| |
Erdoğan: Kurumsal mutabakat olunca konuyu TBMM'ye getireceğiz.
Arınç: AİHM yanlış yaptı. CHP lideri Baykal: AİHM'in kararı Gül'ün
şahsi yenilgisi
AKP kanadı, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'nin (AİHM) türbanla
ilgili kararının bağlayıcı olmadığında ısrarlı. Başbakan Tayyip
Erdoğan, önceki gün Katar'a giderken ANA uçağında gazetecilerle
yaptığı sohbette, AİHM'nin kararını yine eleştirdi.
Kararın, "Türban tartışma konusu olmaktan çıktı" şeklinde
yorumlanmasına da karşı çıkan Erdoğan şöyle konuştu: "Türban
konusunda, 'Son nokta kondu, bu iş bitti' diyenler 'Erdoğan muhtar
bile olamaz' demişlerdi. AİHM'nin kararı son nokta değildir. Bu
tekil bir karardır. Emredici hüküm olsa bütün Avrupa ülkelerinde
uygulanması gerekir. Türban konusunda Türkiye'de toplumsal mutabakat
vardır. Biz şimdi kurumsal mutabakat arıyoruz. Kurumsal mutabakat
sağlanırsa konuyu tabii ki Meclis'e getiririz."
Türban konusu, TBMM Başkanı Bülent Arınç'ın dünkü 'basınla sohbet
toplantısı'nın da ana gündemini oluşturdu. AİHM'nin kararını eleştiren
Arınç şunları söyledi: "AİHM, büyük bir yanlış yapmıştır. Bu
yasak o kadar büyütülmektedir ki, baştan beri başörtüsü yasağını
isteyen bazı çevreler, bu kararın Avrupa'yı bağlayıcı bir karar
olduğunu söylemektedir. Hukukçulardan rica ediyorum; bu konunun
cevabı eğer bir soru ise 'evet doğrudur, hayır yanlıştır...' ikisinden
biri. Doğruysa sözümün arkasına dikkat etsinler, yanlışsa biri bana
desin ki 'Hayır 3. bir kanun daha var ki o kılık kıyafeti tanzim
ediyor, yasaklıyor veya serbest bırakıyor.' Böyle bir hukuk normunu
Anayasa içinde ya da kanun olarak bulmak mümkün değildir. 'Bu karar
doğrudur ve bütün Avrupa'yı bağlar' diyenlere soruyorum: Bu kararın
arkasından Avrupa'da hangi üniversite başörtüsü yasağı getirecektir?"
'Kurallara uyulmalı'
CHP lideri Deniz Baykal ise, AİHM'nin kararının, eşi Hayrünisa Gül'ün
davası nedeniyle Dışişleri Bakanı Abdullah Gül'ün de 'şahsi yenilgisi'
olduğunu söyledi. Dün CNN Türk'teki 'Ankara Kulisi' programına katılan
Baykal şöyle dedi:
Çok asabi bir tavır: Her konuya ılımlı ve yumuşak bir üslupla yaklaştığını
gördüğümüz Dışişleri Bakanı Abdullah Gül, çok asabi, çok sert, ülkeyi
sıkıntıya sokacak bir tavır sergiledi. Olayın altında Gül'ün açısından
şahsi anlam taşıyor olması yatıyor. Yani Gül şahsen de kendini yenilmiş
hissediyor. Daha önce eşi AİHM'ye başvurmuştu.
Anayasa'ya ihanet edilmez: Bakan 'Yasakları savunmak kimseye şeref
kazandırmaz' diyor. Yasak değil, kurallar var. Kimseye yasak konuyor
değil. Herkes başını örter.
Olay başka bir olay, devlet kurumu olarak üniversitelerdeki kılık
kıyafetle ilgili. Genel yasa içinde ele alınması doğru değil. Kurallara
uymak şerefsizlik değildir.
Ankara, Radikal
14.11.2005
|