|
Trabzon'da geçen hafta cezaevleriyle ilgili bildiri dağıtan bir
grup gence yönelik saldırının ardından, dün de basın açıklaması
yapan Tutuklu Yakınları Derneği (TAYAD) üyeleri hedef oldu. Saldırganlar
Trabzon sokaklarında TAYAD'lıları kovaladı. İki kişi yaralandı.
Dün saat 14.00'te Atatürk Alanı'na, Eğitim-Sen, KESK ve gözlemci
olarak İHD'lilerle giden 50 kişilik TAYAD'lı grup, geçen hafta yaşanan
olaylarla ilgili basın açıklaması yapmak istedi. Grubun sözcüsü
konuşmaya başlar başlamaz, Ali Ulusal adındaki emekli bir öğretmen
TAYAD'lılara sataştı. Sayıları artan saldırganlar, gruptakilere
vurmaya başladı.
Binalara sığındılar
Bazı TAYAD'lılar sokak aralarına kaçıp kurtulurken, büyük bölümü
yakındaki KESK ve İHD şubelerine sığındı. Ancak saldırganlar bina
önünde toplanarak sloganlar attı. Olay yerine gelen İl Emniyet Müdürü
Ramazan Akyürek, megafonla saldırganlardan dağılmalarını istedi.
TAYAD üyeleri akşam saatlerine kadar sığındıkları binada bekledi.
TAYAD'lılar arasındaki yaralılar, polis kontrolünde binaya sokulan
sağlık ekiplerince tedavi edildi. Akşam saatlerine kadar müdahale
edilmeden bekleyen grup saat 19.00'da Trabzonspor'un maçı başlayınca
kendiliğinden dağıldı. Olayları araştırmak üzere bugün bir TBMM
heyeti Trabzon'a gidecek.
Saldırıya uğrayan TAYAD'lılar yaşadıklarını şöyle anlattı:
Fahrettin Keskin: Biz sadece 'Tecridi kaldırın, ölümleri durdurun'
pankartı açtık ve 'Baskılar bizleri yıldıramaz' sloganı attık. Bu
sırada biri 'Şerefsizler' diye bağırdı. Sonra saldırdılar. Polis,
saldırganlarla sohbet ediyordu.
Feridun Osman Ağaoğlu: Bir kişinin bağırmasıyla insanlar saldırdı,
kovalamaca başladı. Yakaladıklarını yere yatırıp dövdüler. Bir binaya
sığındık. Bu, resmen provokasyon. Polis müdahale etmedi. Bizi dövenlere
isimleriyle hitap ediyorlardı.
Saldırıya tanık olanlar da, linç etme olayını şöyle anlattı:
Eğitim-Sen Şube Sekreteri Osman Sungur: Olayı eski bir emekli öğretmen
ateşledi. Açıklama yapılırken, bu kişi insanları provoke etti. Çevrede
bekleyen 'sarkık bıyıklı' bir grup vardı. Polis saldırıdan sonra
geldi.
KESK Trabzon Şubesi Dönem Sözcüsü Celal Akaç: Olay, yaşlı birinin
kışkırtmasıyla başladı. Önce beş-altı kişi saldırdı, sonra sayı
çoğaldı. Emniyet müdahale etmedi. Oysa Emniyet'in önceki başarısını
alkışlamıştık. Yıllardır her basın açıklamamıza polis gelir, bu
sefer hiç yoktu.
İHD Trabzon Şube Başkanı Muammer Celed: Bir grubun başlatmasıyla
iş çığırından çıktı. Milliyetçi, şoven bir yaklaşımla saldırdılar.
Polis bir şey yapmadı.
İHD Trabzon Şubesi: İsminin 'Ali Ulusal' olduğu söylenen bir kişi,
ağza alınmayacak küfürlerle hakaret etti ve gençlere dönüp 'Bunları
vurun, servetimi size bağışlayayım' diyerek olayları başlattı. Bu
yaşananlar Emniyet güçlerinin gözetimi altında oldu.
