Türk solunun ikiz kardeşleri

 

TİP, 13 Şubat 1961 yılında 12 sendika tarafından kuruldu. Türkiye sosyalist hareketinin amiral gemisi olan TİP, işçinin, aydının sesiydi. Türkiye'nin sol tarihinde önemli bir süreç başlatan ve büyük ilgi gören TİP, emperyalizmle, gelir dağılımındaki adaletsizlikle mücadele etti, aydınlanmacı bir işlev gördü.
DİSK, varlığını bağımsızlıkçı, devrimci temeller üzerine kurdu; sınıf ve kitle sendikacılığı ile örgütlenmeye yeni bir ivme kazandırdı. Demokrasi, özgürlük, barış için mücadele veren DİSK, işçilerin salt ekonomik yaşamları için değil yurt ve dünya sorunlarıyla ilgilenmelerinin yolunu da açtı.
Yakın tarihimizde Türkiye işçi sınıfı devinmesine damgasını vuran ve kendisini solda tanımlayan iki önemli örgütsel çıkış var. Ne ilginçtir ki bu iki örgütsel çıkışın kuruluş yılları ayrı olmakla birlikte doğuş günleri aynı. Bunlardan biri 13 Şubat 1961 yılında kurulan Türkiye İşçi Partisi'dir (TİP). Diğeri ise solda o güne değin konfederasyon düzeyinde ilk kez 5 sendikanın bir araya gelmesiyle 13 Şubat 1967 yılında kurulan Türkiye Devrimci İşçi Sendikaları Konfederasyonu'dur (DİSK). Türk solunun bu iki sınıf ve kitle örgütlenmesinin kuruluş günlerinin aynı olması tarihsel bir rastlantı mıdır, yoksa bilinçli bir yeğleme midir?
27 Mayıs askersel devirmesinin bir hukuk aklanması olan (beraat) 61 Anayasası'nın getirdiği demokratik ortam ve toplumsal özgürlükler rüzgârı içinde 12 sendikacı tarafından kurulan TİP, Türk siyasal yaşamının ilk yığınsal ve legal bir sol partisi olarak tarihe geçecekti. Kurucuları içinde ileride kurulacak DİSK'e de adını verecek olan şu kişiler bulunmaktaydı: Kemal Türkler (maden işçisi), Avni Erakalın (tekstil işçisi), Şaban Yıldız (tekstil işçisi), İbrahim Güzelce (basın işçisi), Ahmet Muşlu (çikolota sanayii işçisi), Rıza Kuas (lastik işkolu işçisi), Kemal Nebioğlu (gıda işkolu işçisi), Hüseyin Uslubaş (tütün işçisi), Saffet Göksözoğlu (ilaç sanayii işçisi), Salih Özkarabay (basın işçisi), İbrahim Denizlier (nakliyat işçisi), Adnan Arıkan (şoför).
SOSYALİST BİR ÇİZGİ
Partinin kuruluşunda belirlenen izlencenin bilimsel anlamda sosyalist bir içerik taşımadığı söylense de giderek sosyalist bir çizgiye oturduğu görülecektir. Özellikle Mehmet Ali Aybar 'ın 1 Şubat 1962'de parti genel başkanlığını kabul etmesi ve Nisan'da parti tüzüğüne sosyalizm sözcüğünün kazandırılmasıyla toplumcu aydınlardan ve ülkemizin değişik halk kesimlerinden TİP'e yoğun katılımlar oldu. Artık TİP bir sınıf ve kitle partisi olarak siyasal arenada yerini almak konusunda hızla ilerleyecekti.
TİP'in yığınlarla açık buluşması ve topluma kök salması 1963 yılında katıldığı yerel yönetim seçimleriyle başladı. İşçi sınıfının ve emek ordusunun sesi, TİP'in bu seçimlerdeki radyo konuşmalarıyla siyasal yaşamın gündeminde adeta bir bomba gibi patladı. Artık TİP'in mikrofonundan işçilere, köylülere, gençlere, ezilen, sömürülen ve yoksul geniş halk kitlesine açıkça sesleniliyordu. 60'lı yıllarda, Kurtuluş Savaşı'ndan sonra ilk kez emperyalizme karşı yeniden ve kitlesel bir biçimde savaşım vermenin kanalları, TİP'in yürüttüğü özgün ve kararlı çalışmalarla açıldı.
