'Neo-con değil, realist'

 

Müzisyen olmak isterken 'kulak eğitimi' dersinden kırık not alınca diplomat olmaya karar veren Ross Wilson, eski Sovyet coğrafyası, enerji ve ticaret konularında uzman. Wilson'ın kendisi gibi kariyer diplomatı olan eşi Margo Squire, profesyonel hayatını sürdüren bir Avrasya uzmanı ve 'Ankara'da da aktif görev üstlenmesi' bekleniyor
ABD'nin hazirandan beri boş olan Ankara Büyükelçiliği koltuğuna, koltuğun eski sahibi (şimdi Pentagon'un üç numarası) Eric S. Edelman'a "bazı yönleriyle çok benzeyen, bazı açılardansa farklılığı dikkat çeken" bir diplomat oturmaya hazırlanıyor.
Başkan George W. Bush tarafından Ankara büyükelçiliğine aday gösterilen 50 yaşındaki eski Bakü Büyükelçisi Ross L. Wilson, kendisini tanıyanlarca "Çalışkan, girişken, aynı zamanda soğukkanlı bir profesyonel" diye tanımlanıyor.

'Pragmatik ve sakin'
Her ikisiyle de ayrı ayrı çalışmış bir meslektaşlarına göre, "Edelman da, Wilson da Sovyet döneminde Moskova'da görev yapmış olmalarının da etkisiyle, demokratik özgürlüklerin desteklenmesine büyük önem veren diplomatlar. İkisi de çok zeki ve çalışkan" Ancak aynı kaynak, Wilson'ın "öyle kolay heyecanlanmadığını" vurgulayarak, bu özelliğiyle "Edelman'dan farklı olduğunu" ima ediyor.
2001-2003 yıllarındaki Bakü Büyükelçiliği'nin yanı sıra, iki ayrı seferde 5 yıl Moskova'da, 2 yıl Prag'da, 2 yıl da Melbourne'da görev alan, ABD Dışişleri ve Dış Ticaret Temsilciliği bünyesinde üst kademelerde çalışan Wilson'la ilgili görüştüğümüz Amerikalı, Avrupalı ve Azeri kaynaklar genelde hep aynı kelimeleri seçiyorlar: "Entelektüel ve pragmatik" dedikleri Wilson'ın, aynı zamanda "tavırlarında çok dikkatli" olduğunu vurguluyorlar.

'D' alınca planları değişti
Wilson, ABD'nin kuzey eyaletlerinden Minnesota'ya yerleşmiş Anglosakson bir aileden. Minneapolis kentinin yanıbaşındaki Edina'da büyümüş.
Yükseköğrenimde ilk adresi Minnesota Üniversitesi'ymiş; amacı ise profesyonel müzisyen olmak. Ancak birinci sınıftayken "kulak eğitimi" dersinde "D" (en düşük geçer not) alınca, fikrini değiştirmiş.
"Müzikten diplomatlığa geçişini" şöyle anlatıyor: "Hayatımda ilk kez 'D' almıştım ve bundan mantığın gerektirdiği sonucu çıkardım. Benim için doğal bir geçişti. Küçük yaştan itibaren politikayla, tarihle ve dünyada olup bitenle ilgiliydim. Üniversitedeki ilk yılımda, Dışişleri'nden birisi gelip sınıfta konuşma yaptı ve bu beni çok etkiledi."

Harp okulu diploması var
Minnesota'daki uluslararası ilişkiler eğitimini 1977'de tamamladıktan sonra, Columbia Üniversitesi'nden aynı dalda yüksek lisans alan Wilson, 1979'da mezun olur olmaz Dışişleri Bakanlığı'na girmiş.
İyi derecede Rusça ve Çekçe bilen Wilson, Sovyetler üzerine çalışarak başlayan ve 25 yıl boyunca "yükselen bir eğri" çizen kariyerinin çeşitli evrelerinde ekonomi ve ticaret konularında yoğunlaşmış. Bugün bir yandan "ekonomi diplomatı" olarak, bir yandan da Avrasya ve güvenlik konularındaki uzmanlığıyla tanınıyor. Wilson'ın, 40 yaşındayken Dışişleri tarafından gönderildiği Amerikan Ulusal Harp Okulu'ndan ikinci bir yüksek lisans diploması da var.

