| |
Merkez Bankası Başkanı Süreyya Serdengeçti, 'Brezilya'da enflasyon
Türkiye'den düşük, kamu borçlanma gereğinin milli gelire oranı ise
aşağıda ama faizleri bizden yüksek' dedi
Merkez Bankası Başkanı Süreyya Serdengeçti, "Merkez Bankası
faizlerinin bazılarının iddia ettiği gibi yüksek olduğu görüşüne
kesinlikle katılmıyorum. Brezilya'nın enflasyonu bizden düşük. Brezilya'nın
kamu borçlanma gereğinin milli gelire oranı bizimkinden aşağıda.
Buna rağmen Brezilya Merkez Bankası'nın faizleri bizimkinden çok
daha fazla. Bizim faizleri yüksek bulanlar dönüp Brezilya'ya baksın"
dedi. İstanbul'da 'Enflasyon Hedeflemesi: Uygulama ve Olası Sorunlar'
konulu uluslararası toplantının ardından gazecilerle bir sohbet
toplantısı düzenleyen Merkez Bankası Başkanı Serdengeçti yeni düzene
ayak uyduramayanların kurum olarak uyguladıkları kur ve faiz politikalarını
eleştirdiklerini söyledi. Serdengeçti, Merkez Bankası'nın döviz
rezervlerini yeterli görmediklerini belirterek bu yüzden orta vadede
de rezerv artırıcı döviz alımları yapmaya devam etmesi gerektiğini
vurguladı. Serdengeçti'nin çeşitli konulardaki görüşleri şöyle:
Faizimiz neyi engelledi?: Serdengeçti'nin sohbet sırasında anlattıklarından
Merkez Bankası'nın yüksek faiz politikasının YTL'yi değerli hale
getirdiği eleştirilerinden rahatsız olduğu görüldü. Serdengeçti,
Merkez Bankası faizinin düzeyini yüksek bulanlara şöyle seslendi:
"Merkez Bankası faizini yüksek tutarak büyümeyi mi engelledi?
Hayır. Kurun yükselmesini mi engelledi? Hayır. Merkez Bankası faizinin
yüksek olması Hazine faizinin düşmesini mi engelledi? Hayır. Çünkü,
Türkiye'de Hazine'nin borçlanma faizi Merkez Bankası faizine duyarlı
değildir. Şubat 2005-Eylül 2005 dönemine bakın. Hazine'nin borçlanma
faizi hep Merkez Bankası faizinin üzerinde seyretmiştir. Biz faiz
indirdik, Hazine faizi bizi izlemedi. Eylül 2005'ten sonra Hazine'nin
borçlanma faizi Merkez Bankası'nın altına inmiştir. Çünkü AB beklentisi
ağırlığını hissetirmiştir. Türkiye'de Merkez Bankası faizlerinin
yüksek olduğu görüşüne katiyen katılmıyorum. Brezilya'nın enflasyonu
bizden düşük. Kamu borçlanma gereğinin milli gelire oranı bizimkinden
aşağıda. Buna rağmen Brezilya Merkez Bankası'nın faizleri bizimkinden
çok daha fazla. Bizim faizleri yüksek bulanlar dönüp Brezilya'ya
baksın, orayı incelesin.
Döviz rezervi azar azar büyütülür: Serdengeçti, "Merkez Bankası
rezervlerini daha fazla döviz alımlarıyla yükseltmeliydi" eleştirileri
hatırlatılınca, şu değerlendirmeyi yaptı: "Merkez Bankası'nın
döviz rezervi seviyesinin yeterli olmadığını biz de kabul ediyoruz.
Ve bu görüşümüzü Türkiye'de bugüne kadar olanın aksine açıklıyoruz.
Rezervlerimizi artırmak zorundayız. Bu yüzden de döviz rezervlerimizi
artırmaya dönük müdahaleler yapıyoruz, alımlar gerçekleştiriyoruz.
Bizce bu kısa değil, orta ve uzun vadeli bir iştir. Bizce azar azar
alımlarla döviz rezervini yükseltmek daha doğrudur. Öbür türlüsü,
yani ani büyük alımlar dengeleri bozar. Döviz almak için piyasaya
para verirsiniz. Bu enflasyon hedefini tehklikeye düşürür. O zaman
faiz yükseltmek zorunda kalırsınız. Bu gelişmeler aşırı oynaklıklara
yol açabilir. Böylesine aşırı oynamalar enflasyon hedefini bile
bozabilir."
Rezerv için seviye söyleyemem: Serdengeçti, "Şu anda 40 milyar
dolar dolayında olan rezervlerin nereye kadar yükselmesi gerekiyor?
Üst sınırı nedir?" sorusu üzerine, "Rezerv miktarı konusunda
değişik kriterler vardır. Bu nedenle mutlaka şu seviyeye çıkması
gerekir, olması gerekir gibi bir seviye belirtmek mümkün değil.