Polis: Yapmayın dedik
Emniyet Müdürü Ramazan Akyürek, basın açıklamasını bir gün önceden
haber aldıklarını belirterek, "Müdür yardımcısı arkadaşlarım,
böyle bir açıklamanın yanlış olacağını kendilerine anlatıp uyardığı
halde açıklama yapıldı. Bizler de gerekli tedbirleri aldık. Sataşmalar
oldu. İş arbede boyutuna gelince, polisimiz müdahale etti ve olayı
büyümeden kontrol altına aldı" dedi.
Eskişehir'de tutmadı
Eskişehir'de de Gençlik Federasyonu'na üye bir grup, Trabzon'daki
olayları protesto için açıklama yapmak istedi. Çevredekilerin tepkisi
üzerine grup,
açıklamayı yarıda kesip dağıldı. Çevrede toplananlardan biri, 'Kahrolsun
faşizm' sloganı atan gençlere, "Faşizm mi kaldı? Gidin karnınızı
doyuracak işte çalışın. Burada halkı ayaklandırmayın" diye
konuştu.
Ülkücüler tırmandırıyor
Olaylar, 21 Mart'ta Mersin'deki Nevruz kutlaması sırasında birkaç
çocuğun Türk bayrağını yere attığına ilişkin haberle başladı.
- 'Bayrak hassasiyeti' bahanesiyle yapılan ilk eylemin adresi 22
Mart'ta Mersin'deydi. Ülkü Ocakları üyesi bir grup, Tevfik Sırrı
Gür Lisesi'ne saldırdı, yolda uzun saçlı bir genci tartakladı.
- Gerginlik, 22 Mart'ta yapılan Genelkurmay açıklamasıyla 'resmiyet'
kazandı. Açıklamada, 'sözde vatandaşlar' ifadesi kullanılırken,
RTÜK de TV'lerin, ekranlarına Türk bayrağı koymasını istedi. Kamu-Sen
Ankara'da bayrak dağıtırken, Üsküdar'da MHP'liler, DEHAP ilçe binasını
bastı.
- DEHAP, 'Türk bayrağı bizim de bayrağımızdır' dedi.
- Bayrağı 'yaktıkları ve yere attıkları' ileri sürülen, dördü 15
yaşından ve biri de 18 yaşından küçük altı çocuk tutuklanırken,
24 ve 25 Mart'ta tüm kentlerde bayrak eylemleri başladı.
- Olaylar, Konya'nın Çumra ilçesinde doruğa çıktı. MHP'liler, İç
Çumra beldesinde Kürtlerin oturduğu yere, 'Kürtler defolun' sloganıyla
yürüdü, ev ve işyerlerini taşladı. Ertesi gün evleri taşlananlardan
üçü dövüldü.
- 28 Mart'ta Isparta'dan 'bir milli hassasiyet' haberi daha geldi.
Sütçüler Kaymakamı Mustafa Altınpınar, ilçedeki tüm Orhan Pamuk
kitaplarının toplatılmasını ve imha edilmesini istedi. Ancak ilçede
Pamuk'un kitabı bulunamadı.
- Mersin ve Isparta'daki 'milli hassasiyet' 6 Nisan'da Trabzon'a
taşındı. Kentte, 'F tipi cezaevleri' ile ilgili bildiri dağıtan
beş genç, ülkücülerin öncülüğünde linç edilmek istendi.
- Yerel TV'lerin, 'Bölücü üyesi bir grup bayrak yaktı' haberleri
olayı kısa sürede tırmandırdı.
- Beş genç, 'Toplumda infial yaratmak' ve 'Polise mukavemet' suçlarından
tutuklandı.
- Trabzon'daki olayın ertesi günü, Samsun'da F tipi cezaevlerini
protesto etmek için bildiri dağıtan bir başka grup da ülkücülerin
saldırısına uğradı. Bu olayın ardından Samsun TKP il binası önünde
toplanan ülkücüler 'Ya sev ya terk et' sloganları attı.
Radikal
11.04.2005
|