Şemdinli yanıyor

 

Hakkâri-Şemdinli, Türkiye'nin üyeliğinin gerçekleşmesi halinde Avrupa Birliği'nin doğudaki sınır noktası olmaya aday ilçelerimizden biri.
Şemdinli son günlerde Paris'le aynı kaderi paylaşıyor!
Bombalarla sarsılıyor.
Bayram öncesi Cumhuriyet Meydanı'nda deprem gibi bir patlama oldu, bomba yüklü aracın havaya uçurulmasıyla sağlam bina kalmadı, onlarca insan yaralandı.
Askeri hedeflerin yanı sıra iş merkezi ve yolcu otobüslerini hedef alan patlamalar halkta büyük korku ve paniğe yol açmış durumda. Esnaf kepenk kapatarak, can güvenliğinin sağlanmasını, olayların aydınlatılmasını istiyor.
Bölgedeki gerilim sürerken, önceki gün Şemdinli'de halkı sokağa döken bir başka bombalama olayı yaşandı. Umut Kitabevi önüne konulan bomba bir can aldı, olaylarda bombacı olduğu öne sürülen bir kişi linç edilmek istendi. Araçlar ateşe verildi.
Öfkeli kalabalığın 'bombanın atıldığı araç' olarak gördüğü beyaz renkli bir Renault 19'un bagajından çıkan saldırı silahları Susurluk kazasındaki Mercedes'i akla getiriyordu: 3 Kalaşnikov tüfek, on şarjör, bomba malzemesi, polis ve asker yelekleri, krokiler ve bazı kişilere ait resimler. Belli ki araç, 'gezici bombalama timi' olarak gösterilen adreslere uğradıktan sonra Şemdinli'den ayrılmak üzereymiş!
Hakkâri CHP Milletvekili Esat Canan, Şemdinli'deki manzarayı şöyle anlatıyor: "Sabah bir bombalanma olayı yaşanmış. Halk, bombayı atan kişiyi görmüş, vatandaşlar kaçmaya çalıştığı aracın önünü kesmişler. Araçta üç kişi varmış. Halk bu kişileri tartaklamış ve gelen polislere teslim etmiş. Topluluk sokakta bu kişilerin ele geçirildiği aracın etrafını kuşatmış vaziyetteydi. Aracın iyice incelenmesini istiyordu halk çünkü bunun bir 'derin devlet' işi olduğuna inanıyordu."
CHP'li Esat Canan, yetkililerle görüşerek bombayı atanların üç kişi olduğunu anlatıyor. Ancak gözaltında bir kişi tutuluyor. Diğerleri yok. Polisin açtığı ateş nedeniyle keşif de yapılamıyor. Delillerin yok edileceği endişesine dikkat çekiyor Canan: "Can güvenliğimiz yok. Savcının da yok. O yüzden keşif tamamlanamıyor. Burada açık bir provokasyon var. Halkın ele geçirdiği araç ve içindekiler çok ilginç."
Güneydoğu aylardır ateş altında.
Askeri konvoylara mayın tuzağıyla başlayan, uzaktan kumandalı demiryolu eylemleriyle süren olaylar PKK'nın 'ateşkes'i sona erdirmesiyle karşılıklı çatışmaya dönüşmüştü.
Patlamalar, 1990'lara dönüş sinyali veriyor.
Paris yanıyor, Şemdinli'ye uzağız!

Derya Sazak, Milliyet
11.11.2005