|
28 MART- 3 Nisan tarihleri arasında 41. Kütüphane Haftası kutlanıyor.
Her yıl en şaşırdığım kelime, kutlamadır. Sorunlara, yoksunluklara
rağmen bir iyimserlik. Hiç olmazsa bir hafta için.
Bu yılın teması; ‘Dijital Kültür ve Yeni Nesil Kütüphaneler’.
Kütüphanelerimizin durumu konusunda Kütüphaneler ve Yayımlar Genel
Müdürü Doç. Dr. Aytekin Yılmaz’ın verdiği bazı rakamları öğrenmenizi
isterim:
‘Son yıllarda yayıncılık sektörü hızla gelişmekte, buna bağlı olarak
da yayın sayısında büyük bir artış gözlenmektedir. Yıllık yayın
sayısı 1999’da 11.000 iken bu sayı 2004’te 21.000’e ulaşmıştır.
Yayın sayısındaki bunca artışa rağmen, yayın alımı için ayrılan
bütçenin kısıtlı olması nedeniyle kütüphanelere kazandırılan eser
sayısında buna paralel bir artış gözlenememektedir.
Kültür ve Turizm Bakanlığı Kütüphaneler ve Yayımlar Genel Müdürlüğü;
1366 halk, 53 çocuk, 14 yazma eser kütüphanesi olmak üzere toplam
1433 kütüphane ile hizmet vermekte, ayrıca 62 gezici kütüphane ile
de kütüphanesi bulunmayan yerleşim birimlerindeki vatandaşlarımıza
hizmet götürmektedir. Kütüphanelerin 268’i personel olmayışı ve
bina onarımları nedeniyle geçici olarak kapalı durumdadır.
Kütüphanelerde çalışan personel sayısında son on yıl içerisinde
% 50’ye varan düşme olmuştur. Bu düşüşün başlıca nedeni, kütüphaneci
ve diğer kütüphane çalışanlarının ücretlerinin azlığıdır.’
* * *
YUKARDAKİ bilgiden iki tanesi kütüphanelerin durumunu, çöküşünü
yeterince özetliyor.
Kütüphaneler yeni kitap almıyor. Yayıncı dostlarımdan öğrendiğime
göre Kültür ve Turizm Bakanlığı kitap alımını büyük ölçüde düşürmüş,
kimilerine göre azalış oranı % 80, kimilerine göre % 50.
Yeni kitap alınsa, bağışlansa, koyacak yer yok.
Gerekli, gereksinim duyulan personelin ancak yarısı çalışabiliyor.
Sık gittiğim İstanbul Beyazıt Devlet Kütüphanesi’nin durumunu yakından
biliyorum.
Aytekin Yılmaz’ın açıklama notunda tek sevindirici bölüm, 161.010
yazma eserin, 46.003’ünün CD veya mikrofilm ortamına aktarılmış
olması.
Şimdi biri yeni bir kitabı okumak istese ne yapacak, çünkü kütüphaneler
yayımı yıllar öncesinden izleyebiliyorlar.
Özel teşebbüsün, kurumların, holdinglerin yatırım yapmadığı tek
alan, kütüphanecilik.
Hep uzak duruyorlar, devletin bütçesi de buna yetmiyor.
Özel üniversitelerin kütüphaneleri kendi mensuplarına hizmet verdiğinden,
genel kütüphanelerin işlevini yerine getiremiyorlar.
Kütüphanenin önemi, yetişmemizdeki belirleyici rolü konusunda yalnız
bu hafta boyunca değil, her zaman konuşmaların, söyleşilerin bu
mekánlarda yapılmasını dilerim.
İstanbul Beyazıt Devlet Kütüphanesi’nde İstanbul Konuşmaları, Ankara
Adnan Ötüken İl Halk Kütüphanesi’nde Ankara İzdüşümleri, Milli Kütüphane’de
Ankara Sohbetleri yapılmaktadır.
Kütüphanenin okuyan kuşaklar için yararını, başvurma niteliğindeki
vazgeçilmezliğini bilenler, kendi çabalarıyla da kütüphane kurmaktalar.
Bergama’da kütüphaneler zinciri kuran Rasime ve Recai Şeyhoğlu’na
Kütüphane/Kütüphaneci Dostu ödülü verilecektir.
* * *
KÜTÜPHANECİ dostlarımın haftasını kutluyorum. Gelecek her zaman
olduğu gibi kitabın ve kütüphanenindir.
Köşe yazarları arkadaşlarımdan da rica ediyorum, hiç olmazsa bu
hafta kitaptan, kütüphanelerden söz etsinler.
İnanın, yazacağımız en önemli konudan daha önemlidir.
Doğan Hızlan, Hürriyet
28.03.2005
|