| |
Olay: İran nükleer (santral) kapasitesini oluşturmak istiyor. Bunun
nükleer silah geliştirmeyi amaçlamadığını, barışçı olduğunu iddia
ediyor. Bu iddiası inandırıcı bulunmuyor. Özellikle ABD ve İsrail,
İran'ın nükleer (enerji) odaklarının bombalanmasını planlıyor. Diğer
ülkeler ABD ve İsrail gibi "saldırgan" olmasa da, İran'ı
hizaya gelmeye davet ediyor. ABD, İran'a bir saldırıda Türkiye topraklarını
da kullanmak istiyor. Türkiye iki arada bir derede kalıyor.
Şimdi tarihin ve bugünün gerçeklerinden özetler:
1. Bugüne kadar tek bir devlet bir başka ülkede nükleer silah kullandı:
ABD. Japonya'ya atılan iki atom bombasından Hiroşima'daki anında
80 bin kişi öldürdü. Nagazaki'yle birlikte ve kalıcı radyasyon etkisiyle
ölümler birkaç katına çıktı.
2. Soğuk Savaş'ta "nükleer savaş korkusu" nun kaynakları
yoksul ülkeler değil, iki "aşırı silahlı", ABD ile Sovyetler'di.
3. Sadece bir Müslüman ülkenin nükleer silaha sahip olduğu kanıtlandı:
Pakistan. O da "ABD müttefiki" olduğu sürece kimse dert
etmiyor.
4. Atom Enerjisi Ajansı'nın son verilerine göre, dünyada 440 nükleer
santral var ve kapasitenin yüzde 94'ü gelişmiş ülkelerde.
5. ABD sadece "en savaşçı nükleer kapasitesi" ne değil,
"en büyük nükleer enerji deposu" na da sahip. 6 milyarlık
dünyada 300 milyon nüfuslu ABD, 104 santralle dünya kapasitesinin
yüzde 28'inin patronu...
6. Fransa, Belçika, Bulgaristan, Slovakya, İsveç, Ukrayna, Güney
Kore enerjinin yüzde 40'tan fazlasını, Macaristan, Ermenistan, Slovenya,
İsviçre, Japonya yüzde 30 kadarını nükleerden sağlıyor. Ama hepsinde
"nükleer silah" yok. Kimse santrallerini dert etmiyor.
Nükleer silahı olanları da.
7. Nükleer kapasite ile nükleer silah arasında hep doğru orantı
yok. ABD, Fransa, Rusya "doğru orantı" nın seçkin örneği.
Enerjide nükleer payı binde bir olan Pakistan, yüzde 1.2'lik Çin
ve yüzde 2.7'lik Hindistan ise "nükleer silah" sahibi.
Belçika'da ise silah yok. 15 yıl sonra Çin nükleer kapasitesini
6, Hindistan 10 katına çıkaracak. "Sakın yapma" diyen
duydunuz mu? 8. Ortadoğu'da gerçek nükleer savaş kabiliyetine sahip
tek ülke var: Ne Irak, ne Suriye, ne de İran.. İsrail'in 100-200
arasında nükleer başlık yapma kapasitesi tespit edildi. Akdeniz'deki
denizaltıları nükleer donanımlı.
9. Ortadoğu'da sağı solu nükleer silahla tehdit eden tek ülke oldu:
O da İsrail.
10. Oysa Ortadoğu'da "nükleer silahı da var" diye işgal
edilen tek ülke çıktı: Irak. Onda da nükleer silah çıkmadı.
11. Ortadoğu'da nükleer savaş becerisiyle ikinci "yerleşik"
devlet ise, Ortadoğulu olmayan ABD. Türkiye de dahil, üslerinde
"nükleer silah" imkanı bulunduruyor. Ayrıca, Rusya da
burada sayılır.
12. Kimse, bölge ve dünya selameti için İsrail, ABD, Rusya nükleerini
mesele etmiyor. Sadece silah geliştirmesinden şüphelenilen İran
"bombalanmayı" ve hep azarı hak ediyor ama diğerlerine
laf yok.
13. Bugüne kadar "nükleer kazalar" ın en tipik örnekleri
arasında da henüz bir "İslam ülkesi" yok. ABD'dekiler
bir yana, Çernobil, Sovyet artığı ve Ukrayna'da.
14. Ortadoğu'da uluslararası nükleer denetime açık olmayan tek ülke
var: Bilemediniz, İran değil. O denetleniyor. Ajansa üye olmayıp
kendisini denetlettirmeyen, İsrail. Kimin umrunda! Türkiye, İran
dahil, bölgenin nükleer silahlardan ve silahlanma kapasitesinden
tamamen arındırılmasını savunabilir mesela. ABD ve İsrail'e rağmen,
bunu yapabilir mi gerçekten!
Umur Talu, Sabah
23.01.2006
|