| |
1970 ve 1972'de vatandaşlıktan çıkarılan, akademisyen olması engellenen
ve Almanya'ya yerleşmek zorunda kalan Prof. Hakkı Keskin, Sol Parti
milletvekili...
Almanya'da Sol Parti'den milletvekili seçilen Prof. Hakkı Keskin'in
geçmişi Türkiye'nin 'insan hakları sicilini' de ortaya koyuyor.
Türkiye'nin iki kez vatandaşlıktan çıkardığı, çalıştırmamak için
her şeyi yaptığı Keskin, yerleştiği Almanya'da şimdi federal mecliste
milletvekili.
Prof. Keskin, 1943 yılında Maçka'da doğdu. Ailesi Bursa'ya göçerken,
Keskin de Erzincan Lisesi'ni bitirip 1964'te Berlin'deki Hür Üniversite'de
siyasal bilgiler eğitimine başladı. Keskin, 1968'de sol görüşü benimsedi,
Berlin'deki Alman-Türk Öğrenci Federasyonu'nun başkanı oldu. Süleyman
Demirel'in başbakan olduğu 1970'te, 'Türkiye' nin haysiyetini kırıcı
davranışlar içinde olduğu' gerekçesiyle vatandaşlıktan çıkarıldı.
Keskin'in avukatları Uğur Mumcu ve Uğur Alacakaptan, Danıştay'da
kararı iptal ettirdi. Ancak, 12 Mart 1971'den sonra da aynı sebeplerle
yine vatandaşlıktan çıkarıldı.
Yakınlarına veda edemedi
Almanya'da kaçak duruma düşen Keskin'in Türkiye'ye gönderilmemesi
için aralarında Jean Paul-Sartre ve Günter Grass'ın da bulunduğu
yüzlerce kişi ve kuruluş imza kampanyası başlattı, eylemler yapıldı.
Bunun üzerine Almanya, Keskin'e 'yabancı pasaportu' vererek, ülkede
kalmasını sağladı. Keskin, 1972'de Bursa'da ölen ağabeyi Seyfettin
Keskin'in cenazesine gelemedi.
1974'te affedildi ama...
Kendisini 'Sol Kemalist' olarak tanımlayan Keskin, Türkiye'nin 'gerçek
demokrasiye ve tam bağımsızlığa' kavuşmasını talep ediyordu. Keskin'e
göre, tüm suçu bu duşünceler uğruna mücadele vermekti. Keskin, CHP
lideri Bülent Ecevit'in iktidara geldiği 1974'te yeniden vatandaşlığa
kabul edildi, ancak pasaport süresi uzatılmadı.
Bu tarihte İsmet İnönü'nün kullandığı 'ortanın solu' kavramından
esinlenerek, Almanya'da 'Ortanın Solu Derneği'ni kurdu. Dernek 1974'ten
sonra 'Halkçı Devrimci Dernek' adını aldı. Dernek Almanya'da o tarihte
sayıları 2 milyonu bulan Türkiye göçmenlerinin taleplerini savunuyordu.
MİT devrede
1977'de Türkiye'ye dönen Keskin, o yılları şöyle anlattı: "Ailem,
artık kalmamı istiyordu. O tarihte Bursa Uludağ Üniversitesi yeni
açılmıştı. Avrupa'dan tanıdığım iki arkadaşım burada akademisyen
olarak görev yapıyordu. Bana da sınava girmemi önerdiler. Girdim,
kazandım. Beklemem gerektiğini söylediler. Altı ay bekledim. Bir
kez daha sınava girmemi söylediler, yeniden girdim. Onu da kazandım.
Bir yıl sonra almayacaklarını öğrendim. Meğer MİT araya girmiş,
benim üniversiteye girmemi engellemiş. O tarihte bunu bir milletvekilinden
duydum.
Sonra DPT'de uzman olarak çalışmaya başladım. 1977'deki Ecevit hükümeti,
1979 sonunda devrilince '3. MC hükümeti' kuruldu. Sokaklarda kan
iyice büyüdü. Sağ gazeteler, 'DPT'de komünistler yuvalandı' diye
yazıyordu. Korkuyorduk. 4 Ocak 1980'de izin alıp Almanya'ya gittim.
18 Ocak'ta gazetede, 'DPT'deki solcular işten atıldı' haberini okudum.
Listede adım vardı. Uzun süre dönemedim. Bu sırada yitirdiğim annem
ve babamın da cenazelerine gidemedim."
Keskin, önce Berlin'deki bir yüksekokulda uzman olarak çalıştı,
sonra Berlin Eyaleti İçişleri Bakanlığı'nda yabancılar konusunda
danışmanlık yaptı. Bir grup Türk aydınla Türkiye'den gelen göçmenlerin
isteklerini dillendirmek üzere 'Eşit Haklar İçin Uyum Politikası'
adlı çalışma grubu oluşturdu. Grup, bir bildiri yayımlayarak, ilk
kez, 'çifte vatandaşlık', 'yerleşim', 'seçme ve seçilme' haklarını
dile getirdi, okullarda Türkçenin ders olarak okutulmasını istedi.
Keskin, 1982'de Hamburg Üniversitesi Sosyal Pedagoji Fakültesi'nde
profesör unvanıyla öğretim üyeliğine başladı. Hamburg'da, 1985'te,
Ramazan Avcı adlı bir genç, Nazi taraftarlarınca öldürüldü. Bu,
altı ay içinde öldürülen ikinci Türk genciydi. Keskin'in başını
çektiği 10 bin Türk, protesto yürüyüşü düzenledi. Yürüyüşten sonra
Türkiye Göçmenler Birliği kuruldu. Keskin, 1993'te Hamburg Eyalet
Parlamentosu'na seçildi, parlamentoya giren ilk Türk'tü.
'Türkiye'ye kırgın değilim'
Keskin, siyasete ilk kez 1975'te Alman Sosyal Demokrat Partisi (SDP)
üyesi olarak girdi, partinin önderlerinden Oscar La Fontaine, SDP'den
ayrılıp Sol Parti'yi kurunca La Fontaine'le birlikte hareket etti.
Keskin, Sol Parti ve Demokratik Sosyalizm Partisi'nin Hamburg adayı
olarak federal parlamentoya girdi. Türkiye'ye kırgın olmadığını
belirten Keskin, "Yöneticiler yüzünden yapılan hatalardan ben
de mağdur oldum. Özellikle ağabeyim, annem ve babamın cenazelerine
gidemeyişimi unutamıyorum. Artık geçmişte kaldı. Ben, burada Türkiye
göçmenlerinin haklarını ve isteklerini sahipleniyorum. Ülkemizin
AB'ye girebilmesi için de mücadelemi sürdüreceğim" dedi.
İstanbul, Radikal
21.09.2005
|