Ancak hangi kriterle bakarsak bakalım Merkez Bankası olarak döviz
rezervlerimizi artırmaya ihtiyacımız olduğunu düşünüyoruz. Çünkü,
Türkiye'nin önünde ödenmesi gerek dış borçlar ve Merkez Bankası'nın
yüksek faizli döviz yükümlülükleri (işçi döviz hesapları) var. Bu
yükümlülüklerin faizini hayli düşürdük ama yine yüksek".
Kurul karar verir: Süreyya Serdengeçti, "13 Mart'ta görev süreniz
dolacak. Eğer hükümet sizin devam etmeniz yerine bir başkasını atarsa,
Merkez Bankası faiz politikası değişir mi? Hemen nisan ayında bu
hissedilir mi?" sorusunu, "Pazartesi günü (bugün) toplanacak
Para Politikası Kurulu'ndan ne tür bir karar çıkacağını ben bilemem.
Çünkü Kurul önüne gelen raporlar inceliyor, ardından da oylama yapıyor.
Onların vereceği karar da faizleri belirliyor. Bugün de Para Kurulu
aynı şekilde davranacak. Ancak geçmişteki toplantılardan farkı kararının
kesin olması. Eski toplantılarda kararı tavsiye niteliğindeydi"
diye yanıtladı.
Yetki ve sorumluluk hükümette: Merkez Bankası Başkanı Süreyya Serdengeçti,
görev süresinin uzatılması ya da göreve yeni bir atama yapılması
konusunda ise "Yetki ve sorumluluk hükümetindir" diyor.
Serdengeçti sözleşmesinin yenilenmemesi durumunda ise gelecekte
ne yapacağı sorusuna ise şu cevabı verdi:
"Bunu hiç düşünmedim. Zaten bunu düşünen kişi Mekez Bankası
Başkanlığı yapamaz. Ama gerçekten bir planım yok. Herhalde bir süre
dinlenirim."
Sektöre göre hareket olmaz
Merkez Bankası Başkanı Süreyya Serdengeçti, özellikle ihracatçıların
uygulanan para politikasından şikâyetçi olduklarının hatırlatılması
üzerine şöyle konuştu: "Para politikası bütün ekonomiyi hedef
almalıdır. Herhangi bir sektöre göre hareket edilmez. Uygulanan
para politikasıyla kimilerinin beklentisinin aksine Türkiye büyüdü,
ihracat her şeye rağmen çok iyi performans sergiledi. Ama her sektörün
aynı oranda etkilenmesi söz konusu olamaz. Artık Türkiye'nin döviz-kur-borsa
üçgeninden çıkıp, daha geniş bir üçgene bakması gerekir. Türkiye,
fiyat istikrarını, sürdürülebilir büyümeyi, sürdürülebilir istihdam
artışını hedeflemelidir. Bu üçgenden bakılınca da yapısal reformların
önemi ortaya çıkıyor. Kayıt dışı ekonomiyle mücadele, Maliye'nin
vergi reformuna yönelmesi buralarda iyileşme getirecek. Türkiye,
üretimin üzerindeki bazı yükleri artık düşürebilmeli.
Serdengeçti, yıllarca Türk Lirası'nın ülkede istikrar olmadığı için
değer yitirdiğini hatırlatarak "Paramızı aşırı değerli görenler,
geçmişi incelesinler" dedi. Sergeçti şunları kaydetti:
"Yıllarca Türk Lirası neden değer kaybetti. Çünkü, ekonomik
istikrarsızlık vardı. Yüksek enflasyon vardı. Kamu açıkları büyük
sorundu. Sağlıklı bir para politikası yürütülemiyordu. Böylece Türk
Lirası, peşine taktığı bol sıfırlarla beraber dünyada liderliğe
yükseldi, Guiness Rekorlar Kitabı'na girdi. Oysa son dört yıldır
tüm bunların tersi yapıldı. bu nedenle de paranın itibarı ve değeri
arttı. Bundan neden şikâyet ediliyor? rekabetçi konuma gelmenin
tek yolu düşük kur politikası uygulamak mıdır? Başka yöntemler neden
aranmıyor? Son dört yıldır sürekli olarak TL çok güçlü, cari açık
bundan ortaya çıkıyor, bunun arkasından mutlaka kriz gelecek deniyor.
Ama dönüp piyasaya bakıyoruz. Merkez Bankası'ndan başka döviz alan
yok. Eğer Türkiye'nin cari açık düzeyi tehlikeli boyuttaysa neden
Merkez Bankası'ndan başka döviz alan yok?"
Enflasyonu hep alttan ıskaladık
Serdengeçti, 'enflasyon hedeflemesi'ne geçen Türkiye'nin söz konusu
politikayı benimseyen 23'üncü ülke olduğunu ifade ederek, "Enflasyon
hedeflemesine girip de çıkan yok. Herkes memnun, çünkü enflasyon
düşüyor" dedi. Türkiye'nin enflasyonda 'nokta hedef-belirsizlik
aralığı' çerçevesinde yürüyeceğini belirten Serdengeçti, şunları
söyledi: "Son dört yılda enflasyon hedefini hem 'alttan ıskalamayı'
başardık. Enflasyonu yüzde 35 hedeflerken yüzde 29'a inmek iyi bir
şeydi. Yine yüzde 12 hedeflerken yüzde 9 gerçekleşme de iyiydi.
