|
Rum Erkek Lisesi ile Yedikule Ermeni Hastanesi vakıf avukatları,
"Türkiye, Lozan Antlaşması'nı ihlal ediyor" dedi
Fener Rum Erkek Lisesi ile Yedikule Surp Pırgiç Ermeni Hastanesi
vakıflarınca Türkiye aleyhine, "mülkiyet hakkı ihlali ve ayrımcılık
yapıldığı" iddiasıyla açılan davanın duruşması Avrupa İnsan
Hakları Mahkemesi'nde (AİHM) yapıldı. Azınlık vakıfları, Türkiye'nin
Lozan Antlaşması'nı ihlal ettiği ve kendi vatandaşlarına yabancı
muamelesi yaptığı görüşünü dile getirdi.
Davacı vakıflar, devlet tarafından el konulan taşınmazlarının iadesini
talep etti.
Ulusal güvenlik fermanı
İki vakıf da, 1940 ve 1960'lı yıllar arasında elde ettikleri taşınmazlara
1990'lı yıllarda el konulmasının Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nin
mülkiyet hakkını garanti altına alan maddesiyle çeliştiğini dile
getirdi.
El konulma işleminin 1974'teki bir Yargıtay kararında yer alan "ulusal
güvenlik" hükümlerine dayandığını belirten vakıf avukatları,
bu kararın "ölüm fermanı" niteliğinde olduğunu vurguladı.
Avukatlar, bağış yoluyla elde edilen taşınmazlara el konulmasının
yaklaşık 500 yıldır varolan bu kurumları kapanmanın eşiğine getireceğini
belirtti.
Ayrımcılık yapılıyor
Davacı avukatları, AİHS'nin ayrımcılıkla ilgili maddesinin de ihlal
edildiği yönünde görüş bildirdi. Lozan Antlaşması'nın ihlali ve
ayrımcılık nedeniyle vatandaşlar arasında "sınıf yaratıldığını"
dile getiren davacılar, "Azınlık vakıfları Türk olmasına karşın
yabancı muamelesiyle karşı karşıya kalıyorlar. Şu ana kadar Avrupa'da
buna benzer bir uygulamanın eşine rastlanmadı" yorumunda bulundu.
2002'den bu yana yapılan değişikliklerin yeterli olmadığını dile
getiren vakıflar, söz konusu değişikliklerin taşınmazların iadesini
öngörmediğinin altını çizdi.
Türk hükümeti ise savunmasında Vakıflar Kanunu'nda yapılan son değişiklikleri
ön plana çıkardı ve azınlık vakıflarının 1935'ten bu yana taşınmaz
elde etme kapasitelerinin bulunmadığına vurgu yaptı.
AİHM'nin kararını önümüzdeki aylarda açıklaması bekleniyor.
Brüksel, Milliyet
21.09.2005
|