'Zoellick'in adamı'

Wilson, 25 yılda birçok "ağır topla" yakın mesai yapmış. 1990'ların ilk yarısında dışişleri bakanları James Baker, Lawrence Eagleburger ve Warren Christopher'ın özel kalemindeymiş; 1997-2000 arasında bakan Madeleine Albright ve yardımcısı Strobe Talbott'la çalışmış.
Wilson'ı "en iyi tanıyan ve en çok destekleyen" ise eski ABD Ticaret Temsilcisi, şimdi Dışişleri'nin "iki numarası" Robert Zoellick. İlişkileri, baba Bush yönetimine dayanıyor. Wilson, başlangıçta Dışişleri'nin ekonomiden sorumlu müsteşarı olan Zoellick'in özel asistanıymış. Bakü Büyükelçiliği sonrasında, Wilson'ı Amerika Serbest Ticaret Bölgesi Baş Müzakerecisi olarak Dışişleri dışına, kendi yanına alan da Zoellick.
Zoellick, Dışişleri'ne dönünce, Wilson bu kez onun buradaki baş danışmanı oldu. Şu sözler Zoellick'in:
"Ross Wilson'ı yıllardır tanırım ve saygı duyarım. Dışişleri'nde birinci sınıf bir ekonomi memuru olarak tanınmıştır. Birbirinden farklı konulara hâkim olabilen yetenekli bir liderdir."

Avrasya vizyonu Moskova ve Bakü'de şekillendi

Soğuk Savaş ve Glasnost dönemlerinde Moskova'da görev yapan Wilson, Bakü Büyükelçiliği sırasında Aliyev muhalifleriyle ilişki kurmasıyla tanınıyor


Wilson, en çok etkilendiği deneyimin, "iki ayrı Moskova'da" çalışmak olduğunu söylüyor. İlk kez, 1980'de ABD'nin boykot ettiği Olimpiyatların hemen öncesinde görev aldığı Moskova'yı, 7 yıl sonra döndüğünde çok farklı bulmuş:
"İlk gidişimde Sovyet içişlerinde büyük gerginlikler vardı; ABD-Sovyet ilişkileri de gergindi. 1981'e dek Moskova'da kaldım. Gorbaçov-Glasnost döneminde de, 1987-1990 arasında, Moskova'da görev yaptım ve bu kez bu ülkede daha önce yaşadıklarımın neredeyse tam tersiyle karşılaştım. Artık Ruslar bizimle konuşmak istiyorlardı; bize danışıyorlardı."

'Demokrasi başta gelmeli'
Wilson, 1997-2000 arasında Dışişleri'nin eski Sovyet cumhuriyetleri nezdindeki büyükelçisi Stephen Sestanovich'in yardımcısıydı. Kendisini bu dönemden tanıyan bir ABD'li diplomat, "Ross'ta Sovyet sistemini tanımış olanlarımızın çoğundaki güçlü değişim inancını görürsünüz. Biz, Avrasya'nın demokratikleşmesinin bir dış politika hedefi olması gerektiğine, 11 Eylül'den çok önce inanmıştık" diyor.
Wilson'ın 2000'de Senato Dış İlişkiler Komitesi önünde söyledikleri de aynı paralelde:
"Demir Perde'nin arkasında yedi yıl görev yapmak bana insan özgürlüğünün ve serbestliğin değerini daha iyi kavrattı. Demokrasi, insan haklarına saygı ve hukuk düzeni, özgür bir toplumun olmazsa olmaz bileşenleridir. Enerjinin, silahsızlanmanın, hatta bölgesel barışın bile geri plana itemeyeceği konulardır bunlar. Çünkü bunlar, zaten diğer bütün alanlardaki ilerlemenin de güvencesidir."

'Bakü'de çok başarılıydı'
Bakü'deki diplomasi, siyaset ve iş dünyasıyla yakın bağları olan bir Azeri kaynak, "Bizde çok başarılı oldu" diye övüyor Wilson'ı.
Bu kaynağa göre Wilson, "Aliyev ailesinin kanatları altına girerek Azeri muhalefetine sırtını dönen ve kamuoyunda büyük tepki toplayan" selefi Stanley Escudero'nun ardından, Bakü Büyükelçiliği'ne taze bir rüzgar getirmiş:
"Kafası çok iyi çalışan, pragmatik, soğukkanlı bir büyükelçiydi. Hem muhalefetle olması gereken ilişkiyi kurdu, hem de o zaman baştaki Haydar Aliyev ile, 'reel politika' çerçevesinde yapıcı işbirliği geliştirdi. Bağımsız ve muhalif basınla da iyi diyalog kurdu. Escudero'dan sonra, bizdeki Amerikan imajını düzeltti."

