Yüksekova çetesi yokmuş

 

Subayların, korucuların, belediye yetkililerinin ve özel harekâtçıların bombalama, gasp, yargısız infaz gibi fiillerden yargılandığı 'Yüksekova çetesi' davasında sadece itirafçı Bilgiç'e ceza çıktı. Müdahiller şaşkın
Türkiye, Şemdinli soruşturmasını tartışırken, Susurluk'tan sonra en önemli çete davası olan ve sanıkları arasında eski rütbeli askerlerin de bulunduğu Yüksekova davası, sürpriz kararla bitti. Hakkâri Ağır Ceza Mahkemesi, daha önce hapse mahkûm edilen emekli binbaşı Mehmet Emin Yurdakul, üsteğmen Bülent Yetüt'ün de bulunduğu sanıklar hakkında beraat kararı verdi. Davada ceza alan tek sanık ise ünlü PKK itirafçısı Kahraman Bilgiç oldu. Ancak o da kararla birlikte tahliye edildi.
Üniformalı çete: Susurluk'tan sonra 1996'da ortaya çıkarılan Yüksekova çetesi davası Kahraman Bilgiç'in jandarma istihbarat astsubay Hüseyin Oğuz'a verdiği ve Susurluk Komisyonu tutanaklarına da geçen ifadeleri üzerine açılmıştı. Davada albay Hamdi Poyraz, binbaşı Mehmet Emin Yurdakul, üsteğmen Bülent Yetüt, Korucubaşı Kemal Ölmez, PKK itirafçısı Kahraman Bilgiç, özel harekâtçı polis Enver Çırak ile bazı belediye yöneticileri çete kurmak, gasp ve bombalama ile suçlanmışlar, sanıklar 'üniformalı çete' olarak adlandırılmıştı.
Kundakçı'nın da adı geçmişti
Canan cinayeti: Suçlar arasında Şemdinli olaylarının üzerine giden CHP Hakkari Milletvekili Esat Canan'ın ağabeyi Abdullah Canan'ın öldürülmesi dahil, dokuz faili meçhul cinayet, işadamlarından haraç toplanması, bombalama gibi olaylar da yer almıştı. Sanıklardan albay Hamdi Poyraz 1997'de cezaevine konulmuş ancak bir ay sonra tahliye edilmiş, ifadelerde korgeneral Hasan Kundakçı'nın da adı geçmişti.
Binbaşıya mahkûmiyet: Diyarbakır 4 No'lu DGM, 22 Mart 2001'de 13 sanıklı çete davasında, binbaşı Yurdakul'u çete kurmak, gasp ve bombalamaya azmettirmekten 25 yıl, özel harekâtçı Enver Çırak'ı 3 yıl 8 ay, üsteğmen Bülent Yetüt'ü 7 yıl 4 ay, PKK itirafçısı Kahraman Bilgiç'i 30 yıl, korucubaşı Kemal Ölmez'i ise 13 yıl hapse mahkûm etmişti. Albay Poyraz hakkında uyuşturucu ticaretinden ise beraat verilmişti. Hakkında gıyabi tutuklama kararı verilen binbaşı Yurdakul, geçen sürede yakalanmak yerine aranıyorken emekliye ayrılmıştı.
Başsavcı: Yeterli kanıt var
Yargıtay bozdu: Ancak Yargıtay 2002'de verilen cezaları 'eksik soruşturma' gerekçesiyle bozmuştu. Daire, bozmayla yetinmemiş, 25 yıla mahkûm sanık binbaşı Yurdakul hakkındaki gıyabi tutuklama kararını da kaldırmıştı. Yargıtay Ceza Genel Kurulu ise, Mayıs 2002'de Başsavcı Sabih Kanadoğlu'nun itirazını reddetmekle birlikte, dava konusu ilişkileri aklamamış, dolayısıyla çete suçuna işaret etmişti.
İkinci kez ceza aldılar ama...
Yeniden hapis: Bunun üzerine dava yeniden Hakkâri Ağır Ceza Mahkemesi'nde görülmüş ve ikinci karar Kasım 2003'te verilmişti. Bu kez emekli binbaşı Yurdakul 29 yıl, yüzbaşı Yetüt 7 yıl 4 ay, özel timci Enver Çırak 4 yıl 5 ay, korucubaşı Kemal Ölmez 14 yıl ve Kahraman Bilgiç de 31 yıl 4 ay hapse mahkûm edilmişti. Mahkeme, kurmay albay Hamdi Poyraz ve eski Yüksekova Belediye Başkanı Ali İhsan Zeydan'ın da aralarında bulunduğu diğer sanıkları beraat ettirmişti. Bu karar da Yargıtay'a gitmiş ve 6. Ceza Dairesi'nce bozulmuştu. Böylece dava üçüncü kez başlamıştı. Benzeri iddialar nedeniyle son günlerde gözler Şemdinli ve Yüksekova'ya çevrilmişken, davanın sürpriz kararla sonuçlandığı ortaya çıktı.
Çeteden bahis yok: Radikal'in müdahil avukat Yaşar Altürk'ten aldığı bilgiye göre, Hakkâri Ağır Ceza Mahkemesi geçen cuma (18 Kasım) günü davayı bitirdi. Sanıklarla birlikte tartışılan çete kurmak-üyelik suçlamasına herhangi atıf yapmayan mahkeme, daha önce ağır cezalara çartırılan rütbeli sanıklar hakkında bu kez beraat verirken, davada tek ceza alan ise itirafçı Bilgiç oldu.
İşte, mahkeme kararının özeti: "Sanıklar Enver Çırak, M.Emin Yurdakul ve Bülent Yetüt hakkında, Abdurrahman Düşünmez'e ait otele lav silahıyla roket attıkları gerekçesiyle dava açılmış ise de sanıkların savunmalarına, keşif, bilirkişi raporları, Emniyet ve askeri birliklerle yapılan yazışmalara verilen cevaplara göre eylemi gerçekleştirdiklerine ilişkin kesin delil bulunmadığı ve Kahraman'ın ifadelerinde çelişki görüldüğü için bu sanıkların ayrı ayrı beraatlerine, Sanık Bilgiç'in, Abdurrahman Düşünmez'e yönelik silahlı gasp suçunu işlediğinin ikrarlarıyla da anlaşıldığından 5237 sayılı TCK'nın... maddelerine göre 8 yıl 4 ay ağır hapisle cezalandırılmasına ve kararla birlikte tahliyesine karar verilmiştir."
'Temyize gideceğiz'
Altürk, şunları söyledi: "Kararda çete suçuyla ilgili herhangi bir şey yok, çok şaşırtıcı. Yargıtay Genel Kurulu'nun tespitlerini de yok sayan bir karar verilmiş. Temyiz edeceğiz ve AİHM'ye de gideceğiz. Hava neden değişti. Bunda Şemdinli ve sonrası savcı otosuna bomba atılması gibi olayların etkili olduğunu düşünenler vardır. Olaylar ve soruşturmalar arasında benzerlikler çok dikkat çekicidir. Çünkü Şemdinli benzerlerini yaşamıştık. 1999'da Abdullah Canan'ın öldürülmesiyle ilgili davada duruşmadan iki gün önce de bombalar patlatılmıştı."

Ankara, Radikal
23.11.2005