Ancak, artık sürekli 'alttan ıskalamak' da iyi değil. Çünkü, bu
yıl hedefimiz yüzde 5 enflasyon. Bunu alttan ıskalayıp, yüzde 2
gerçekleştirmek önemli bir yanılma olur. Kolay açıklanır durum değil.
Artık nokta hedefe yakın enflasyon gerçekleşmeleriyle yolumuza devam
şart."
Bizler yalnız insanlarız
Merkez Bankası Başkanı Süreyya Serdengeçti, "Özellikle AKP
hükümeti döneminde kendinizi yalnız hissettiniz mi? Beklediğiniz
desteği göremediğiniz anlar oldu mu?" sorusunu şöyle yanıtladı:
"Ben 26 yıldır Merkez Bankası'ndayım. Merkez bankacılar genelde
kendilerini yalnız hisseden insanlardır. Bunu kaldıramayacak olan
insan Merkez Bankacılığı yapamaz. Bizim için önemli olan maliye
politikalarının konulan hedeflerle istikrarlı ve uyumlu şekilde
yürütülmesiydi. Sayın Başbakan'dan, sayın Babacan'dan ve hükümetten
bu anlamda gerekli desteği aldık. Politikaların uygulanmasında sorun
olmadı. Onun dışında hükümetin bakanlarının her konuda farklı görüşleri
olabilir. Merkez Bankası politikaları konusunda da zaman zaman farklı
düşünceler açıklanmıştır. Bu da çok doğaldır."
Başkan Süreyya Serdengeçti, gerçek enflasyonun açıklanan enflasyondan
yüksek olduğu görüşlerine karşı ise şunları söyledi:
"Hiçbir enflasyon sepeti, gerçek kişilerin hissettiği enflasyonu
bire bir yansıtmaz. Böyle bir şey de beklenemez. Bakın ABD'de yapılan
bir araştırma da bunu ortaya koymuş. ABD'de de sokaktaki insanlar,
'enflasyon bize gösterilenden daha yüksek' demişler. Ancak kim hangi
malı alıyorsa, o malın fiyatının daha çok arttığını düşünüyormuş.
Örneğin, erkekler benzin fiyatlarındaki artışın, kadınlar gıda fiyatlarının
enflasyona oranla daha yüksek arttığını söylemişler. İnsanların
gelir düzeylerinde önemli bir artış olmadıkça, hissedilen enflasyonun
hesaplanan enflasyondan yüksek olması çok doğaldır."
20 yıllık büyüme yüzde 3.5
Başkan Süreyya Serdengeçti, Türkiye'nin son yıllarda sanıldığı kadar
da büyümediğini şu sözlerle ortaya koydu: "Türkiye'nin büyümesi
son 20 yıla bakıldığında o kadar da ciddi boyutta değil. Ortalamalara
göre 20 yılda yıllık büyüme oranı yüzde 3.5 çıkıyor. Bu rakam bütün
gelişmekte olan ülkelerin büyüme oranlarının altındadır."
Merkez Bankası Başkanı Süreyya Serdengeçti, "Önümüzdeki dönemde
seçim ortamına girilirse, ekonomik istikrar bundan nasıl etkilenir?"
sorusunu şöyle yanıtladı: "Türkiye makroekonomik istikrarı
sağlamada çok önemli mesafeler almıştır. 1991 yılındaki birinci
Körfez Krizi sırasında Merkez Bankası'nda orta kademe yöneticiydim.
O tarihte 6 haftada döviz rezervlerimizde ciddi erime yaşandı. Geceleri
uykularım kaçtı. Oysa 2003'teki Irak Savaşı'nda beş kuruşluk döviz
kaçışı olmadan savaş bitti. Artık uykuları kaçıracak bir durum yoktu.
Çünkü son yıllarda yapısal reformlarda çok önemli adımlar atıldı."
Serdengeçti'ye göre Türkiye'de istihdam ciddi düzeyde artıyor, ama
buna rağmen işsizlikteki artış da önlenemiyor. Merkez Bankası Başkanı
Süreyya Serdengeçti, istihdamı sürekli izlediklerini belirterek
şöyle konuştu:
"Türkiye'de istihdam aslında Doğu Avrupa ülkelerinin hepsinden
daha hızlı artıyor. Ancak, bu işsizlik oranına azalma şeklinde yansımıyor.
Çünkü, sürekli çok sayıda yeni genç işgücü ekleniyor. Tarımdan kentlere
işgücü kayması oluyor. Kadınların da giderek istihdama daha fazla
katılması gündeme geliyor. Önümüzdeki yıllarda bu trend sürecek.
İşsizliğin düşebilmesi için istihdam üzerindeki yüklerin azalması
ve bu sayede daha fazla insan istihdam edilmesi, kayıt dışı ekonomiyle
ciddi mücadele şart. Eğitim politikamızda da işgücü ihtiyacına göre
düzenlemelere gitmek gerekiyor.
İstanbul, Radikal
23.01.2006
|