| |
Diyarbakır Kulp'ta bulunan toplu mezardaki kemiklerin 11 kayıp
köylüye ait olduğu DNA testiyle kesinleşti. Komutanların ifade vermesi
istenebilir
Kulp'ta ortaya çıkan toplu mezarda bulunan kemiklerin, 1993 yılında
gözaltına alındıktan sonra kaybolduğu öne sürülen 11 köylüye ait
olduğu belirlendi.
Bolu Dağ ve Komando Tugayı'na bağlı birliklerin 11 Ekim 1993 tarihinde
Diyarbakır'ın Kulp ilçesinde yürüttüğü operasyon sırasında 11 köylü
kayboldu. Aileler o dönemde İnsan Hakları Derneği'ne başvurarak,
11 kişinin askerler tarafından gözaltına alındığını bildirdi. Köy
daha sonra boşaltıldı ve köylüler 2001 yılına kadar güvenlik gerekçesiyle
köye gidemedi. 2 Kasım 2004'te İHD'ye başvuran köylüler, toplu mezar
bulduklarını söyledi.
Kamerayla çektiler
İHD yetkilileri köylülerle birlikte Keper'e gitti. Çok sayıda insan
kemiği, mermi kovanı, konserve kutuları ve elbise parçaları bulundu.
İHD, kemikleri kamera kaydına aldı ve bölgenin fotoğrafını çekti.
Bu gelişmeler üzerine TBMM'de olayla ilgili iddiaları araştırmak
üzere komisyon kuruldu. Komisyon, savcının hemen olay yerine gitmek
yerine, "Gidin kemikleri getirin" demesini ve kazının
köylülerce yapılmasını eleştirdi. Başbakan Yardımcısı Mehmet Ali
Şahin, konuyla ilgili soru önergesine yanıtında, İçişleri Bakanlığı,
Genelkurmay Başkanlığı, Adalet Bakanlığı ve MİT açıklamalarına yer
verdi. Buna göre, Genelkurmay Başkanı adına 2. Başkan Orgeneral
İlker Başbuğ tarafından gönderilen yazıda, "TSK'nın hedef haline
getirildiğinin görüldüğü" ifade edilerek, "Devlete ve
güvenlik güçlerine yönelik çoğu iddianın, AİHM kanalıyla tazminat
almak ve terör örgütü yandaşlarına destek sağlamak için yapıldığı
bilinmektedir. İddiaların profesyonelce organize edildiği düşünülmektedir"
denildi.
Adalet Bakanı Cemil Çiçek'in yazısında, olay yerinde mermi, kovan
gibi herhangi bir bulguya rastlanılmadığı kaydedildi. Olayı PKK'nın
gerçekleştirdiği savunuldu.
Kulp Başsavcılığı, kemikleri 18 Kasım 2004'te İstanbul Adli Tıp
Kurumu'na gönderdi. Adli Tıp'ın kemiklerle ilgili DNA testi tamamlandı.
Kemiklerin 11 köylüye ait olup olmadığının tespiti için yakınlarından
alınan kan örneklerinin yapılan karşılaştırmasında, kemiklerin kayıp
köylülere ait olduğu sonucuna varıldı. Böylece toplu mezardaki kemiklerin
kayıp olan Mehmet Şah Atala, Nusrettin Yerlikaya, Turan Demir, Behçet
Tutuş, Bahri Şimşek, Şerif Avar, Hasan Avar, Salih Akdeniz, Celil
Aydoğdu, Ümit Taş ve Abdi Yamuk'a ait olduğu kesinleşti. Bu gelişme
üzerine Kulp Cumhuriyet Savcılığı'nın Kulp'ta görev yapan dönemin
üst düzey askeri yetkililerinin ifadesine başvurabileceği bildirildi.
Ayrı bir soruşturma
Bulunan kemiklerin, örgüt içi hesaplaşma sonucu öldürülmüş PKK'lılara
ait olabileceği ihtimali nedeniyle Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığı
da ayrı bir soruşturma yürütüyor. PKK itirafçısı Arif Sakık kemiklerle
ilgili savcıya verdiği ifadesinde şöyle demişti: "Kemiklerin
bulunduğu yerde, 11 kişi örgüt içi hesaplaşmada 'ajan' oldukları
gerekçesiyle infaz edildi. Bu kişilerin cesetleri Andok bölgesinde
bir ceviz ağacının dibindeki yamaca gömüldü. Bu kemikler PKK'nın
öldürdüğü örgüt mensuplarına aittir."
Türkiye mahkûm olmuştu
Yaşam hakkının ihlal edildiği gerekçesiyle 1993 yılında Avrupa İnsan
Hakları Mahkemesi'ne yapılan başvuru Mayıs 2001'de sonuçlanmış ve
Türkiye, ailelere toplam 1 milyon YTL tazminat ödemeye mahkûm olmuştu.
Olayın, Bolu'dan gelen tuğgeneral Yavuz Ertürk komutasındaki taburun
operasyonunda gerçekleştiğini dikkate alan Meclis Komisyonu, tuğgeneralle
ilgili olarak Genelkurmay'dan görüş sorulmasına karar vermişti ancak
çalışmalar sürdürülmemişti. Komisyonun Adli Tıp'tan sonuç çıkması
üzerine yeniden harekete geçmesi bekleniyor.
Radikal
13.02.2006
|