Yoksul ilçenin zengin teröristleri!

 

İran-Irak sınırının kesişme noktasındaki Şemdinli ve çevresinde son iki aydır patlayan bombalar, toplumun huzuru açısından ciddi sinyaller veriyor. Dün patlayan son bombanın yurttaşların sabrının sonunu getirdiği çok net anlaşılıyor. Yokluk ve yoksulluk içinde çırpınan ilçenin sakinleri, Şemdinli'yi Irak'a çevirenlerin hangi karanlık ve zengin cephanelikten beslendiğini merak ediyor!..

1 Eylül, Hakkâri'de barışın değil savaşın günü olarak anımsanıyor. Çünkü o gün DEHAP çadırına bomba konulmasının ardından kent merkeziyle Yüksekova ve Şemdinli ilçelerinde tam 16 esrarengiz patlama meydana geliyor. İstanbul'a kar yağmadan Türkiye'ye kış geldiğini anlayamayan medya ile kitle örgütlerinin ilgi göstermediği patlamalar, bölgedeki on binlerce insana korkulu günler yaşatmaya devam ediyor.

Karanlık gruplar ellerini kollarını sallayarak bir il ve iki ilçe merkezinde istedikleri yere bomba koyabiliyor. Üstelik bu bombalar kimi zaman AKP'lileri, memurları, güvenlik güçlerini ve bazen de DEHAP'lıların işyerlerini hedef alıyor.

Son iki ayda patlamalarla sarsılan Yüksekova, uyuşturucu trafiğinde önemli bir güzergâh olarak biliniyor. Bu ilçenin adıyla anılan bir çetenin geçmişte işlediği cinayetler unutulmuyor. Şemdinli ise memurlar, korucular, Irak'tan pirinç, şeker ve yağ kaçıran biçareler, dağlardan katırlarla mazot getirip iç piyasaya veren küçük kaçakçıların yaşam sürdürmeye çalıştığı bir ilçe olmaktan ileri gidemiyor. Ancak artık Şemdinli'nin de bir çetesi olduğu gizlenemiyor.

Son iki ayda ilçenin en zenginleri olarak bombacılar öne çıkıyor. Bu karanlık grupların yüzlerce kilo patlayıcı ve havaya uçurdukları otomobilleri çok rahat edinebilmesi, bayağı zengin bir cephaneden beslendiklerini de gösteriyor! Yoksul Şemdinli'yi zengin teröristler vuruyor, ancak patlama zincirindeki halkaları birbirine kimlerin taktığı bir türlü bulunamıyor!. Bu durum, terörden arınmak için mücadele eden halkın devlete güvenini sarsıyor. C-4, korku ve kan kokusuyla Şemdinli ve çevresini Irak'ın şiddetle beslenen topraklarına çevirmeye çalışan çeteyi çökertmek, devlet adına aciliyet içeriyor.

Şemdinli'de dün patlayan 17. bombanın piminin kimi güvenlik görevlilerinin elinde olduğuna ilişkin ilçe merkezinde yükselen yaygın söylenti, kısa sürede binlerce kişinin katıldığı bir isyana dönüşüyorsa, ilgili birimlerin failler konusunda daha inandırıcı açıklamalar yapması gerekiyor.

Paranoyak olan binlerce insanın korkuyla sıkıştırılan öfkesini de patlatan dünkü bombayı Özipek Pasajı'na rahatlıkla atabilen el ve o elle pazarlık için tokalaşanların bir an önce ortaya çıkarılması, Hakkâri başta olmak üzere tüm Güneydoğu'nun ve tabii ki tüm Türkiye'nin huzuru açısından ciddi önem taşıyor. Hakkari'de Yüksekova Çetesi ile Susurlukçuların uzantılarının oluşturduğu bir çete sentezinden söz ediliyor.

Mehmet Faraç, Cumhuriyet
10.11.2005