| |
Şurası çok açık: Cumhuriyet Halk Partisi, Kasım 2002'de kendisine
oy veren seçmenden her gün biraz daha uzaklaşıyor ve onun yerine
Milliyetçi Hareket Partisi ile paralel bir çizgiye giriyor.
Bu haliyle CHP'nin değil iktidar olması iktidar alternatifi gibi
algılanması bile imkânsız. Olsa olsa bir koalisyonun küçük ortağı
olarak hükümette bulunabilir CHP. O siyasi şartlar ise zaten bir
nevi siyasi kriz şartları olur, aynen 1996-2002 arasında yaşadığımız
gibi.
Bana öyle geliyor ki, CHP'nin 2002 seçimleri öncesindeki damardan
sosyal demokrat söylemi değiştirmesine temel etmen, CHP yönetiminin
seçim sonuçlarını okuma biçimi oldu.
Adalet ve Kalkınma Partisi yüzde 35 oy almıştı. CHP de yüzde 20'ye
yakın. Geçerli oyların yüzde 45'i parlamentoya yansıyamamıştı.
Anamuhalefet görevini üstlenen CHP'nin sorumluluğu büyüktü; çünkü
halk ondan yüzde 65'lik muhalefeti temsil etmesini talep edecekti.
CHP yönetimi burada bir kumar oynamaya karar verdi kanımca: Eğer
Türkiye'yi siyasi anlamda bir kutuplaşmaya sürüklemek mümkün olursa,
kutuplardan birinde AKP yer alacak olursa diğerinde de CHP yer alabilirdi.
Peki bu kutuplaşmanın konusu ne olmalıydı? CHP, laiklik konusunu
çok zorladı ama AKP bu tuzağa gelmedi... Peki başka ne olabilirdi?
En sonunda, Irak savaşı CHP'ye aradığı fırsatı verdi: Anti- Amerikanizm,
Batı karşıtlığı ve 'ulusalcılık' aranan kutuplaşma konusu olabilirdi.
CHP bu damarı zorlamaya başladı, hâlâ daha zorluyor.
Dikkat edin, bu partinin temel politikaları hep AKP'yi iki-üç noktadan
zorlamak üzerine kurulu. Bunlardan biri, AKP'nin vatanı satıyor
olması. Önce para karşılığı Amerika'ya satmayı denediler, şimdi
özelleştirmeler yoluyla satıyorlar CHP'ye göre.
Yalnız bir önemli durum var: 2003 başına göre çok farklı bir Türkiye'de
yaşıyoruz. CHP'nin ele aldığımız sorunları açısından en önemli fark,
bu partinin AKP'ye oy vermemiş olan yüzde 65'i tek başına temsil
etmeyi başaramamış olması. Özellikle 'ulusalcı' söylemde MHP daha
önde gidiyor. Tabii, bir şeyin sahicisi varken sahtesine kim niye
yüz versin?
Öte yandan, Türkiye'de insanların kahir çoğunluğunun yüzü Batı'ya
dönük. En azından geleceği Doğu'da değil Batı'da görüyorlar. Ve
şu işe bakın ki, bu çeşit insanları temsil eden neredeyse yegâne
parti AKP.
Sözde 'liberal demokrat' ANAP bile en koyu milliyetçiliğe sarılmış,
Kürt meselesini kaşımaya çalışan bir çizgide.
Özellikle büyük kentlerde yaşayıp son seçimde CHP'ye oy vermiş olan
insanlar bugün kime oy vereceklerini bilemez durumdalar.
MHP çizgisine girmiş bir CHP. Bırakın sosyalı, demokrat olmaktan
bile vazgeçmeye yeltenen bir CHP...
Buna karşılık, Batı yanlısı çizgiyi tek başına sürdürmekte olan
eski İslamcıların partisi AKP...
Bu işte bir dizi yanlışlık var ama ne acaba?
İsmet Berkan, Radikal
27.09.2005
|