| |
12 Eylül sonrası solda birliğin ilk adımını atan, HP ve SODEP'in
birleşmesiyle kurulan SHP'nin ilk genel başkanı olan Aydın Güven
Gürkan hastalığa yenildi.
Akademisyen ve siyasi kimliğiyle önde gelen isimlerden Profesör
Aydın Güven Gürkan, yaklaşık 1.5 yıldır tedavi gördüğü hastalığa
yenik düştü. 10 Mayıs 1941'de Elazığ'da dünyaya gelen Gürkan, 1963'te
Ankara Siyasal Bilgiler Fakültesi Maliye ve İktisat Bölümü'nü bitirdi.
Almanya'da Köln Üniversitesi'nde "Geri kalmış ülkelerde kalkınma
stratejisi" konulu tezini verdi, tüm hocalarından tam not alarak
o güne kadar en yüksek puanla mezun olan ilk yabancı öğrenci ünvanıyla
doktorasını tamamladı. 1970'te Gazi Üniversitesi'nde doktor asistan
olarak akademik kariyerini sürdürdü, 1978'de Türkiye'nin en genç
profesörü oldu. 12 Eylül öncesinin zor dönemlerinde "Aydın
Hoca" olarak öğrencilerin en çok sevdiği isimlerin başında
geliyordu. Çok sevdiği üniversite yaşamına, 1981'de YÖK'ü protesto
ederek son verdi.
AYDIN HOCA UMUT OLDU
1983'te 12 Eylül'den sonraki ilk seçimde, Halkçı Parti Genel Başkanı
Necdet Calp'in ısrarıyla politikaya girdi, Antalya'dan milletvekili
seçildi. 1 Temmuz 1985'te ise Calp'in karşısına çıkarak genel başkan
seçildi ve solda birleşme için çalışmaya başladı. SODEP Genel Başkanı
Erdal İnönü ile temaslar yürüterek, 3 Kasım 1985'te gerçekleşen
birleşmenin mimarlarından oldu. Birleşmenin ardından aynı gün oybirliği
ile SHP adını alan birleşik partinin ilk kurucu genel başkanı oldu.
Solda birleşme umutları filiz vermişti. Bu çıkış sonraki yıllarda
SHP'ye önce yerel yönetimde iktidarı, sonraki yıllarda da koalisyon
ortaklığını getirdiği ama parti içi yarış bitmedi. Gürkan'ın, "Bir
omuzumu İnönü'ye, diğer omuzumu Baykal'a veriyorum" sözü günlerce
tartışıldı. 1987'de, doğum yeri Elazığ'dan milletvekili seçilemeyince
aktif politikaya ara verdi. Yeni sol parti hazırlıklarına katıldı,
ancak HEP onu hayal kırıklığına uğrattı. 1991'de SHP'ye döndü, İçel
milletvekili seçildi. DYP'yle koalisyon hükümetinde Çalışma Bakanlığı
yaptı. İnönü genel başkanlıktan ayrılma kararı verince, aday oldu,
ancak Murat Karayalçın'a karşı kaybetti. Baykal döneminde ise Baykal'la
yıldızı hiç barışmadı. İsmail Cem liderliğindeki Yeni Türkiye Partisi
kurma çalışmalarına da katıldı ama, umduğunu bulamadı.
Sabah
23.01.2006
|