Bölgesel aktörleri tanıyor
Bakü'deyken enerji hatları, bölgesel güvenlik ve Karabağ meselesi üzerinde yoğun çalışan Wilson'ın, Rusya, İran ve Türkiye'nin bölgedeki rollerini iyi bildiği vurgulanıyor.
Bir Türk diplomatına göre, "Wilson muhtemelen Türkiye'nin Rusya, Ermenistan, Gürcistan, Ukrayna ve Türki cumhuriyetlerle ilişkilerine özel ilgi duyacak."
Bakü Büyükelçiliği sırasında, karşı cephenin görüşünü bizzat dinlemek için Erivan'ı da ziyaret eden Wilson'ın, Türk-Ermeni yakınlaşmasından yana ABD tutumunu sık dillendirmesi sürpriz olmayacak.
Irak'a gelince; Wilson'ın savaş öncesinde Bakü'de yaptığı şu açıklamalar, Azeri basınınca "Türkiye'ye güvence" sayılmıştı: "Sınırların değişimi hiçbir koşul altında beklenmemeli. ABD, Irak'ın toprak bütünlüğünü tanıyor ve bu pozisyon sonuna dek korunacak."

Ilımlı bir entelektüel
Avrasya'nın demokratikleşmesine verdiği öncelikli önem, Wilson'ı Washington'daki "neo-con" (yeni muhafazakâr) ekibe yakınlaştırıyor mu?
ABD'li diplomatı iyi tanıyanların yanıtı, "Hayır."
Bir Azeri gözlemci, büyükelçilik günlerinden bildiği Wilson'ı, "'neo-con' ekipten değildir. Liberal ya da şahin damgası vurulamayacak, geleneksel Amerikan diplomatı tarzında, ılımlı bir entelektüeldir" diye anlatıyor.
Kariyeri Wilson'la birçok aşamada kesişmiş bir ABD'li diplomat ise, meslektaşına yakıştırılabilecek etiketi belirlemiş:
"Ross'ı, Washington'daki dış politika terazisine yerleştirmek isterseniz, 'neo-con' değil, 'realist' kefeye koymanız çok daha doğru olur."

McEldowney sağ koluydu

Wilson Ankara'da, Bakü'deki sağ kolu Nancy McEldowney ile birlikte çalışacak. İstanbul Başkonsolosu olarak tayini çıktığında Azeri dostlarıyla "'Gedirem' yerine 'gidiyorum' demeyi öğrenme zamanı" diye şakalaşan McEldowney, sonuçta İstanbul yerine, Ankara'ya atandı. Yaz başından beri ABD Büyükelçiliği'nde maslahatgüzarlık yapan McEldowney ile Wilson, 2 yıl aradan sonra yeniden "ekip" olacaklar.

'Eşi Margo boş durmayacak'

Ross Wilson, kendisi gibi kariyer diplomatı olan Margo Squire ile evli. Profesyonel hayatında eşinin soyadını kullanmayan Squire, Dartmouth Koleji'ndeki öğrenciliğinden itibaren Rusça öğrenmiş bir Avrasya uzmanı.
Squire, eşinin büyükelçiliği sırasında Bakü'de, Dışişleri'nden izin alıp Avrasya Vakfı'nda Azerbaycan Direktörü olarak çalışmış ve özellikle sivil toplumun geliştirilmesi üzerinde yoğunlaşmış.
Wilson-Squire çiftinin 14 yaşında Blake ve 12 yaşında Grady adlı iki oğulları var. Çifti tanıyan bir ABD'li kaynak, "Ankara'ya bir değil, iki parlak diplomat gidiyor" diyor ve ekliyor, "Margo Squire klasik bir sefire değildir; Ankara'da boş durmayacağından emin olabilirsiniz."

Washington, Milliyet
31.10.2005