TİP 15 MİLLETVEKİLİYLE MECLİS'TE
Özellikle 1965 genel seçimlerinde yaptığı çalışmalar, sağladığı başarılar bugün bile belleklerde tazeliğini korumaktadır. Bu seçimlerde 15 milletvekiliyle parlamentoya giren TİP, burayı işçi sınıfının kürsüsü, milyonlarca emekçisinin özlem ve istemlerinin aynası yaptı. TİP'in bu milletvekillerinin hangi illerden seçildiğine bir göz atalım: Ali Karcı -Adana, Rıza Kuas- Ankara, Tarık Ziya Ekinci -Diyarbakır, Yahya Kanbolat -Hatay, Mehmet Ali Aybar, Çetin Altan (1) , Sadun Aren -İstanbul, Cemal Hakkı Selek -İzmir, Adil Kurtel -Kars, Yunus Koçak - Konya, Yusuf Ziya Bahadınlı -Yozgat. Milli bakiyeden de Muzaffer Koran, Şaban Erik, Kemal Nebioğlu ve Behice Boran TİP listesinden TBMM'ye girdiler. Türkiye'nin emperyalizmin oyunlarıyla askersel, ekonomik ve politik olarak nasıl tuzaklara düşürüldüğünü siyasetin kapalı kapılarını kırarak toplumsal gündeme taşıdı. Başta ABD olmak üzere emperyalist ülkelerle ikili anlaşmalara karşı çıkışları TİP başlattı dersek haksızlık etmiyoruzdur, sanırım.
AYBAR'IN TARİHİ KONUŞMASI
Örneğin Aybar'ın Meclis'te 1967'de yaptığı konuşmanın şu bölümü bu açıdan oldukça anlamlı ve öğreticidir: ''Sayın milletvekilleri; Amerika ile imzalanmış ikili anlaşmalar, milli güvenliğimizi tehdit eden, egemenlik haklarımıza karşı duran nitelikleriyle hâlâ yürürlükte duruyor. Türkiye İşçi Partisi'nin inkâr edilemeyecek hukuki delilleri, olaylara dayanan açıklamaları karşısında, önce 'Yok öyle şey! Yalan!' diye bağırarak tepki göstermiş olan Demirel hükümeti, nihayet bu anlaşmaların bağımsızlığımızla, milli menfaatlerimizle bağdaşmayan hükümlerinin değiştirilmesi için Amerikan hükümetine başvurduğunu açıklamak zorunda kalmıştır. Aradan hemen bir yıla yakın zaman geçtiği halde Amerika ile bu konuda müzakerelerin başlayıp başlamadığı, başlamışsa bugüne kadar ne sonuç alındığı bilinmemektedir.' '(2)
TİP salt parlamentoda değil senatoda da bu konularda ses getirmekte geç kalmadı. 10 Şubat 1963'te Ankara Senatörü Niyazi Ağırnaslı TİP'e geçti, bunu Kontenjan Senatörü Esat Çağa izledi. 5 Haziran 1966 Cumhuriyet Senatörü yenilenme seçimlerinde yüzde 3.79 oy alan TİP, Kocaeli'den milli bakiye ile Fatma Hikmet İşmen 'i senatör olarak TBMM'ye soktu. TİP'in kuruluşundan Anayasa Mahkemesi'nin kararıyla 20.7.1971 günü kapatılmasına değin geçen 10 yıl içinde TİP'te genel başkanlık koltuğuna Avni Erakalın, Mehmet Ali Aybar, Mehmet Ali Aslan, Şaban Yıldız ve Behice Boran olmak üzere 5 kişi oturmuştur.
(1) Çetin Altan , TİP İstanbul bağımsız adayı olarak seçimlere katılmış ve milletvekili olduktan sonra TİP'e üye olmuştur.
(2) Nihat Sargın, TİP'li Yıllar 1, Felis Yay., İstanbul 2001, s.339.

Sönmez Targan, Cumhuriyet
13.02.2006