İllegaliteye yol verilemez

 

Erdoğan: Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlığı 73 milyon için sigortadır. Türk'ü, Kürt'ü, Çerkez'i, Laz'ı, doğu, batı, güney ve kuzeylisi, inanan ve inanmayanıyla bizi birleştiren bu üstkimliktir
Başbakan Tayyip Erdoğan, partisinin dün yapılan grup toplantısındaki konuşmasında, Şemdinli'deki olayların aydınlatılması ve sorumlularının bulunması konusunda çok kararlı olduklarını söyledi. Olayların çözülmesi için halka sağduyu, muhalefete de dayanışma çağrısı yapan Erdoğan, şu mesajları verdi:
İstikrar istemeyenler var: İçeride ve dışarıda güven ve istikrar ortamını korumamızı istemeyenler var. Şemdinli ve Yüksekova'da yaşananlar, bunu bir kez daha ortaya koydu. Olayların aydınlatılması ve sorumlularının ortaya çıkarılması için irade ve kararlılık gösterdik, gösteriyoruz.
Hazırlık istemedik: Bazı hazırlıklar yapılmasını istemedik, anında gidelim, esnafla vatandaşlarla çok daha rahat ilişki kuralım istedik, isabetli oldu. Öyle farklı yaklaşım içinde olanlar var ki bunlar, 'Hemen bu niçin meydana çıkmıyor, bazıları anında hemen cezalandırılmıyor, bu da mı örtbas edilmek isteniyor' gibi bir gayretin içinde. İdari görev, yürütmeye ait, bu görevi yerine getireceğiz ve yargıya en ideal şekilde ulaştırmanın gayreti içinde olacağız. İnanıyorum ki yargı da gecikmeksizin adil olan kararı verecek ve bölge, ülkemiz, hassasiyetlerinin sonucunu alacak.
Puslu hava: Puslu hava beklentisinde olanlar var, bunu yerinde görme imkânım oldu. İllegaliteyi legaliteye dönüştürme gayretinde olanlar var. Bunları birbirinden ayırmalıyız. Bu, siyaset üstü bir mesele, tüm partiler dayanışma içinde olmalı.
DYP lideri Mehmet Ağar'a tepki: Türkiye'nin her köşesi, 73 milyonun her ferdi bize aynı mesafede. Orada, onun için vardık. Bazı siyasilerin dediği gibi, 'Çok söyledik de onun için gittiler' değil. Bunlar, secaat arz ederken sirkatin söylüyor.
Sen de siyasi parti liderisin, gitsene, ne duruyorsun? Biz, idare olarak sorumluluktayız ama, sen de bu ülkede siyaset yapıyorsun. Puslu havadan rol çıkarmak, bu ülkede zaaf alanları oluşturarak huzur ortamını adeta kundaklamak suretiyle bir yere varmak isteyenler olabilir. Ama netice alamayacaklar. Bu ihanet, mutlaka onun boynuna dolanacak. Terör ve şiddetin kaynağını kurutmak için öfke değil, sevgiyle, şefkatle yaklaşmak gerekir.
O devirler kapandı: Kimse yanlış ve yasadışı yoldan hak aramaya kalkışmasın. O devirler kapandı. Sükûnetle, aklıselimle meselelerimizin çözümüne katkıda bulunalım, tahriklere, provokasyonlara iltifat etmeyelim. Öyle davranırsak, hiçbir şey karanlıkta kalmayacak. Hukuk devletinin karanlık odaları yoktur. Kimse, hükümete muhalefet edeyim derken, millete, Türkiye'ye muhalefet etmemeli. Sapkınlar, hukuksuz alanlara kayanlar, bu ülkenin vicdanını asla teslim alamaz, alamadı da.
Tavsiye: Bunlara karşı Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlığı, 73 milyon için sigortadır. Kürt'ü, Laz'ı, Çerkez'i, Türk'ü, doğulusu, batılısı, güneylisi, kuzeylisi, inananı ve inanmayanıyla bizi birleştiren, bu üstkimliktir. Bu ifademden rahatsız olanlar da var. Onlara, bu konuda bilimsel bazı çalışmalar yapmalarını tavsiye ederim.
Denge bozulmuş: Bu ülkenin ayaklarını sağlam tutacak denge zaafa uğratıldı, yeniden kurulmalı. Bölgeler arasında gelir dağılımı açısından uçurumlar varken, nasıl bir ortak gelecek idealinden söz edeceğiz? Türkiye'nin kanayan yaralarını görmezden gelmek ülkeye ihanet anlamına gelir.
Karadelikler: Toplumsal hayatın içinde karartılmış bölgeler, toplum huzurunu emen karadelikler var. Toplumsal hayatı gölge oyunlarından, karadeliklerden, soru işaretlerinden arındırmadan, vicdanları rahatlatmadan, Türkiye'yi üzerinde hissedeceği sağlam bir zemine kavuşturamayız.
Mozaik: Biz, bir mozaiğiz, bu mozaiğin bütününü oluşturan farklı farklı unsurları var. Eğer bu unsurlardan biri kenara atılırsa, o zenginlik yakalanamaz.

Ankara, Radikal
23.11.2005