| |
Dünyanın, Kıbrıs meselesinin taraflarından duymaya pek de alışmadığı
bir tonda konuşuyor KKTC Cumhurbaşkanı. Sakin, dolaysız. Milliyetçi
ağdadan ve öfkeden arınmış, kötümserliğe kapılmayan, çözümü samimiyetle
istemenin ve tarihin doğru tarafında yer aldığına inanmanın rahatlığını
yansıtan bir üslup.
Mehmet Ali Talat, bu ferahlatıcı üslubunu geçen hafta Washington'a
taşıdı.
ABD Dışişleri Bakanı Condoleezza Rice'ın daveti üzerine gerçekleştirdiği
ziyaret önemli bir "ilk" idi. Selefi Rauf Denktaş'a nasip
olmamış böyle bir davetin kendisine neden yapıldığını doğru teşhis
etmişti:
"Kıbrıslı Türkler artık dünya dili konuşuyor.. Kıbrıslı Türklerin
ortaya koyduğu çözüm vizyonu dünya tarafından takdir ediliyor. Eğer
bugün bu daveti alabilmişsem Sayın Rice'dan, bunun nedeni budur."
Davetten elde ettiklerini değerlendirirken de, "Aman, 'eli
boş dönüyor' demesinler" kaygısıyla lafı dolandırmadı:
"Hiçbir konuda somut bir şey almadım, somut bir şey için gelmedim.
Bunun simgesel önemi, Kıbrıslı Türklerin çözüm vizyonunun ABD tarafından
takdir edilmesidir; ilk kez oluyor bu."
Rice'ı etkiledi
Buna karşın, ABD'den beklentilerini ortaya koymak, Kuzey Kıbrıs'ın
izolasyonuna son verilmesini "çözüme giden bir adım" olarak
istediklerini anlatmak için önemli bir fırsat elde etmişti Talat.
Kendisini dinleyen bir ABD'li yetkiliye göre, bu fırsatı "gayet
etkili" kullandı; Rice'dan da "anlayış ve dostluk"
gördü . ABD'li bakan Talat'a, "çözüm yanlısı politikaları nedeniyle
takdirlerini sundu."
Washington ziyareti sonunda bir gazetecinin "duygularını"
sorması üzerine, gördüğü bu takdiri yorumladı Talat :
"Demek ki yapılabilecek ve dünyanın desteğinin alınabileceği
adımlar, işler vardı. Bunları gecikmiş olarak da olsa gerçekleştirerek,
Kıbrıslı Türklerin ve, tabii ki sonunda onunla bağlantılı olarak,
Türkiye'nin de dünyadaki imajını değiştirmek oldukça önemli bir
olaydır. Böyle bir olayda karınca kaderince, küçücük de olsa bir
rol almaktan büyük sevinç duyduğumu söyleyebilirim."
Açılımlar sürecek
Bu izlenimleri "laf-ı güzaf" sayacak, KKTC liderinin Washington'da
estirdiği farklı havanın "havadan ibaret" olduğunu ve
somut kazanım getirmediğini düşünecek olanlar vardır.
Oysa, KKTC'de (Talat'ın deyimiyle) "üç ayrı seçim ve referandumda
tescil edilmiş" olan çözüm yanlısı tavrın, Türkleri "sorunun
sebebi" sayan bakışı değiştirmesinin elle tutulur sonuçları
da sürecek. Psikolojik eşiğin aşılması, politik açılımları beraberinde
getiriyor, getirecek.
Talat'ın Washington ziyareti böyle bir açılımdı. Ziyareti değerlendiren
ABD Dışişleri Güney Avrupa Direktörü Douglas Silliman, açılımların
süreceğini bildirdi. Üstelik, bunun gerekçesini, Talat'ın kendilerine
aktardığı tezi birebir destekleyen sözlerle açıkladı:
"İzolasyonun kaldırılmasını, çözüme yönelik bir unsur sayıyoruz.
BM Genel Sekreteri de, iyiniyet misyonu kapsamında, izolasyonun
kaldırılmasının adadaki soruna çözüm bulmanın parçası olduğuna inanıyor.
Dahası biz, Kıbrıs'ın kuzeyi ile güneyi arasındaki iktisadi eşitsizliği
azaltabilirsek, ileride adanın birleşmesini sağlamanın çok daha
kolay olacağı inancındayız."
Somut beklentiler
ABD bu inanç doğrultusunda çeşitli adımlar atıyor. Bir süre önce
Kuzey Kıbrıs'a mali yardım başlattı; KKTC ile iş bağlantılarını
serbest bıraktı. Bazı Amerikan şirketlerinin yakında KKTC'de yatırım
yapması olası.
Siyasi planda da, adanın kuzeyine ziyaretler ile KKTC yetkilileriyle
temasların artarak süreceği ABD'lilerce ifade ediliyor.
Talat'ın Rice'la görüşürken, "İzolasyonların simgesel boyutta
sarsılmasını, hatta kalkmasını sağlayacak en önemli adımdır"
dediği direkt uçuşlar konusu ise şimdilik (deyim yerindeyse) havada.
Silliman, "Kuzey Kıbrıs'a doğrudan uçak seferi olasılığını
hukuki açıdan araştırmayı aktif biçimde sürdürüyor musunuz yoksa
o dosya tümden kapandı mı" diye sorunca, "İkisi de değil"
diyor.
Silliman'a göre, böyle bir uçuşun olabilirliği konusunda ABD'de
oluşmuş bir hukuki görüş yok, çünkü somut bir hukuki görüşün oluşması,
sorunun da somut biçimde sorulmasını gerektiriyor. Henüz herhangi
bir havayolu, ABD'den Ercan Havaalanı'na uçmak için ya da Ercan'dan
kaldıracağı uçağı ABD'ye indirmek için, kesin bir güzergah planıyla
resmen başvurmuş, Washington da bunun olurunu aramış değil.
Ancak Talat, ABD'nin böyle bir arayışa kapıyı kapatmamasını önemsiyor.
Pekçok kişinin "imkansız" saydığı direkt uçuşlar konusundaki
ısrarı da, "psikolojik eşik aşıldıktan sonra politik engellerin
de ergeç aşılacağına inanmasından" kaynaklı. Tıpkı, Türkiye'nin
AB'ye katılım müzakerelerini eninde sonunda başarıya ulaşacak, beraberinde
Kıbrıs'ta çözümü de getirecek bir süreç sayması gibi.
Yasemin Çongar, Milliyet
31.10.2005
|