İlişkilerimizi 'Irak' yıprattı

 

Eski ABD Dışişleri Bakanı Albright, 50 yılı aşan Türk-Amerikan ittifakının karşılıklı önyargılarla çözülmesine izin verilemeyeceğini belirtirken, 'Türkiye, Ermeni soykırımını tanımalı mı?' sorusunu, 'Bence zararı olmaz' diye yanıtladı
ABD'nin eski dışişleri bakanlarından Madeleine Albright, Bush yönetiminin Irak'ı işgal etmesinin olumsuz sonuçlarından birinin Türkiye - ABD ilişkilerindeki yıpranma ve karşılıklı önyargıların artması olduğunu belirterek, "50 yılı aşan ortaklığın basmakalıp yaklaşımlarla çözülmesine izin veremeyiz" dedi. Türkiye'nin AB üyeliğine destek bildiren ve bölgesinde liderlik yapabileceğini vurgulayan Albright, "Türkiye, Ermeni soykırımını tanımalı mı?" sorusunu ise, "Bence bunun zararı olmaz. (...) Büyük milletler özür dileyebilirler" diye yanıtladı.
Washington'daki Brookings Enstitüsü ile Sabancı Üniversitesi'nin ortaklaşa başlattığı yıllık Sakıp Sabancı Konferansları Serisi kapsamında ilk konferansı veren Albright, mensubu olduğu Clinton yönetiminin Türkiye'ye yönelik politikası ile Bush yönetimininki arasında bir "devamsızlık" yaşandığını ve kendi döneminde iki ülke arasında "daha etkin bir ilişki" olduğunu savundu.
Buna karşın, Irak meselesinin Türkiye ile ABD'yi birbirinden koparmaması gerektiğini ve Bush yönetiminin Irak'takine benzer bir başka müdahale planlamadığını vurgulayan Albright, "Başbakan Erdoğan'ın yakındaki (Washington) ziyaretinin ilişkilerin tamirine ve iyi bir temele oturtulmasına yardımcı olacağını umuyorum" dedi ve bunun olabilmesi için "geçmişe değil, geleceğe bakarak" Ortadoğu'da demokratik ortaklık, ekonomi ve enerji işbirliği alanında ilerlenmesi gerektiğini vurguladı.

Pamuk'a övgü
Konuşmasında Orhan Pamuk'un "Kar" romanından övgüyle söz eden Albright, bu romanı "Türkiye'yi ve İslamı anlamak açısından yararlı ve büyüleyici" bulduğunu söyledi.
Albright, dinleyiciler arasındaki ABD Dışişleri'nin eski Kıbrıs Koordinatörü Thomas Weston'ın, "Pamuk'a ve kitabına karşı son dönemdeki tepkilere" ilişkin sorusunu yanıtlarken de, ünlü romancının köktendincilik ve modernizm arasındaki karmaşık ilişkiyi çok iyi yansıttığını belirtti.
"İslami" bir siyasi partinin seçimle iktidara gelebildiği Türkiye'nin bu anlamda önemli bir örnek oluşturduğunu vurgulayan Albright, Erdoğan hükümetinin bu konuların tartışılmasına ve hoşgörünün yaygınlaşmasına katkı yapacağı umudunu dile getirdi.

Tarihle yüzleşmek
Ermeni "soykırımı" tezine sahip çıkan bir dinleyicinin, "Türkiye soykırımı tanımalı mı?" diye sorması üzerine, "Kişisel fikrine göre, bunun bir zararı olmayacağını" belirten Albright, "Büyük milletler özür dileyebilirler" dedi ve Almanların bu konuda en iyi örnek olduğunu söyledi.
Konunun "hassasiyetini" ve Ermeniler ile Türklerin "bu karmaşık tarihi konuya farklı yaklaştıklarını" bildiğini söyleyen Albright, "Geçmişi geride bırakabilmemiz önemli. Türkiye bunu yaparak bölgede önemli bir liderlik rolü oynayabilir" dedi.

Sabancı Ödülü
Sabancı Üniversitesi öğrencilerinin İstanbul'dan canlı izleyerek Albright'a doğrudan soru yöneltebildikleri konferans için Washington'a gelen Sabancı Holding Yönetim Kurulu Başkanı Güler Sabancı da, Brookings Enstitüsü ile bu konferans serisinin yanı sıra, her yıl düzenli bir "Sabancı Araştırma Ödülü" vermekte anlaştıklarını açıkladı. Sakıp Sabancı'nın vasiyeti üzerine verilecek bu ödül, bu yıl "yeni jeopolitik ortamda Türkiye'nin yeni politikaları ve fırsatları" konusuna ayrılacak.

Washington, Milliyet
04.05.2005