Bush, Saddam, generaller
 

     Seçime iki hafta kala Ankara bugün Amerikalı generalleri ağırlayacak. Olası Irak harekatına komutanlık etmesi beklenen orgeneral Tommy Franks, Avrupa Müttefik Kuvvetleri Komutanı Joseph Raltson’la birlikte, ‘ikinci Körfez savaşı’nda Türkiye’nin rolünü masaya yatırmaya geliyor.
     Bu ziyaretlerin hemen ardından MGK toplanacak ve ABD’nin giderek şekillenmeye başlayan ‘Irak planı’ değerlendirilecek.
     Washington’un ‘Birinci Körfez harekatı’nda olduğu gibi ‘üsleri’ isteyeceği kesin. Çünkü, Saddam’ı teslim almanın yolu Bağdat’ın havadan felç edilmesine bağlı. Ecevit’in, Kuzey Irak’a dönük olarak dile getirdiği, ‘Ya gençlerimizi kaybedersek?’ kaygısı Vietnam benzeri savaşa sürüklenilmesi halinde doğabilecek bir risk.
     Pentagon, Körfez savaşında ‘Vietnam sendromu’nu aşabilmek için az uğraşmadı!
     Pulitzer ödüllü Amerikalı gazeteci ve tarihçi David Halberstam’ın, ‘Barış Zamanı Savaş’ kitabında Körfez Savaşı’yla ilgili de çarpıcı askeri detaylar veriliyor.
     Örneğin ‘Sağa dön’ Warden diye anılan her şeye muhalif havacı subayın Bağdat’a hava saldırılarını planlamadaki rolüne bakarak, Pentagon’daki generallerin iç dünyaları ve stratejik hazırlıklarıyla ilgili ipuçları yakalamak mümkün.
     Warden, kendi fikirlerinin ateşiyle yanan, ‘put kırıcı’ bir subay ve aykırı önerilerini üstlerine benimsetemediği her durumda, hemen sağa dönüyor ve bir sonraki generale gidiyor.
     ‘Sağa dön’ Warden Vietnam’ı büyük hayal kırıklığı içinde terk ettikten sonra İkinci Dünya Savaşı’ndaki hava saldırılarını inceliyor: Almanya’ya bombardımanlar paralel değil, seri yapılıyordu. Bu yöntemle hedefi vuran uçaklar bir sonraki hedefe giderlerdi. Ancak isabet yüzdesi düşük kalırdı.
     Warden, Körfez Savaşı’nda Schwarzkopf ve Powell’a Irak’ın merkezi sinir sistemini felç edecek ‘paralel saldırı’ yöntemini teklif ediyor.
     Bağdat yakınlarına her defasında ağır bombardıman uygulamak yerine, ABD’nin gelişmiş bilgisayar ve uydu teknolojisi, casus uçakları yardımıyla uzaktan belirlenecek hedeflere yoğun saldırı başlatmak çok daha etkili olacaktı.
     Nitekim sonuç Warden’in hayal ettiği gibi oldu.
     ABD altı haftada Irak askeri gücünü darmadağın etti ve Saddam’ın tankları, lazer kumandalı bombalarla çöle gömüldü.
     Körfez Savaşı’ndan bu yana geçen on yılda teknoloji daha da gelişti. Ancak bu defa Saddam’ın kendisi hedef olacak ve ‘hayatta kalmak’ için kimyasal başlıklı füzeler dahil her yolu deneyecek.
     Bağdat’ı karadan birlik indirmeden ele geçirmek güç.
     Bush’un generalleri kapıya dayandı. Üsleri istiyor.
     Ankara ne yapmalı? ‘Savaş generallere bırakılmayacak kadar ciddi bir iştir’ sözünü akıldan çıkarmamak en iyisi. Dolduruşa gelmeyelim!

Derya Sazak, Milliyet ; 21.10.2002