söylediği gibi, organize değil,
tamamen "şahsi" bir istifa...
Ama "münferit olay" da değil! Livaneli'nin istifası CHP'deki
büyük bunalımın patlamalarından biridir, çok önemli bir işarettir.
"Arkası gelebilir!"
* * *
DÜN CHP'nin içinden ve içini bilen isimlerle konuştum. Söylediklerini
şöyle özetleyebilirim:
- İstifayı düşünen epey milletvekili var. Ama herkes "Dur
bakalım, biraz bekleyelim" diye birbirini tutuyor. Livaneli
bugüne kadar böyle beklemişti.
- CHP dışında geniş tabanlı bir sosyal demokrasi hareketi gözükmüyor.
İstifayı düşünen CHP'lilere "Biraz bekleyelim" dedirten
asıl etken bu...
- CHP iki ayrı yapı halinde. Bir "öz CHP'liler" var,
bunlar kendilerini partinin sahibi ve koruyucusu gibi görüyor, değişimleri
engelliyorlar. Partideki sosyal demokratlar ise "misafir"
gibi duruyor.
CHP'nin asıl sorunu bu galiba: "Öz CHP'lilik" denilen
ideolojinin dar alanı içinde CHP'nin geniş kitleleri kapsayacak
bir sosyal demokrasiye dönüşememesi, büyüyememesi...
Değerli bir beyin olan İsmail Cem, 1990'larda yazdığı "Soldaki
Arayış" adlı kitabında "tarihî kurumlar"ın önündeki
tehlikeyi anlatır: Şanlı geçmişine hapsolmak, onu yücelteceğim diye
hayatın değişmelerini gözden kaçırmak, içine kapanmak!
Cem, CHP'nin de "kimliğindeki cumhuriyetçi radikalizmi ölçüsüz
biçimde öne çıkarırsa" büyük emekçi kitlelerden koparak "eski
radikalizme hapsolmak" tehlikesi ile karşı karşıya olduğunu
yazıyordu!
Cem laikliği örnek verir: Laiklik artık hem başını açan hem örten
kadınlar için özgürlük sağlamalıdır. (Sf. 104, vd.)
* * *
BUGÜN CHP'ye bakıyoruz: Geçmişine yapışmış, "Öz CHP'liler"
partiyi sımsıkı sararak geniş kitlelere açılamaz hale getirmiş...
Bunu meşrulaştırmak için de komplo teorileri üretiyorlar, irtica
paranoyasını kaşıyorlar, tabii halktan daha fazla kopuyorlar.
Kemal Derviş bir "sosyal liberal sentez" ve "Kemalizmle
sosyal demokrasinin sentezi" dedi, "öz CHP'liler"
tarafından adeta 'tekfir' edildi!
Böyle geniş kitlelere açılmak mümkün mü?!
Sol yenilenecekse bunun yolu Livaneli'nin kullandığı "eksik
kalmış devrim" kavramı değildir, bu, 'radikalizm'in bir terimidir!
Aksine, "ortanın solu" tecrübesinde olduğu gibi CHP geçmişiyle
hesaplaşarak çağdaş geniş kitleleri kapsayan bir sosyal demokrat
partiye dönüşebilir.
Siyasette halkla duygudaşlıklar yaratacak 'dünya görüşleri' şarttır.
Ama bu yetmez! Lider, karizma, örgütlenme gibi faktörlerle kitlelerin
elektriklenmesi de şarttır.
CHP'de ise "evin sahipleri" 'yabancı' istemiyor! İstenmeyenler
de tabii evin yıkığını, döküğünü onaramıyor.
Böyle gitmez elbette, çünkü "Tabiat, boşluğu sevmez."
Taha Akyol, Milliyet
25.02.2005
|