| |
3 Kasım ve sonraki seçimleri ülke menfaatlerini, kendi menfaatlerinin
üzerinde tutabilen siyasetçilerin kazanacağını savunan TÜSİAD Başkanı
Tuncay Özilhan, ‘‘Seçmen, küçük hesapların adamı olan, kişisel çıkarlarının
peşinde koşan, sözünde durmayan siyasetçi istemiyor’’ dedi.
Türk Sanayici ve İşadamları Derneği (TÜSİAD) Başkanı Tuncay Özilhan,
seçimlerin TBMM'nin saygınlığını artırmasına da hizmet etmesini
istediklerini belirterek, ‘‘Seçmen artık, küçük hesapların adamı
olan, kişisel çıkarlarının peşinde koşan, sözünde durmayan siyasetçi
istememektedir. Bu seçimde seçmenin siyasal davranışını, bu tarz
siyasetçiye duyulan tepki şekillendirecektir. Türkiye'ye, ülke menfaatlerini
kendi menfaatlerinin önünde tutan yeni bir siyasetçi profili sunabilenler,
yalnızca bu seçimlerde değil, gelecekteki seçimlerde de kazanan
tarafta yer alacaklardır’’ dedi.
TÜSİAD Yüksek İstişare Konseyi'nin (YİK) Rahmi Koç Müzesi'ndeki
toplantısında, konuşmasını, ağırlıklı olarak, Avrupa Birliği (AB)
ve Türkiye'de yapılması gereken reformlara ayıran Tuncay Özilhan,
‘‘2002'de Türkiye'nin önünde duran en önemli gündem maddelerinden
biri siyasi yaşamı düzenleyen reformlardı. Ne yazık ki, bu konuda
en küçük adım atılması mümkün olmadı’’ diye konuştu.
Mevcut seçim sisteminin, seçmenlerin çoğunluğu tarafından tercih
edilmeyen bir partinin, parlamentoda oy oranının çok üzerinde sandalye
elde edebilmesini, geniş bölge sistemi nedeniyle ‘liderler sultasını’nın
güçlendirdiğini dile getiren Özilhan, kamuoyuna da açıklanan TÜSİAD
anketinin, seçmenin yüzde 80'inin seçim sistemini ve siyasi partiler
yasasının değişmesini istediğini hatırlattı.
KIRILGANLIK SÜRÜYOR
Ancak, bu ankete paralel olarak yürütülen seçim sistemi çalışmasını
kamuoyuna açıklamak için uygun konjonktür bulamadıklarını söyleyen
Özilhan, ‘‘Çünkü bir seçim sistemi tartışması başlatmamızın, ‘TÜSİAD
seçim istiyor', diye algılanmasından çekindik. Zamansız bir seçim,
reform sürecini kesintiye uğratacaktı ve biz de bunu istemiyorduk’’
diye konuştu.
Bugün ise seçim ortamının ve dünya konjonktürünün etkileriyle, rehabilitasyon
ve reform sürecinde geriye düşmekten endişe duyduklarını açıklayan
Özilhan, sözlerine şöyle devam etti: ‘‘Ekonomide kırılganlık sürüyor.
Mali piyasalar iç ve dış politikalar alanında yaşanan istikrarsızlıklara
sert tepkiler vermeye devam ediyor. Ekonominin içinde bulunduğu
durum ve seçim sürecine girilmiş olması nedeniyle bütçe açığının
yükselme ihtimali var. Muhtemel Irak Operasyonu ve dünya ekonomisinde
meydana gelebilecek negatif gelişmeler de dikkate alındığında ekonomik
program öngörülerinden ciddi sapmalar gündeme gelebilecek. Vergi
gelirlerinin yavaşlaması, KİT açıklarının muhtemel fiyat ertelemelerinden
dolayı yükselmesi, kamu çalışanları ücretlerinin ‘seçimsiz bir duruma'
oranla daha yüksek belirlenmesi, savunma harcamalarında artış, kurlarda
hızlanma, petrol fiyatında artış, turizm ve ihracat gelirlerinde
yavaşlama gibi faktörler, 2002'yi beklenenden az etkileyecek olsa
bile, 2003 için belirlenen hedeflerin tutturulması güçleşecektir.’’
STAND-BY'A DEVAM
Bu nedenlerle, seçim öncesi dönemde ve seçim sonrasında izlenecek
politikaların temel yörüngesinin, ‘stand-by anlaşmasının uygulanmasına
devam edilmesi' olduğunu dile getiren Özilhan, ‘‘Aynı ölçüde önem
verilmesi gereken bir konu da IMF programının yapısal reform sürecidir.
Özellikle de bu sürecin çekirdeğini oluşturan kamu kesimi reformudur’’
dedi.
Seçimleri ertelemek siyasi ahlaka aykırı
TÜSİAD Başkanı Tuncay Özilhan, seçimlerin ertelenmesi halinde şu
anda piyaları birçok belirsizliğin yeniden etki altına alacağını
söyledi.
Özilhan, ‘‘Hükümet ne olacak? Ertelenmiş seçim ne zaman olacak?
Bu ve buna benzer bir sürü tedirginlik başlar. Şu anda reel faizler
zaten çok yüksek ve bu yüzden ağır bir bedel ödeniyor. Bize göre
seçimi ertelemek hiç iyi sonuç vermez. Siyasi açıdan da etik bir
davranış olmaz’’ dedi.
Seçimlerle gelecek hükümetin IMF programını devam ettirmesinden
yana olduklarıın da kayderen Özilhan, bazı ince ayaryar yapılabileceğini
ancak programın ince ayarlara bile fazla imkan tanımayacak bir konumda
devam ettiğini kaydetti. Özilhan, ‘‘Tedavi belli, uygulama sürmeli.
Yapısal reformlarda yarım kalanlar var. Onlar tamamlanmalı ve uygulamalar
başlamalı’’ diye konuştu.
Irak'a müdahale bize zarar verir
TÜSİAD Başkanı Tuncay Özilhan Irak'a müdahalenin de bazı ülkeleri
olumlu etkileyebileceğini ama Türkiye'yi kesinlikle olumsuz etkileyeceğin
kaydatti.
Özilhan, ‘‘Çünkü biz farklı bir bölgedeyiz, konumdayız. Petrol fiyatlarının
yükselmesi, savunma harcamalarımızın artırılması, müdahalenin uzaması
halinde de turizmin olumsuz etkilenmesi ve beklediğimiz yabancı
sermaye girişinin ertelenmesi gibi bir dizi olumsuz-luklarla karşı
karşıya kalabiliriz’’ dedi.
AB için sıra insan hakları ve yargıda
Bu yılki hedefin, AB ile üyelik müzakerelerinin başlatılması olması
gerektiğini söyleyen Tuncay Özilhan, ‘‘Ne yazık ki, zamanı hovardaca
harcama konusundaki tutumuzda belirgin bir değişiklik olmadı. İlk
7 ayı hareketsiz kalarak geçirdik’’ dedi. Türkiye'nin, AB üyeliğinin
tüm kriterlerini yerine getirebilmek için yapması gereken başka
değişiklikler de olduğunu vurgulayan Özilhan, bunları şöyle sıraladı:
‘‘Bunlar işkenceyle mücadele, Ceza Muhakemeleri Usul Kanunu, DGM'ler
dahil olmak üzere yargının işlevselliğinin ve verimliliğinin artırılması,
Milli Güvenlik Kurulu Yasası'nın Anayasa değişikliğine uyumlu hale
getirilmesi gibi konulardır.’’
Ekonomi, Hürriyet ; 26.09.2002
|