|
BRÜKSEL kulislerinde, birkaç aydan beri içten içe kaynayan bir
sorun sonunda krize dönüşmüş durumda.
Krizin nedeni Kıbrıs. Kıbrıs nedeniyle Türkiye frene bastığı için
Avrupa Birliği ile NATO arasındaki stratejik görüşmeler yapılamıyor.
Dünkü yazımda, ABD Başkanı Bush’un ziyareti ile yumuşamış gibi
görünmesine rağmen, Avrupa ile ABD arasındaki çekişmenin tamamen
çözümlenmediğini yazmıştım. ABD, Avrupa ile stratejik ilişkisini
NATO çatısı altında sürdürmek isterken, Almanya ve Fransa’nın başı
çektiği bir grup Avrupa ülkesi, artık ilişkiyi ‘ikili’ bir hale
getirmek istiyor. Brüksel, Washington ile NATO dışında tartışmaktan
yana. Avrupa Birliği’nin güvenlik ve dış politikasının bu şekilde
daha güçleneceği hesapları yapılıyor.
Avrupa NATO vesayetinden hoşnut değil. Irak savaşı sırasında, Avrupa
Birliği’nin NATO dışında Brüksel’de ayrı bir Avrupa komutanlığı
kurmaya kalkması, Amerika ve İngiltere tarafından çok soğuk karşılanmıştı.
Bush’un Brüksel ziyareti sırasında, Ortadoğu’dan, NATO’nun Irak’ta
daha etkili hale gelmesine kadar birçok konuda görüş birliği sağlanmasına
rağmen, transatlantik ilişkilerin geleceği açısından çok önemli
olan bu iletişim meselesi henüz çözülmüş değil.
İşte bu çekişme alttan alta sürerken, NATO’da yaşanan Kıbrıs krizi
gözleri yeniden Türkiye’ye çevirdi.
* * *
BU krizi anlatmak için geriye döneceğim. Çünkü, Avrupa Birliği’nden
sona şimdi NATO’da da karşımıza yeni bir Kıbrıs krizi çıkmakta.
Anımsayacaksınız birkaç yıl önce Kıbrıs nedeniyle Türkiye, NATO’da
veto hakkını kullanma aşamasına gelmişti.
Avrupa, dış politikasını ve askeri gücünü oluşturma kararı alırken,
NATO’nun olanaklarından yararlanmayı da isteyince Türkiye’nin direnişi
ile karşılaştı. Sorun, 2003 yılında Washington Zirvesi’nde çözüldü.
Avrupa Birliği ile NATO arasında Berlin Plus Anlaşması yapıldı.
Bu anlaşmanın maddelerinden biri de Malta ve Kıbrıs’ın, NATO-Avrupa
arasındaki görüşmeler dışında kalmalarıydı. Türkiye rahatlamıştı.
Pekiyi o zaman bu anlaşmadan iki yıl sonra, şimdi neden yeniden
bir krizle, üstelik de Türkiye’yi baskı altına sokan bir krizle
karşı karşıyayız?
* * *
KRİZİN esas nedeni bana göre, Avrupa’nın NATO’ya direnişinden kaynaklanıyor.
Ama tabii görüntü bambaşka.
Bir süre önce, Washington Avrupa ile NATO içinde terör gibi konuları
konuşmak üzere harekete geçti. Buna yanıt, ‘Tabii geliriz ama Kıbrıs
ve Malta da bizimle bu görüşmelere katılacak. Çünkü onlar da artık
üyemiz. Ya onlarla geliriz, ya da gelmeyiz’ oldu.
O zaman da Türkiye, anlaşmaya dayanarak Kıbrıs ile aynı masaya
oturmayacağını söyledi. NATO’ya fren koydu. Süreç tıkandı.
Ya anlaşma? Avrupa Birliği belgeleri ile NATO’nun metni arasında
bir fark olduğu ortaya çıktı. NATO’da alınan kararda, Kıbrıs ve
Malta’nın ‘NATO ile AB arasındaki askeri ve stratejik işbirliği
görüşmelerine katılamayacakları’ söylenmiş. Avrupa’nın belgelerinde
ise sadece ‘askeri görüşmelere katılamazlar’ denmiş.
Tabii, var olduğunuz her platformda sonuçları kontrol edebiliyorsunuz,
yoksanız kontrol edemiyorsunuz.
O yüzden Avrupa şimdi stratejik görüşmelere bütün üyelerim katılır
diye bastırıyor. Türkiye karşı çıkıyor.
ABD ve İngiltere ise Türkiye’ye, ‘Avrupa ile stratejik işbirliğinde,
terör gibi konuları birlikte konuşmakta senin de çıkarın var. Direnme’baskısı
yapıyorlar.
Pekiyi ya Türkiye direnirse? ‘O zaman bu ilişki senin dışında gelişir’
resti çekilmiş.
Geçen hafta sorun, Başbakan Erdoğan ile İngiltere Başbakanı Blair
arasında ele alınmış ama sonuca varılamamış.
Ferai Tınç, Hürriyet
28.02.2005
|